aramızda ile cümle

aramızda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.Und da wir ein wenig Vertrauen aufgebaut hatten, glaubten wir an die Aufrichtigkeit der anderen.
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.Và vì vậy chúng tôi đã có sự tin tưởng chúng tôi tin vào sự thành thật của nhau.
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.Y tras haber establecido algo de confianza, creímos en la sinceridad de la otra.
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.Κι αφού δημιουργήσαμε κάποια αίσθηση εμπιστοσύνης, πιστέψαμε η μία στην ειλικρίνεια της άλλης.
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.А поскольку между нами установились доверительные отношения, мы верили в искренность друг друга.
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.И след като установихме доверие помежду си, започнахме да вярваме в искреността на другия.
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.І коли ми досягли певного рівня довіри, ми почали вірити у щирість одне одного.
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.ומכיוון שכבר שרר בינינו אמון, ידענו שקיימת כנות הדדית.
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.ولأننا اكتسبنا بعضاً من الثقة فيما بيننا كن نؤمن بحسن نية الطرف الآخر
Aramızda biraz da güven oluşmuş olduğundan birbirimizin içtenliğine inanıyorduk.互いの誠意を信じることができました 人を傷つけパラノイアに発展したり
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Ada hal-hal yang saya suka dan benci.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Avem una din acele povești cu un pic de dragoste și ură.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Chúng tôi có chút yêu ghét lẫn lộn
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Egyfajta szerelem/utálat dolog van köztünk.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.일종의 애증관계 입니다
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Máme spolu něco mezi láskou a nenávistí.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Nasz związek jest oparty na miłości i nienawiści.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Nous avons une relation à la fois d'amour et de haine.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Si tratta di amore-odio.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Tenemos una relación de amor/odio.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.We hebben een beetje een haat-liefde verhouding.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Wir haben eine kleine Hass-Liebe zwischen uns.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Έχουμε μια σχέση αγάπης-μίσους μεταξύ μας.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Есть и любовь, и ненависть.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.Между нас има нещо като любов и омраза.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.יש לנו יחסי שנאה אהבה.
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.لدينا قليل من الحب و الكراهية فيما بيننا
Aramızda bir tür aşk/nefret ilişkisi oluşmuş durumda.以前教わった とても厳しい
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Au fost oameni care au pretins că problema a fost rezolvată.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.C'era chi sosteneva che il problema era stato risolto.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Chúng tôi đã có những người giả vờ rằng điều này là một vấn đề được cố định.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Encontrámos pessoas que afirmaram que o problema já estava resolvido.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Folk har foregivet, at dette er et problem, der er blevet løst.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Hicimos creer a la gente que este problema fue resuelto.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Kita telah melihat orang menganggap masalah ini sudah selesai.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.이 문제가 해결된 듯 보이게 만드는 사람들이 있습니다.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Ľudia už predstierali, že tento problém vyriešili.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Meille on uskoteltu, että ongelma on korjattu.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var. Mesela, araştırma kayıtları var.Udawano, że został rozwiązany, np. poprzez rejestrację badań.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Našli se tací, kteří předstírali, že tento problém již byl odstraněn.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Nous avons eu des gens qui ont prétendu qu'il s'agit d'un problème résolu.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Vannak, akik úgy tesznek, mintha ez a probléma már meg lenne oldva.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.We hebben mensen horen beweren dat het probleem is opgelost.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Wir ließen die Menschen so tun, als sei das ein gelöstes Problem.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Είχαμε ανθρώπους που προσποιούνταν ότι αυτό είναι ένα πρόβλημα που μπορεί να διορθωθεί.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Ведь мы только делаем вид, что решили эту проблему.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Има хора, които претендират, че проблема е решен.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Нам траплялися люди, які вдавали, що ця проблема вирішена.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.יש אנשים שאמרו לנו שהבעיה הזו תוקנה.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.قابلنا أشخاص قد ادعوا أنه قد تم حل المشكلة
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.最初に 治験を申請するときには口を揃えて
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.Ale tí z nás, čo žijú v komunitách environmentálnej spravodlivosti sú svetlou výnimkou.
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.Ale ti z nás, kdo žijí v komunitách environmentální spravedlnosti, jsou světlou výjimkou.
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.Ci z nas, którym dane jest cieszyć się ekologiczną sprawiedliwością, jesteśmy niczym kanarki w kopalniach.
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.하지만 환경 정의 커뮤니티에 살고 있는 우리들은
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.Los que vivimos en comunidades de justicia ambiental somos el canario en la mina de carbón.
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.Mas os que vivemos em comunidades de justiça ambiental somos os canários nas minas de carvão.
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.Mi, akik környezetileg igazságtalan közösségekben élünk, a kanárik vagyunk a bányában.
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.Nhưng những người trong chúng ta được sống trong cộng đồng công bằng với môi trường là thực sự hiếm.
Aramızda, çevresel adalet toplumunda yaşayanlar kömür madenindeki kanaryalar gibi.Но тези от вас, които живеят в общности, оправдаващи околната среда са канарчета в мина за въглища.
İlgili Sayfalar