aramis ile cümle
aramis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O, ben dışardayken aramış olabilir.She may have called me up while I was out.
Birisi mekanı altını üstüne getirerek aramış.Someone has ransacked the place.
O saat onda aramış olacağını söyledi.He said that he would have called at ten.
Üzgünüm. Yanlış numarayı aramış olmalıyım.Sorry. I must've dialed the wrong number.
Sen aramış olabilirdin.You could've called.
1046) yardımını aramış ama başarısız olmuştur.1046) but was unsuccessful.
Jeffrey Dahmer, mükemmel fantazi aşığını aramıştır — güzel, itaatkar ve sonsuza değin.Jeffrey Dahmer searched for his perfect fantasy lover—beautiful, submissive and eternal.
Carpeaux sokaklarda gerçek yaşam özneleri aramış ve klasik gelenekten kopmuştur.Carpeaux sought real life subjects in the streets and broke with the classical tradition.
Newton Christiaan Huygens’in ışığın dalgalardan oluştuğunu iddia eden kuramının ispatını aramıştır.Newton sought to disprove Christiaan Huygens' theory that light was made of waves.
O gece Marsh'ı aramış ve "Hey, sanırım artık kendi programımız var." demiştir.He tore it out and called Marsh that night to report, "Hey, I think we have our show."
Seni dün de aramıştım.I visited him yesterday.
Nebe yardım için Viyana'daki Gestapo başkanı Franz Josef Huber'i aramıştı.Nebe called in Franz Josef Huber, head of the Gestapo in Vienna, to assist.
Robin Williams, Spielberg'ü kutlamak ve sette gereken ciddiyeti sağladığı için aramıştır.Robin Williams called Spielberg to cheer him up, given the profound lack of humor on the set.
Bunun yanında Roma Katolik Kilisesi ile birleşmeyi kabul etmek karşılığı destek aramıştır.For this reason she also sought to reconcile with the Catholic Church.
Bomba imha ekipleri bölgeyi aramıştır.Coast Guard units searched the area.
Puck dünyanın her tarafını aramış ama bu nitelikli hiçbir çift bulamamıştır.Puck has ventured everywhere to find such couples, but in vain.
İlan için aramıştım.- I'm calling about the ad.
Ve işe bakın ki, Katie yazı yayınlandıktan sonra onu aramış.And, to his credit, Katie called him up after this op-ed piece came out, and said,
Bizi aramış olman gerekirdi.You should have called us.
Ben Kobayashi, daha önce aramıştım.I'm Kobayashi, I called earlier.
Sizi bu sabah aramıştım.I called you this morning.
ABD yönetiminden ilgili biri British Telecom'un yöneticisini aramış.Someone at the US State Department called the head of British Telecom.
O da İsveç'te benim çalıştığım operatörün başındaki adamı aramış.He called the head of the operator in Sweden where I worked.
Kimi aramıştınız ?Who are you looking for?
- Beni mi aramıştınız, Prenses?- Were you looking for me, Princess?
Hee-joong ilk defa buluşmak için aramış.Hee-joong called to meet for the first time.
Evet. Sen resim çekilirken. Sana ulaşamadığı için, beni aramış.Yes, when you were taking photos, you didn't answer your calls so he called me instead.
Seni şimdi aramıştım.I just phoned you.
Bankadan aramışlardı..Neyden bahsettiğimi merak etmiştir..The bank lady called. She must be wondering what I was talking about.
Hastane personeli, ordu ve polis onu her yerde aramış.The staff, the military and police, they searched everywhere for him
Veliaht Prens Lee Han'ı hatırladığınız için mi aramıştınız?Did you call because you remember Lee Han the crowned prince?
Evet, ben Lee Seol. Sizi daha önce aramıştım.Yes, I'm the Lee Seol that called earlier.
Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiYou've all heard the Frank Lloyd Wright story, when the woman called and said,
Prensesin babasını iyi tanıyan biri... ...defalarca aramış.He told me he knew the princess' father very well, and that he called many times before.
Kimler müslüman olursa işte onlar doğru yolu aramışlardır.Those who have submitted have taken the right course;
Allah'a teslim olanlar, işte onlar, doğruyu ve hayrı aramışlardır.Those who have submitted have taken the right course;
Musa, bir zamanlar halkı için su aramıştı.And recall what time Musa prayed for drink for his people.
Musa, bir zamanlar halkı için su aramıştı. "Değneğinle taşa vur," demiştik.And when Moses prayed for water for his people, We said, ‘Strike the rock with your staff.’
Hesse evliliğinin başarısızlıkla sonuçlanmasının nedenini karısında değil, kendisinde aramıştır.Hesse suchte den Irrtum und das Scheitern seiner Ehe nicht bei seiner Frau, sondern bei sich selbst.
Seni dün de aramıştım.Hier il m'a posé la question.
Gelmeyeceğini söylemek için aramış.Llamó parar decir que no iba a venir.
O gece Marsh'ı aramış ve "Hey, sanırım artık kendi programımız var." demiştir.Lo arrancó y llamó a Marsh esa noche para informar: «Oye, creo que tenemos nuestro espectáculo».
Puck dünyanın her tarafını aramış ama bu nitelikli hiçbir çift bulamamıştır.Puck ha ido por todos los lugares buscando una pareja semejante, pero en vano.
Eserinde şu soruların cevabını aramıştır: Süsleme yapmak nasıl haklı çıkarılabilir, neden gereklidir?En su lugar se deberían hacer preguntas como: ¿Cómo sabe que su tratamiento funciona?
1046) yardımını aramış ama başarısız olmuştur.944–946) le ofreció el puesto, lo rechazó.
Diğer yanda ise Pers Donanması tüm gece boyunca boşu boşuna bölgeden çekilen Grek gemilerini aramıştır.Турция проводила только дневной мониторинг и ночью потеряла все греческие корабли со своих радаров.
Eserinde şu soruların cevabını aramıştır: Süsleme yapmak nasıl haklı çıkarılabilir, neden gereklidir?Он ищет ответы на следующие вопросы: почему необходим орнамент и чем оправдать его наличие?
Bomba imha ekipleri bölgeyi aramıştır.Esquadrões de bomba vasculharam a área.
Bunun yanında Roma Katolik Kilisesi ile birleşmeyi kabul etmek karşılığı destek aramıştır.No entanto, Maria já havia dado os primeiros passos para promover uma reconciliação com a Igreja Católica.
Seni dün de aramıştım.Hij heeft al gebeld.
Aramış aramış bulamamış.Dzwonu nie udało się odnaleźć.
Tacitus'a göre halk bir günah keçisi aramıştı ve dedikodular Nero'yu sorumlu tuttu.Enligt Tacitus sökte folket efter en syndabock och det fanns rykten om att Nero bar ansvaret.
Eserinde şu soruların cevabını aramıştır: Süsleme yapmak nasıl haklı çıkarılabilir, neden gereklidir?Då försöker man svara på frågan: vad är rätt?
Atatürk onun arkadaşlığını daima aramış ve birbirlerine karşı vefalı dost olmuşlardır.De svär varandra evig vänskap och tartarerna ger sig iväg.
Seni dün de aramıştım.Він дзвонив мені нещодавно...
Ama bu aşk fazla sürmemiş kendisini başka aşklarda aramıştır.Але це не заважає його потребі в коханні...
Balıkçılar körfezin her yerini karış karış aramış.«Незнайомців» для кожного ефіру шукали по всій країні.
Üç gün üç gece durmaksızın deve ile yavrusunu aramış, bulamamış.Три дні вони шукали скарби Ганьки і не знайшли.
Seni dün de aramıştım.Také si s nimi dopisoval.
Bunun yanında Roma Katolik Kilisesi ile birleşmeyi kabul etmek karşılığı destek aramıştır.Acesta a acceptat cu condiția ca husiții să accepte la rândul lor reunirea cu Biserica Romano-Catolică.