Arabanın son durumu belli değildir.Osiągi samochodu nie są jeszcze znane.
İlk basamak (bu seride 5) arabanın modelini temsil eder.Przedni pas pojazdu przypomina piątą generację modelu City.
O sırada arabanın içerisinde anne ve bebeği bulunmaktadır.Uczestniczą w niej rodzice z niemowlakami w wózkach.
Arabanın alarmı hala çalışmaktadır.Nadwozie auta jest opływowe.
Geleneksel Çin gökbiliminde 五車三 (Beş arabanın üçüncü yıldızı) olarak tanımlanır.I kinesisk astronomi har den namnet 五車三 (“Den tredje av de fem vagnarna”).
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.Efter att ha hittat sin farbrors bil med skotthål vid förarsättet inser han att hans farbror blivit mördad.
Arabanın arka tekerleği tektir.Baksidan av bilen.
Gördüğüm her arabanın içerisinde bir pug var. yazmıştır.Sleeping in My Car är en poplåt skriven av Per Gessle.
Ancak arabanın 60 km/sa süratle kuzey yönüne ilerlediği söylenirse bu bize yöneysel hızı verir.Om hastigheten är "90 kilometer i timmen rakt norrut", så är farten "90 kilometer i timmen".
Bu nedenle arabanın yol versiyonları üretilmiştir.Таким чином була випущена дорожня версія машини.
Arabanın üst kısmı açıktı.Дорога вглиб країни була відкрита.
Arabanın son durumu belli değildir.Подальша доля автомобілю невідома.
O sırada arabanın içerisinde anne ve bebeği bulunmaktadır.В машині також перебували жінка з донькою.
Bayat, Araban İlçelerinde Kaymakam Vekilliğinde bulundu.Юнакові було шкода йти від красуні в задушливий вагон.
Daha sonra arabanın çakmağını yüzüğünün üzerinde tutar ve yüzüğünü ısıtır.Та Горлум на нього нападає і відкушує палець із перснем.
Arabanın fiyatı çok yüksek.Ціна машини занадто висока.
Bir araban var mı?У тебе є машина?
Kaç tane araban var?Скільки у тебе машин?
Araban ne renk?Якого кольору твоя машина?
Arabanın son durumu belli değildir.Další osudy vozu nejsou známy.
Bu nedenle arabanın yol versiyonları üretilmiştir.Karosářské verze zůstaly.
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.Teroristická buňka zodpovědná za útok měla nejméně dvanáct členů.
Arabanın üst kısmı açıktı.Čela vozu byla průchozí.
Arabanın şoförü bir papazdır.Duchovním správcem farnosti je farář z kněžické farnosti.
Ancak arabanın yakıtı yoktur ve etraftan yakıt bidonlarını toplamaları gereklidir.Musí si také dávat pozor na úroveň paliva a musí sbírat nádrže.
Yukarıdaki örnekte arabanın hızı ile yağmurun hızı karşılaştırlmıştır.Skluz je v kolejové dopravě rozdíl mezi obvodovou rychlostí kola a rychlostí vozidla.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Požádá taxikáře, aby zastavil.
Grup üyeleri benzer bir arabanın içinde aynı yolculuğu yapıyorlardı.Cei trei au călătorit în același tren, într-un alt vagon.
Arabanın alarmı hala çalışmaktadır.Cimitirul de mașini este încă în funcțiune.
Bu arabanın tamire ihtiyacı var.Această mașină are nevoie de reparație.
Bu ikinci el arabanın fiyatı makul.Prețul acestei mașini la mâna a doua este rezonabil.
O, arabanın altından çıktı.El a ieșit de sub mașină.
Arabanın altına baktın mı?Te-ai uitat sub mașină?
Arabanın son durumu belli değildir.A járművek további sorsa egyelőre ismeretlen.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Megijed, ezért a taxisofőrnek azt mondja, hogy menjen tovább.
Şu sizin arabanız.Ez a kocsid.
Bu nedenle arabanın yol versiyonları üretilmiştir.Myös pakettiautoversiota valmistettiin.
Birlikte kırlarda bir arabanın içinde yaşamaya başlarlar.Yhdessä he lähtevät autoilemaan Suomen maaseudulle.
Halkın büyük bölümü Araban ilçe merkezinde yaşamaktadır.Pääosa väestöstä asuu kunnan keskustaajamassa.
İkili geceyi arabanın bagajında gizlenerek geçirir.Se periytyy peittyvästi autosomissa.
Arabanın tarihi Fiat'a dayanır.Autot pohjautuvat Fiat Tipon perusrakenteeseen.
Jack arabanın tekerleğinin nasıl değiştirileceğini bana anlattı.Jack selitti minulle, miten auton rengas vaihdetaan.
O neden senin arabandaydı?Miksi hän oli sinun autossasi?
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Ο Ηλιογάβαλος έτρεχε ανάποδα μπροστά από το άρμα, βλέποντας το θεό και κρατώντας τα ηνία.
İstenilen renk arabaya verilebilmekte ve hatta arabanın şekli değiştirilebilmektedir.Το πέος μπορεί επίσης να εφαρμοστεί σε σκουλαρίκια και μπορεί να τροποποιηθεί ως μορφή τέχνης του σώματος.
Arabanın son durumu belli değildir.Ο σκοπός του σταθμού δεν είναι γνωστός.
Arabanı seviyorum.Μου αρέσει το αυτοκίνητό σου.
Arabanı beğeniyorum.Μου αρέσει το αυτοκίνητό σου.
Arabanın şoförü bir papazdır.Ο πατέρας του ήταν ιερέας.
Bunlar Araban ve Elif Belediyesidir.Το κτίσμα του μηχανουργείου και το λεβητοστάσιου.
Bunun üzerine arabanın atları hızla Dünya’ya doğru yol almaya başlar.Derfor gør kørerne fra Jorden klar til at køre for Jordens skæbne.
Arabanın şoförü bir papazdır.Pastoren er lejrens præst.
Geleneksel Çin gökbiliminde 五車三 (Beş arabanın üçüncü yıldızı) olarak tanımlanır.I kinesisk astronomi er den kjent som 五車三 (den tredje stjernen av fem vogner).
Arabanın son durumu belli değildir.Lokomotivenes skjebne er ukjent.
Arabanın altındaki şey kedi değil Leprikon'dur.Bakkroppen er ikke fra løve, men fra en hest.
Bu versiyonda Monty Hall hangi kapıda arabanın saklandığını unutur.Dalam versi yang berbeda ini, Monty Hall lupa pintu mana yang di belakangnya terdapat mobil.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.1903 - Ford Motor Company menjual mobil pertamanya.
Arabanın altındaki şey kedi değil Leprikon'dur.Dipo abru ini bukanlah dipo lokomotif, melainkan dipo mekanik.
O sırada arabanın içerisinde anne ve bebeği bulunmaktadır.Namun rupanya di kursi belakang mobil itu terdapat seorang bayi.
Arabanın son durumu belli değildir.Tempat pembuangan terakhirnya tidak diketahui.