Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.In pogovarjale so se med seboj: Kdo nam odvali kamen od grobnih vrat?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.I pravily vespolek: Kdo nám odvalí kámen ode dveří hrobových?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Ja he sanoivat toisilleen: "Kuka meille vierittää kiven hautakammion ovelta?"
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.서로 말하되 누가 우리를 위하여 무덤 문에서 돌을 굴려 주리요 하더니
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.nói cùng nhau rằng : Ai sẽ lăn hòn đá lấp cửa mộ ra cho chúng_ta ?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.nói cùng nhau rằng: Ai sẽ lăn hòn đá lấp cửa mộ ra cho chúng ta?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Och de sade till varandra: »Vem skall åt oss vältra bort stenen från ingången till graven?»
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Og de sagde til hverandre: "Hvem skal vælte os Stenen fra Indgangen til Graven?"
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Og de sa til hverandre: Hvem skal velte bort stenen fra døren til graven for oss?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Onderweg vroegen zij zich af hoe zij ooit die zware steen voor de opening konden wegrollen.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Und sie sprachen untereinander: Wer wälzt uns den Stein von des Grabes Tür?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.y decían una a otra: --¿Quién nos removerá la piedra de la entrada del sepulcro
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Και ελεγον προς εαυτας Τις θελει αποκυλισει εις ημας τον λιθον εκ της θυρας του μνημειου;
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.И в първия ден на седмицата дохождат на гроба много рано, когато изгрея слънцето.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.и говорят между собою: кто отвалит нам камень от двери гроба?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.І казали між собою: Хто відкотить нам каменя від дверей гробу?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.ותאמרנה אשה אל אחותה מי יגל לנו את האבן מעל פתח הקבר׃
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Ne ho scelte alcune.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.وكنّ يقلن فيما بينهنّ من يدحرج لنا الحجر عن باب القبر.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.彼 此 說 、 誰 給 我 們 把 石 頭 從 墓 門 輥 開 呢
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.彼此 說 、 誰給 我 們把 石頭從 墓 門輥 開呢
Aralarından 11 kişi Meclis Başkanının talimatı üzerine dışarı çıkarıldı ve değişiklikler onaylandı.Президент совета распорядился, чтобы одиннадцать из них ушли, и изменения были приняты.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.저는 찰리 중대를 골랐습니다. 172 독립보병여단의 3중대였죠. 이들은 산악 보병 부대였습니다. 두 가지 이유에서 찰리 중대를 선택했습니다.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Ich wählte eine Einheit -- Charlie Company, Dritte der 172ten, das sind Gebirgsjäger -- aus zwei Gründen.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Ik koos een eenheid -- Charlie Company, Derde van het 172ste, berginfanterie -- om twee redenen.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Yo elegí la Compañia Charlie, Tercera de la 172º... de la Infantería de montaña, por dos motivos.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Избрах една част... група "Чарли", трета от 172-ра, те са планинска пехота... по две причини.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Я выбрала роту "Чарли", третью по счету в 172-ом полку, горных пехотинцев, и я выбрала их по двум причинам.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.בחרתי את פלוגה ג', השלישית בגדוד 172, יחידת חי"ר הררי - משתי סיבות.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.اخترت وحدة -- شارلي , الثالثة من 172 , انهم مشاة الجبل -- لسببين .
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.山岳歩兵隊です その理由とは 1つ目は歩兵隊であること
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Alguns deles eram estudantes num curso que eu dava em biologia evolutiva.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Beberapa di antaranya adalah mahasiswa di kelas biologi evolusi yang saya ajar.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Câţiva erau studenţi la un curs de-al meu în biologie evoluţionistă.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Deux ou trois d'entre eux suivaient mon cours de la biologie évolutionniste.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Een paar van hen waren studenten in een cursus die ik gaf over evolutionaire biologie.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.그중 몇몇은 제가 강의하는 진화 생물학의 학생도 있었죠.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Một số họ đã là sinh viên trong một khóa học tôi về sinh học tiến hóa.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Páran közülük diákjaim voltak, evolúciós biológiát oktattam nekik.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Un paio di loro erano miei studenti in un mio corso di biologia evolutiva.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Un par de ellos eran mis alumnos en un curso que daba sobre biología evolutiva.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Vor ein paar dieser Studenten, hielt ich Vorlesungen über Evolutionsbiologie.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Κάποιοι από αυτούς ήταν φοιτητές σε σειρά μαθημάτων που έκανα πάνω στην εξελικτική βιολογία.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.Некоторые из них посещали мои курсы по эволюционной биологии.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.כמה מהם היו סטודנטים בקורס שאני לימדתי על ביולוגיה אבולוציונית.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.والبعض منهم كانو طلاب عندي في مادة علم الأحياء التطورية.
Aralarından birkaçı, evrimsel biyoloji üzerine verdiğim dersi alıyordu.何人かは私が教えていた 生物進化論の学生でした プライドを飲み込んで微積分を勉強しました
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Am ales doar câteva din ele aici.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Dan saya memilih beberapa di antaranya.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Et j'ai choisi ici quelque-uns d'entre eux.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Ich habe hier mal ein paar von ihnen ausgesucht:
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Ik heb er een paar uitgekozen.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Ja olen valinnut tähän muutaman niistä.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Kiválasztottam ezekből néhányat.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Och jag har bara valt ett fåtal av dem här.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Og jeg har valgt nogle få her.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Parę z nich wybrałem.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Só trouxe alguns, para vos mostrar.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Tôi chọn được một vài trong số đó tại đây.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.Y aquí he elegido sólo algunos de ellos.