arabanın ile cümle

arabanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Arabanın tahmini yerini bulmak için bu bilgiyi bir GPS ünitesine aktarıyoruz.Затем эта информация передается в GPS-устройство для оценки местоположения автомобиля.
Arabanın tahmini yerini bulmak için bu bilgiyi bir GPS ünitesine aktarıyoruz.אנו מצמידים מידע זה ליחידת GPS כדי לקבל הערכה של מיקום המכונית.
Arabanın tahmini yerini bulmak için bu bilgiyi bir GPS ünitesine aktarıyoruz.نحن نربط تلك المعلومات مع وحدة نظام تحديد المواقع للحصول على تقدير لموقع السيارة.
Arabanın tahmini yerini bulmak için bu bilgiyi bir GPS ünitesine aktarıyoruz.車の位置を割り出します それから2台のカメラで車線を検出し
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.A lökhárító nyomása széthasította a nyakamat.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Bara maşinii m-a lovit în gât, despicându-l.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Bemper mobil itu mengenai tenggorokan saya dan menyayatnya.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Bilens kofanger ramte mit hals, skar den op.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Cái giảm xóc của chiếc xe đập vào cổ họng của tôi, và cứa banh nó.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.De bumper van de auto raakte mijn keel, sneed deze open.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Die Stossstange des Wagens traf meine Kehle und schlitzte sie auf.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.El parachoques golpeó mi garganta y la abrió en dos.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Il paraurti della vettura mi colpì alla gola, aprendola in due.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.그 차 범퍼가 제 목을 쳐서, 제 목을 갈라 벌어지게 했습니다.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Le pare-choc de la voiture a heurté ma gorge, et l'a ouverte en deux.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Náraznik auta narazil do môjho hrdla, a otvoril ho dokorán.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.O para-choques do carro bateu na minha garganta, e cortou-a ao meio.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Zderzak trafił mnie w gardło, i rozciął je.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Ο προφυλακτήρας του αυτοκινήτου χτύπησε το λαιμό μου, και τον άνοιξε.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бампер въехал мне в горло, рассёк его.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бампер машини вдарив моє горло розрізавши його.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бронята на колата ударила гърлото ми, като го прерязала.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.פגוש המכונית פגע בגרוני, ופתח אותו.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.واصطدم مصد السيارة بحلقي قاطعًا إياه
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.ぱっくりと切れてしまいました。 胸も激しく打ちつけました。
Arabanın üstünden bakıyoruz.Bunlar da tekerleri.Смотрим на машину сверху. Это - колеса.
Arabanın üstünden bakıyoruz.Bunlar da tekerleri.То ж, ми дидивимось на машину зверху. Шини
Arabanın üstünden bakıyoruz.Bunlar da tekerleri.אנו מסתכלים על הגג של המכונית. אלה הגלגלים.
Arabanın üstünden bakıyoruz.Bunlar da tekerleri.اذا ننظر من اعلى السيارة
Arabanın üzerinde sabitA lassított kamera rögzített, hogy a kocsi
Arabanın üzerinde sabitcette fois vous avez vu le taureau se déplaçant sur un côté tomber
Arabanın üzerinde sabit차에 고정
Arabanın üzerinde sabitLopta bol klesajúci teraz budem vám vidieť to znova s spomaleného kamery pripevnené k vozidlu
Arabanın üzerinde sabitMíč byl klesající teď budu vám vidět to znovu s zpomaleného kamery připevněny k vozu
Arabanın üzerinde sabitNu ska jag låta dig se den igen med slow motion kamera fäst på bilen
Arabanın üzerinde sabitЗараз я дам вам подивитися його ще раз з повільним рухом камери зафіксований на автомобілі
Arabanın üzerinde sabitСейчас я дам вам посмотреть его еще раз с медленным движением камеры зафиксирован на автомобиле
Arabanın üzerinde sabitלהצמיד אותם למכונית
Arabanın üzerinde sabitثابتة على سيارة لل
Arabanın üzerinde sabit落ち それがなかったような垂直の基準線 一定速度の場合の しかし、あなたは6テレレートで基準枠だったと仮定し
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.그녀는 10대 소년이 자동차의 보닛에 앉아
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.10代の男の子が見えました 車にくっつき 道を曲がるたびに
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Às vezes via um rapaz adolescente sentado no capô do carro.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.A veces veía a un adolescente sentado en el capó del automóvil.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Đôi lúc bà ta thấy một cậu thiếu niên ngồi trên nóc xe.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Ibland såg hon en tonårig pojke sitta på motorhuven.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Joskus hän saattoi nähdä teini-ikäisen pojan istumassa konepellillä.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Manchmal sah sie einen jungen Burschen auf der Kühlerhaube des Autos sitzen.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Néha egy tinédzser fiút látott, ahogy a motorháztetőn ül.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Někdy viděla mladého chlapce, jak sedí na kapotě auta.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Niekedy videla mladého chlapca, ako sedí na kapote auta.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Nogle gange så hun en teenagedreng sidde på bilens kølerhjelm.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Parfois elle voyait un adolescent s'asseyant sur la capote de la voiture.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Soms kon ze een tienerjongen zien zitten op de motorkap van de auto.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Uneori vedea un adolescent stând pe capota maşinii.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Ορισμένες φορές έβλεπε έναν έφηβο να κάθεται στο καπό του αυτοκινήτου.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Иногда она видела подростка который сидел на капоте
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Одного разу вона бачила підлітка, який сидів на капоті машини.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Понякога виждала тийнейджър, седнал на капака на колата.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.לפעמים היא ראתה מתבגר יושב על מכסה המנוע של המכונית.
İlgili Sayfalar