Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Cada linha entre eles é uma relação entre duas pessoas - diferentes tipos de relações.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Chaque ligne entre elles est une relation entre deux personnes -- différents types de relations.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Där varje linje mellan dem är en relation mellan två människor -- olika typer av relationer.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Elke lijn daartussen is een band tussen twee mensen - verschillende soorten banden.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Fiecare linie care le unește reprezintă relația dintre acele persoane -- diferite tipuri de relații.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Jede Linie dazwischen ist eine Beziehung zwischen zwei Leuten -- unterschiedliche Arten von Beziehungen.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Každá čára představuje vztah mezi dvěma lidmi -- různé typy vztahů.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Każda linia pomiędzy nimi jest związkiem pomiędzy dwojgiem ludzi -- różnego rodzaju związkami.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Mỗi đường nối là một quan hệ giữa hai người -- những quan hệ khác nhau.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Ogni linea che li collega rappresenta un legame tra due persone -- diversi tipi di relazione.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Setiap garis di antaranya adalah hubungan antara dua orang -- hubungan yang berbeda-beda.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Κάθε γραμμή ανάμεσά τους είναι μια σχέση μεταξύ δυο ανθρώπων -- διάφορα είδη σχέσεων.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Всяка линия между тях е връзка между двама души -- различни видове връзки.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Каждая линия между точками - это отношения между двумя людьми, разные типы отношений.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki.점 사이에 놓인 선은 두 사람 사이의 관계를 나타내죠.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki.כל קו ביניהן מייצג מערכת יחסים בין שני בני אדם --
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki.كل خط بينهم هو علاقة بين شخصين
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki.いろいろな人間関係です
Aralarındaki hız farkı budur.Зміна в швидкості між цими двома випадками буде видно тут
Aralarındaki hız farkı budur.Изменение в скорости между двумя этими векторами будет здесь.
Aralarındaki hız farkı budur.השיוני במהירות בין שני הזמנים האלה, יהיה זה.
Aralarındaki hız farkı budur.التغير في السرعة بين هذين الوقتين تظهر لليمين هنا فوق
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.Csökkenti a gravitációs vonzást közöttük, és így gátolja az alakzat növekedését.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.Doet het -- de gravitationele aantrekking tussen ze -- afnemen, en zo hindert het de groei van structuur.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.Faz com que a atração gravitacional entre elas diminua, e impede o crescimento de estruturas.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.Hace que decrezca -la atracción gravitatoria entre ellas- y por tanto impide la formación de estructuras.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.서로간의 중력에 의한 끌어당김 효과를 감소시키고 그리하여 구조적인 성장을 방해하죠.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.Obniża oddziaływania grawitacyjne, czyli przeciwdziała powstaniu struktury.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.O face -- atracţia gravitaţională dintre ele -- scade, şi astfel frânează creşterea structurilor.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.Κάνοντας τη - τη βαρυτική έλξη μεταξύ τους - να μειώνεται, και έτσι παρεμποδίζει την ανάπτυξη της δομής.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.Тя намалява гравитационното привличане помежду им и по този начин възпрепятства растежа на структурите.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.גורמת לזה -- למשיכה הכבידתית ביניהן -- לקטון. ולכן היא מעכבת גדילה של מבנים.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.وبالتالي تجعل -- قوى التجاذب بينها -- أقل ، ولذلك فهي تقاوم بناء التجمعات.
Aralarındaki kütle çekimini azaltıyor ve yapıların oluşmasını engeller bir sonuç üretiyor.重力を減少させる事で 銀河団の構築を妨げるのです ですから 銀河団を観察し
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Biarkan saja mereka, sampai mereka menyadari semuanya sendiri.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Cứ mặc họ đi, cho đến khi họ tự giải quyết được chuyện của mình.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Doar lasa-i in pace, pana cand isi dau seama.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.그냥 가만 둬 스스로 자기가 깨달을때까지
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Laat ze gewoon met rust, totdat ze alles opgelost hebben.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Laisse-les juste tranquille, jusqu'à ce qu'ils règlent tout.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Lämna dom ifred bara. tills dom kommer underfund.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Lasciali soli per conto loro, finché loro non capiranno tutto.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Lass die beiden alleine, bis sie alles gelöst haben.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Po prostu zostaw ich w spolkoju, dopóki sami tego nie rozwiążą.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Απλά άσ'τους μόνους, μέχρι να τα ξεκαθαρίσουν όλα.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Просто оставь их наедине, пока они не разберутся во всем.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.فقط دعيهم لوحدهم حتى يكتشفون كل شيء
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.自分達で解決できるまで そうか...
Aralarındaki noktaları bulmaya çalışırsan (bunu denemek ilginç olur)E se effettivamente provi i punti in mezzo, e come esercizio potrebbe essere interessante da fare per te.
Aralarındaki noktaları bulmaya çalışırsan (bunu denemek ilginç olur)Và nếu bạn thực sự cố gắng các điểm ở giữa, và như một tập thể dục có thể là thú vị để bạn có thể làm như vậy.
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Alcune persone sono state viste mettersi in cammino con i loro pochi beni personali.
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Certains ont été vus fuir à pied en portant leurs rares possessions.
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Se vio a algunos caminar cargando sus pocas pertenencias.
Aralarından birkaç tanesini seçtim.여기 몇몇 경험담을 같이 읽어 봅시다.
Aralarındaki temel fark manyetik kuvvet çift kutupluyken elektrostatik kuvvetin tek kutuplu olmasıdır. -ההבדל העיקרי - למרות שקווי השדה נראים מאד דומים - הוא שהכוחות המגנטיים תמיד באים בדיפולים,
Aralarındaki uzaklığı bulalım.Alors essayons de voir ce que cette distance est.
Aralarındaki uzaklığı bulalım.Aşa că să dai seama ce această distanţă este.
Aralarındaki uzaklığı bulalım. Aslında kalın bir çizgi kullanmak için doğru zaman değil. Ellerim titriyor.laten we kijken wat de afstand is nu gebruik ik een dikke lijn wat trilt mijn hand
Aralarındaki uzaklığı bulalım.Kolik musíme vystoupat?
Aralarındaki uzaklığı bulalım.Przeanalizujmy jaka jest odległość.