aralığı ile cümle
aralığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Funktio BIN2OCT( x) muuntaa binäärilukua kuvaavan merkkijonon oktaalilukua kuvaavaksi merkkijonoksi.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Funktionen COVAR () beräknar kovariansen för två cellområden.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Funktionen COVAR () beregner kovariansen af to celleområder.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Funktionen SLOPE () beräknar lutningen av den linjära regressionslinjen.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Funktionen SLOPE () beregner hældningen på den lineære regressionslinje.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.La fonction COVAR() calcule la covariance de deux plages de cellules.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.La fonction SLOPE() calcule le slope d'une ligne de régression linéaire.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.La función COVAR() calcula la covarianza de dos intervalos de celdas.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.La función SLOPE() calcula la pendiente de la línea de regresión lineal.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.La funzione COVAR() calcola la covarianza tra due gruppi di celle.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.La funzione SLOPE() calcola la pendenza della retta di regressione lineare.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.The SLOPE() function calculates the slope of the linear regression line.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Η συνάρτηση COVAR () υπολογίζει τη συνδιασπορά ανάμεσα σε δύο εύρη κελιών.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Η συνάρτηση SLOPE () υπολογίζει την κλίση της γραμμικής παλινδρόμησης.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Функция COVAR () возвращает ковариацию двух диапазонов ячеек.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Функцията COVAR () изчислява ковариацията на обхватите на две клетки.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Функція COVAR () обчислює коваріацію двох діапазонів комірок.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.Функція SLOPE () обчислює тангенс кута нахилу прямої лінійної регресії.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.הפונקציה () COVAR מחשבת את השונות המשותפת של שני טווחי תאים.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.الدالة COVAR () تحسب تغاير نطاقين من الخلايا.
COVAR işlevi, iki hücre aralığının kovaryans değerini hesaplar.الدالة SLOPE () تحسب ميل خط الارتداد الخطي.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.사실, 저는 로스쿨을 상위 90% 의 성적으로 졸업했지요.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.De hecho, me gradué dentro del grupo de mi escuela que logró el 90 por ciento más alto posible.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.En fait, j'ai obtenu mon diplôme parmi ceux de la classe qui font des autres 90%... les meilleurs.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Ik studeerde af in het deel van mijn rechtenklas dat de top 90 procent mogelijk maakte.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Itse asiassa valmistuin siinä luokkani osassa, joka teki parhaat 90 prosenttia mahdolliseksi.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Na verdade, acabei o curso no grupo que permitiu a existência dos 90% melhores alunos.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Tatsächlich schloss ich gemeinsam mit dem Teil meiner Klasse ab, der die Top 90 Prozent -- ermöglicht hatte.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Ukończyłem w tej części rocznika, która umożliwiła zaistnienie najlepszym 90% absolwentów.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Valójában, az osztályom azon részében végeztem, akik az elvárt szintet 90%-osan érték el.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Ve skutečnosti jsem dostudoval jako jeden z těch studentů, díky kterým mohli ostatní patřit mezi vrchních 90%.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.V skutočnosti som doštudoval ako jeden z tých študentov, vďaka ktorým ostatní mohli patriť medzi vrchných 90%.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Για την ακρίβεια, αποφοίτησα στη χρονιά μου με σειρά από αυτές που βοηθούν να οριστεί το άνω 90 τοις εκατό.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Всъщност, завърших в онази част на курса си по право, която правеше възможни горните 90 процента.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Серед випускників мого року я закінчив з результатом, який набрали лише найкращі 90% студентів.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.Среди выпускников моего года я закончил с результатом, который набрали лишь лучшие 90% студентов.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.למעשה, אני הייתי שייך לחלק של הכיתה שאיפשר את קיומם של 90 האחוז המובילים.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.في الواقع، تخرجت مع الجزء من صفي في كلية المحاماة الذي جعل التسعين بالمائة فوقه ممكنة.
Daha açık konuşmak gerekirse, mezun olduğum not aralığı benim üzerimdeki %90'lık aralığı mümkün kılmıştı.卒業しました (笑)
Daha açık olalım, bunu çağırırsak, 10 aralığı, şuna benzeyen bir liste oluşturur:Laat ik het heel duidelijk zeggen. Dit stukje hier, "range of 10" dat maakt een lijst aan die er zo uitziet:
Daha açık olalım, bunu çağırırsak, 10 aralığı, şuna benzeyen bir liste oluşturur:Pojďme opakované přiřadit i každý z prvků v seznamu generovaný range(10) Tak Buďme jasné,
Daha açık olalım, bunu çağırırsak, 10 aralığı, şuna benzeyen bir liste oluşturur:자 ... 이렇게 이 range(10) 을 호출하면 이런 리스트가 나오겠죠 ... [0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9]
Daha açık olalım, bunu çağırırsak, 10 aralığı, şuna benzeyen bir liste oluşturur:Tehát, világosabban ha meghívjuk ezt itt, egy 10-es tartomány, akkor ez egy ilyen listát fog nekünk generálni:
Daha açık olalım, bunu çağırırsak, 10 aralığı, şuna benzeyen bir liste oluşturur:لنكن أكثر وضوحاً إذا كان لنا أن نسمي مجموعة من 10 وهذا إنشاء قائمة كالتالي:
Daha açık olalım, bunu çağırırsak, 10 aralığı, şuna benzeyen bir liste oluşturur:これ、range(10)を呼ぶと、 このようなリストが生成されます。 0から9までのリストです。
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Aceste fotografii se intind pe o perioada mai mare de timp.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.As fotos estão espalhadas por um período de tempo mais longo.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Ces photos sont étendues sur une plus longue période.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.De foto's zijn verspreid over een langere tijdsspanne.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Fotky zachytávajú dlhší časový horizont.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Foto tersebar dalam rentang waktu yang lebih lama.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Hosszabb időszak alatt készültek a képek.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.더 긴 기간을 다루고 있습니다.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Las fotos corresponden a un período más largo.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Le foto sono distribuite in un periodo più lungo.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Οι φωτογραφίες έχουν κατανεμηθεί σε μεγαλύτερο χρονικό διάστημα.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Снимките са правени през по-дълъг период от време.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Фотографии сделаны в более длительный период времени.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.התמונות מפוזרות על פני זמן ארוך יותר.
Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.الصور موزعة على فترة زمنية أطول .