aramız ile cümle

aramız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,La-ban lại nói cùng Gia-cốp rằng : Nầy đống đá , nầy cây trụ mình cậu đã dựng lên giữa cậu và cháu đây .
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,La-ban lại nói cùng Gia-cốp rằng: Nầy đống đá, nầy cây trụ mình cậu đã dựng lên giữa cậu và cháu đây.
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,Och Laban sade ytterligare till Jakob: »Se, detta röse och stoden som jag har rest mellan mig och dig --
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,Og Laban sagde til Jakob: "Se denne Stendysse og se denne Stenstøtte, som jeg har rejst mellem mig og dig!
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,Så sa Laban til Jakob: Se, denne røs og denne minnesten som jeg har reist mellem mig og dig -
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,Še reče Laban Jakobu: Glej ta kup in glej ta spomenik, ki sem ga postavil med seboj in teboj:
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,Soggiunse Làbano a Giacobbe: «Ecco questo mucchio ed ecco questa stele, che io ho eretta tra me e te
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,И сказал Лаван Иакову: вот холм сей и вот памятник, который я поставил между мною и тобою;
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,Лаван още каза на Якова: Гледай тая грамада и гледай стълба, който изправих между мене и тебе,
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,ויאמר לבן ליעקב הנה הגל הזה והנה המצבה אשר יריתי ביני ובינך׃
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,وقال لابان ليعقوب هوذا هذه الرجمة وهوذا العمود الذي وضعت بيني وبينك.
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,拉 班 又 說 、 你 看 我 在 你 我 中 間 所 立 的 這 石 堆 、 和 柱 子
Sonra, ‹‹İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt›› dedi,拉班 又 說 、 你 看 我 在 你 我 中 間 所立 的 這 石堆 、 和 柱子
Söylediğin gibi aramızda hiçbir şey yok.Como has dicho, no hay nada entre nosotros.
Söylediğin gibi aramızda hiçbir şey yok.이상용 씨 말대로 우리는 서로를 구속할 깊은 사이가 아닌데
Söylediğin gibi aramızda hiçbir şey yok.Não há nada entre nós, como você diz.
Söylediğin gibi aramızda hiçbir şey yok. Özür dileyen niye ben oluyorum?Якщо, як ти говориш між нами нічого не немає якого біса я тут виправдовуюся?
Söylediğin gibi aramızda hiçbir şey yok.Tidak ada sesuatu diantara kita seperti yang kau bilang
Söylediğin gibi aramızda hiçbir şey yok.كما قلت , ليس هناك ما يربطنا
Söyledim sana, aramızda bir şey yok.Já disse que não há nada entre nós.
Söyledim sana, aramızda bir şey yok.Jag sa ju att vi inte är nåt par.
Söyledim sana, aramızda bir şey yok.Jeg sagde jo, at vi ikke er et par.
Söyledim sana, aramızda bir şey yok.Mówiłem, że nic między nami nie ma.
Söyledim sana, aramızda bir şey yok.Te l'ho detto, non c'è niente fra di noi.
Söyledim sana, aramızda bir şey yok.-Välillämme ei ole mitään.
Söyledim sana, aramızda bir şey yok.Ya te he dicho que no hay nada entre nosotros.
Söyledim sana, aramızda bir şey yok.Σου είπα, δεν υπάρχει κάτι μεταξύ μας.
Söyledim sana, aramızda bir şey yok.Я сказал тебе, что у нас ничего не было.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Các ngươi phải chịu cắt bì ; phép đó sẽ là dấu_hiệu của sự giao_ước giữa ta cùng các ngươi .
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Các ngươi phải chịu cắt bì; phép đó sẽ là dấu hiệu của sự giao ước giữa ta cùng các ngươi.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Circuncidaréis vuestros prepucios, y esto será la señal del pacto entre yo y vosotros
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Circuncidar-vos-eis na carne do prepúcio; e isto será por sinal de pacto entre mim e vós.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.I skal omskæres på eders Forhud, det skal være et Pagtstegn mellem mig og eder;
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.I skal omskjæres på eders forhud; det skal være tegnet på pakten mellem mig og eder.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.너희는 양피를 베어라 이것이 나와 너희 사이의 언약의 표징이니라
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Obřežete pak tělo hanby své; a to bude znamením smlouvy mezi mnou a mezi vámi.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Obrežete telo svojej neobrezanosti, a to bude znamením smluvy medzi mnou a medzi vami.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Obrezujte torej meso prednje kožice svoje; to bodi zaveza med menoj in vami.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Obrzeżcie tedy ciało nieobrzezki waszej; a to będzie znakiem przymierza między mną, i między wami.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.på eder förhud skolen I omskäras, och detta skall vara tecknet till förbundet mellan mig och eder.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Să vă tăiaţi împrejur în carnea prepuţului vostru: şi acesta să fie semnul legămîntului dintre Mine şi voi.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Vi lascerete circoncidere la carne del vostro membro e ciò sarà il segno dell'alleanza tra me e voi
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Vous vous circoncirez; et ce sera un signe d`alliance entre moi et vous.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Ympärileikatkaa esinahkanne liha, ja se olkoon liiton merkki meidän välillämme, minun ja teidän.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.Да обрязвате краекожието на плътта си; и това ще бъде знак на завета между Мене и вас.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.обрезывайте крайнюю плоть вашу: и сие будет знамением завета между Мною и вами.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.ונמלתם את בשר ערלתכם והיה לאות ברית ביני וביניכם׃
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.فتختنون في لحم غرلتكم. فيكون علامة عهد بيني وبينكم.
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.你 們 都 要 受 割 禮 . 〔 受 割 禮 原 文 作 割 陽 皮 十 四 二 十 三 二 十 四 二 十 五 節 同 〕 這 是 我 與 你 們 立 約 的 證 據
Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.你 們都 要 受 割禮 . 〔 受 割禮 原文 作 割陽 皮 十四二十三二十四二十五 節同 〕 這 是 我 與 你 們立約 的 證據
Tamam. İyi. Aramızda bazı oyuncular var.OK, fajn, takže tu predsa len máme nejakých hráčov.
Tamam. İyi. Aramızda bazı oyuncular var.Добре, значить серед нас є геймери.
Tamam. İyi. Aramızda bazı oyuncular var.Значи, сред нас има геймъри.
Tarihteki en en en iyi takıma. (Tezahurat, alkış) Bazılarınız bu ikinci kampanyada aramıza katıldı,- a melhor - a melhor sempre - (saudações,aplausos) - alguns de vocês são novatos dessa vez,
Tarihteki en en en iyi takıma. (Tezahurat, alkış) Bazılarınız bu ikinci kampanyada aramıza katıldı,- cei mai buni - cei mai buni din totdeauna - (strigate, aplauze) - unii dintre voi ati noi de data asta
Tarihteki en en en iyi takıma. (Tezahurat, alkış) Bazılarınız bu ikinci kampanyada aramıza katıldı,— die besten — das beste überhaupt — (Jubel, Beifall) — einige von ihnen waren dieses Mal neu
Tarihteki en en en iyi takıma. (Tezahurat, alkış) Bazılarınız bu ikinci kampanyada aramıza katıldı,los mejores de todos los tiempos.
Tarihteki en en en iyi takıma. (Tezahurat, alkış) Bazılarınız bu ikinci kampanyada aramıza katıldı,την καλύτερη όλων των εποχών - μερικοί από εσάς ήσασταν καινούριοι αυτή τη
Tarihteki en en en iyi takıma. (Tezahurat, alkış) Bazılarınız bu ikinci kampanyada aramıza katıldı,-Самой лучшую во все времена-некоторые из вас делали это первый раз в жизни
"tartışılamayacağını kendi aramızda kabul etmişiz". Douglas'tan yaptığım alıntı böyle bitiyor.In to je konec Douglasovega citata.

İlgili Sayfalar