aradılar ile cümle
aradılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.וגם הכתבים הגיעו, ואחריהם בלוגרים ואחריהם קיבלתי שיחה ממשהו שקוראים לו TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.وجاء صحفي أيضاً، الذي قاد الى المدونات والذي قاد لإتصال من شئ يسمى تيد.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.それがブロガーへと伝わって それがTEDいうところからの電話に繋がったのです 以前は飛行機を見たことがありませんでした
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal accolse tutti i Dúnedain fuggiti dalle loro case Che in gran numero vi cercavano una salvezza.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal bol preplnený, pretože mnoho Dúnadanov opustilo svoje domovy a hľadalo bezpečie vo veľkom počte.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal encheu com Dúnedain fugindo de suas casas buscando segurança em números.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal fyldtes da mange Dunedain flygtede fra deres hjem og søgte sikkerhed blandt ligesindede.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal fylldes med många Dúnedain som flydde sina hem. och sökte trygghet i antal.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal praskal ve švech, protože mnoho Dúnadanů opustilo jejich domovy a hledalo bezpečí ve velkém počtu.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal se remplissait alors que des Dúnedains fuyaient leur foyer et y cherchaient refuge en grand nombre.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal täyttyi Dúnedainin paetessa kodeistaan ja hakiessa turvaa laumasta.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal zapełniało się, gdy wielu Dúnedainów uciekało z domów szukając bezpieczeństwa wśród swoich.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.タウアディルに身を寄せた アラドール殿と野伏たちは出陣した
Ulus'un liderliği, Malcolm'u es geçerek, direk olarak Clay'i aradılar.국가의 리더십과 말 콤 무시 점토를 직접 호출 합니다.
Ve bu insanlar aniden kağıdı kalemi ellerine aldılar ve şu sorulara cevap aradılar:갑자기 서류 뭉치를 꺼내들고서는
Ve bu insanlar aniden kağıdı kalemi ellerine aldılar ve şu sorulara cevap aradılar:Opeens pakten zij er vellen papier bij en probeerden te bedenken:
Ve bu insanlar aniden kağıdı kalemi ellerine aldılar ve şu sorulara cevap aradılar:Pegaram em folhas de papel e tentaram resolver problemas:
Ve bu insanlar aniden kağıdı kalemi ellerine aldılar ve şu sorulara cevap aradılar:Und plötzlich holten sie die Papierzettel raus und versuchten, herauszufinden:
Ve bu insanlar aniden kağıdı kalemi ellerine aldılar ve şu sorulara cevap aradılar:Wyciągnęli kartki i zaczęli rozważać:
Ve bu insanlar aniden kağıdı kalemi ellerine aldılar ve şu sorulara cevap aradılar:Внезапно эти ученые достали бумагу и ручки и стали искать решение задачи:
Ve bu insanlar aniden kağıdı kalemi ellerine aldılar ve şu sorulara cevap aradılar:ולפתע הם שלפו דפי נייר
Ve bu insanlar aniden kağıdı kalemi ellerine aldılar ve şu sorulara cevap aradılar:وفجأة سحبوا قطعة ورقية
Ve bu insanlar aniden kağıdı kalemi ellerine aldılar ve şu sorulara cevap aradılar:「どうやってサハラ砂漠以南のアフリカの人々を調査するか」を
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.그리고 그들이 우리를 불렀을 때가 병원에서 8일째였습니다.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.E in sostanza all'ottavo giorno di ricovero, ecco che ci hanno chiamato.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.Et en fait ils nous ont appelés lors de son huitième jour d'hospitalisation.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.I ósmego dnia zadzwonili do nas.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.Na acht dagen in het ziekenhuis, riepen ze ons erbij.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.Și ne-au sunat în cea de-a opta zi de spitalizare.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.Só ao oitavo dia de internamento é que nos contactaram.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.Und am 8. Kliniktag riefen sie endlich uns zur Hilfe.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.Y al octavo día, nos llamaron.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.И всъщност на осмия ден в болницата ни се обадиха.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.И наконец, на восьмой день позвонили нам.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.ובעצם ביום האישפוז ה-8 הם קראו לנו.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.اتصلوا بنا في اليوم الثامن من المستشفى
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.気管内吸引のサンプルを受け取りました
Ve MOCA müzesini kaplamaya bile çağırıldım. Ama dün aradılar ve dediler ki,Et j'ai même été invité à couvrir le musée du MOCA. mais hier la ville les a appelés et a dit,
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Herre! I nøden søkte de dig; de opsendte stille bønner da din tukt kom over dem.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERR, wenn Trübsal da ist, so sucht man dich; wenn du sie züchtigst, so rufen sie ängstlich.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Doamne, ei Te-au căutat, cînd erau în strîmtorare; au început să se roage, cînd i-ai pedepsit.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Engkau telah menghukum kami; dalam kesesakan kami berpaling kepada-Mu, dan berdoa kepada-Mu, TUHAN
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.GOSPOD, v stiski so te iskali; molili so ponižno, kadar jih je trla pokora tvoja.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERE, in onze wanhoop zochten wij U. Wanneer Uw straf ons trof, riepen wij U aan.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Herra, ahdistuksessa he etsivät sinua, vuodattivat hiljaisia rukouksia, kun sinä heitä kuritit.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERRE, i nöden hava de nu sökt dig, de hava utgjutit tysta böner, när din tuktan kom över dem.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERRE, i Nøden søgte de dig; de udgød stille Bønner, medens din Tugtelse var over dem.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hỡi Ðức Giê-hô-va, họ đã tìm kiếm Ngài trong lúc ngặt nghèo, kêu cầu Ngài khi Ngài sửa phạt họ.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , họ đã tìm_kiếm Ngài trong lúc ngặt_nghèo , kêu_cầu Ngài khi Ngài sửa phạt họ .
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hospodine, v súžení ťa hľadali a navštívili; vylievali pokorné prosby tiché, keď si ich trestal a káznil.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hospodine, v úzkosti hledali tebe, vylévali prosby, když jsi je trestával.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.여호와여 백성이 환난 중에 주를 앙모하였사오며 주의 징벌이 그들에게 임할 때에 그들이 간절히 주께 기도하였나이다
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Oh Jehovah, te buscaban en la tribulación; cuando tu castigo caía sobre ellos, derramaban su oración
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Oh Uram! a szorongásban kerestek Téged, és halk imádságot mondtanak, mikor rajtuk volt ostorod.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Panie! w ucisku szukali cię; gdyś ich karał, wylewali modlitwy swe.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Senhor, na angústia te buscaram; quando lhes sobreveio a tua correção, derramaram-se em oração.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Signore, nella tribolazione ti abbiamo cercato; a te abbiamo gridato nella prova, che è la tua correzione
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Κυριε, εν τη θλιψει προσετρεξαν προς σε εξεχεαν στεναγμον, οτε η παιδεια σου ητο επ' αυτους.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Господи! в бедствии он искал Тебя; изливал тихие моления, когда наказание Твое постигало его.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Господи в скръбта прибягнаха към Тебе, Изляха тайна молитва, когато наказанието Ти бе върху тях.
İlgili Sayfalar