Tom kutuyu arabanın dışına taşıdı.Tom carried the box out to the car.
Gitarımı arabanın arkasına koyacağım.I'll put my guitar back in the car.
Arabanın neyi olduğunu merak ediyorum.I wonder what's wrong with the car.
Keşke arabanı kullanmama izin versen.I wish you'd let me use your car.
Araban bütünüyle harap olmuş.Your car's totally wrecked.
Bir araban var, değil mi?You have a car, don't you?
Seni arabana kadar uğurlayacağım.I'll see you to your car.
Polisler arabanın lastiklerine ateş ettiler.The policemen fired at the car's tires.
Senin yedek lastiğini tutmak için en mantıklı yer arabanın bagajındadır.The most logical place to keep your spare tire is in the trunk of your car.
Tom arabanın arkasında Mary'nin yanında çömeldi.Tom crouched down next to Mary behind the car.
Tom arabanın kaputunda oturuyordu.Tom was sitting on the hood of the car.
Arabanın neredeyse benzini bitti.The car's almost out of gas.
O senin araban değil mi, Tom?Isn't that your car, Tom?
Tom bir arabanın arkasında eğildi.Tom ducked behind a car.
O neden senin arabandaydı?Why was it in your car?
Araban nerede, Tom?Where's your car, Tom?
Arabandaki kimdi?Who was in your car?
Araban yanıyor.Your car's on fire.
Tom arabanla sorunlar yaşadığını söyledi.Tom said you were having problems with your car.
Arabanla sorunlar yaşıyor musun?Are you having problems with your car?
Arabanla ilgili sorun neydi?What was the problem with your car?
Senin sarı bir spor araban var, değil mi?You own a yellow sports car, don't you?
Onlar arabanın arkasında öpüştüler.They kissed in the back of the car.
Olamaz! Arabanın anahtarını kaybettim.Oh no! I lost the car key.
Arabanıza iyi bakarsanız, ömrünü uzatırsınız.If you take good care of your car, you will increase its life.
Şu senin araban.That's your car.
Şu sizin arabanız.That's your car.
Tom kafasını arabanın çatısına çarptı.Tom bumped his head on the roof of the car.
Tom arabanın çatısına başını çarptı.Tom hit his head on the roof of the car.
Arabanı park etmene yardım edeceğim.I'll help you park your car.
Arabanız için ne kadar ödediniz?How much did you pay for your car?
Polis düdüğünü çaldı ve arabanın durması için bir işaret verdi.The policeman blew his whistle and gave a sign for the car to stop.
Arabanı yıkamam.I don't wash your car.
Arabanı yıkamıyorum.I'm not washing your car.
Arabanı almaya git.Go get your car.
Bana yarın için arabanı ödünç ver.Lend me your car for tomorrow.
Arabanı ödünç alıp alamayacağımı merak ediyordum.I was wondering if I could borrow your car.
Arabana dayanan şu adam kim?Who's that guy leaning against your car?
Tom arabanın kornasını birkaç kez çaldı.Tom honked the car's horn several times.
Tom arabanı çalanın kim olduğunu biliyor.Tom knows who stole your car.
Tom arabanın kilidini açtı ve bindi.Tom unlocked the car and got in.
Tom arabanın sürücü koltuğunda oturuyordu.Tom was seated in the driver's seat of the car.
Tom binmek için arabanın kapısını açtı.Tom opened the car door to get in.
Az önce biri arabana binip gitti.Someone just drove off in your car.
Tom hâlâ eski arabanı almakla ilgileniyor.Tom is still interested in buying your old car.
Arabanın anahtarlarını nereye koyduğunu görmedim.I didn't see where you put your car keys.
Tom ve Mary arabanın arka koltuğunda oturuyorlardı.Tom and Mary were sitting in the back seat of the car.
Senin diğer arabana ne oldu?What happened to your other car?
Arabanı severim, severim onu.I do love your car, I love it.
Kendi arabanı satın almak için yeterli para kazanıncaya kadar arabamı ödünç alabilirsin.You can borrow my car until you make enough money to buy your own car.
Beni arabanla eve bırakır mısın?Would you give me a lift home?
Hey Tom, beni arabanla bırakır mısın?Hey Tom, can you give me a lift?
Bize Tom'a çarpan arabanın bir tanımını verebilir misin?Can you give us a description of the car that hit Tom?
Tom kayakları arabanın üstüne koydu.Tom put the skis on top of the car.
Tom bavulunu arabanın bagajına koydu.Tom put his suitcase in the trunk of the car.
Tom sırt çantasını arabanın arka koltuğuna bıraktı.Tom put his backpack on the back seat of the car.
Hangisi senin araban?Which one is your car?
Hangisi sizin arabanız?Which one is your car?
Tom yeşil arabanın arkasına gizlendi.Tom hid behind the green car.
Biri senin arabanın altına bir bomba koydu.Someone planted a bomb under your car.