arabasını ile cümle

arabasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Boston sokaklarında boyunca Mary'nin arabasını izledi.Tom followed Mary's car across the streets of Boston.
Dan arabasını çalmaya çalışan adama ateş etti.Dan shot at the man who tried to steal his car.
Bir polis helikopteri Dan'ı arabasının yerini tespit etti.A police helicopter located Dan's car.
Dan Linda'nın arabasını tamir etmesine yardım etmeyi önerdi.Dan offered to help Linda repair her car.
Dan arabasını sekiz yüz dolara Linda'ya sattı.Dan sold his car to Linda for eight hundred dollars.
Tom, Mary'ye arabasını yıkaması için yardım etmeyi teklif etti.Tom offered to help Mary wash her car.
Tom arabasını üç yüz dolara Mary'ye sattı.Tom sold his car to Mary for three hundred dollars.
Dan bile arabasını kapıya doğru geri sürmedi.Dan didn't even back his car to the door.
Dan Linda'yı arabasının içinde buldu.Dan found Linda inside his car.
Dan'ın arabasının içinde kan izleri vardı.There were traces of blood inside Dan's car.
Dan büyükbabasının arabasının kırmızı iç kaplamasını hatırlar.Dan remembers the red interior of his grandfather's car.
Dan arabasını elektrik süpürgesiyle temizledi.Dan vacuumed his car.
Polis Dan'ın arabasını durdurdu ve onu aradı.Police stopped Dan's car and searched it.
Dün Tom'un arabasını ödünç aldın mı?Did you borrow Tom's car yesterday?
Tom arabasının kontrolünü kaybetti ve bir ağaca çarptı.Tom lost control of his car and crashed it into a tree.
Tom'un arabasının ne renk olduğunu biliyor musun?Do you know what color Tom's car is?
Tom, Mary'nin eski arabasını kullanmak istemiyordu.Tom didn't want to drive Mary's old car.
Tom'un yeni arabasını gördün mü?Have you seen Tom's new car?
Tom bize yeni arabasını gösterdi.Tom showed us his new car.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't let Mary drive his car.
Tom çoğunlukla Mary'nin arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't often let Mary drive his car.
Tom Mary'nin arabasını kullanmasına izin vermeyi önerdi.Tom offered to let Mary use his car.
Tom'a göre, Mary arabasını sattı.According to Tom, Mary has sold her car.
Tom arabasını maviye boyatmak istiyor.Tom wants to have his car painted blue.
Tom, Meryem'i arabasını satmaya ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary to sell him her car.
Bu Tom'un genellikle arabasını park ettiği yer.This is where Tom usually parks his car.
Tom Mary'nin yeni arabasının bir resmini çekti ve onu John'a gönderdi.Tom took a picture of Mary's new car and sent it to John.
O sık sık babasının arabasını kullanır.She often drives her father's car.
Tom arabasını yıkamadı.Tom didn't wash his car.
Tom arabasını durdurdu ve indi.Tom stopped his car and got out.
Onun arabasının sağa doğru döndüğünü gördüm.I saw his car veering to the right.
Tom arabasını nereye park ettiğini hatırlamıyor.Tom doesn't remember where he parked his car.
Tom'u arabasını kullanmama izin vermesi için ikna ettim.I persuaded Tom to let me use his car.
Tom arabasını sürmene izin verir mi?Would Tom let you drive his car?
Tom'a arabasını nereye park ettiğini sor.Ask Tom where he parked his car.
Tom'un arabasını kullanmak istemiyorum.I don't want to drive Tom's car.
Gregor arabasını kime satacak?Who will Gregor sell his car to?
Tom arabasını kime sattı?Who did Tom sell his car to?
Tom birkaç günlüğüne Mary'nin arabasını ödünç aldı.Tom has borrowed Mary's car for a few days.
Tom'un arabasını seviyorum.I love Tom's car.
Tom'un arabasının yeni lastikleri var.Tom's car has new tires.
Tom arabasını açık bıraktı.Tom left his car unlocked.
Polis Tom'un arabasını aradı.The police searched Tom's car.
Tom'un arabasını onun için yıkardım.I used to wash Tom's car for him.
Tom golf arabasını bir kum kapanına sürdü.Tom drove his golf cart into a sand trap.
Tom eski arabasını korumak istediğini söyledi.Tom said he intends to keep his old car.
Tom sadece herhangi bir araba istemedi. O büyükbabasının arabasını istedi.Tom didn't want just any car. He wanted his grandfather's car.
Tom'un arabasının gazı tükendi.Tom's car has run out of gas.
Tom'un arabasının benzini bitti.Tom's car ran out of gas.
Tom genellikle babasının arabasını kullanır.Tom often drives his father's car.
Polis sonunda Tom'un arabasını Boston'da buldu.The police eventually found Tom's car in Boston.
Tom arabasının ne kadar hızlı olduğu hakkında övündü.Tom bragged about how fast his car was.
Tom kız arkadaşının arabasını kullanıyordu.Tom was driving his girlfriend's car.
Tom arabasını en az haftada bir kez yıkar.Tom washes his car at least once a week.
Tom Mary'nin arabasını çaldı.Tom stole Mary's car.
Tom arabasını elektrik süpürgesiyle temizledi.Tom vacuumed his car.
Tom arabasını sürmeme izin verdi.Tom let me drive his car.
Tom arabasını ödünç almama izin verdi.Tom let me borrow his car.
Tom arabasını bereledi.Tom dented his car.
Tom arabasını Mary'nin evinin önüne park etti.Tom parked his car in front of Mary's house.

İlgili Sayfalar