Hava o kadar sıcak ki bir arabanın kaputunda yumurta pişirebilirsiniz.It's so hot that you could cook an egg on the hood of a car.
Bayım, arabanı buraya park etmene izin verilmiyor.Sir, you are not allowed to park your car here.
Arabanı tamir ettirmelisin.You should get your car fixed.
Arabanı yıkattırsan iyi olur.You had better have your car washed.
Lütfen arabanı bana ödünç ver.Please lend me your car.
Arabanı bana ödünç verir misin?Would you mind lending me your car?
Beni arabanızla gideceğim yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Beni arabanıza alın.Give me a lift in your car.
Beni arabanızla gittiğiniz yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Beni arabanla bırak.Give me a lift in your car.
Arabanla ne yaptın?What have you done with your car?
Üç araban var.You have three cars.
Üç arabanız var.You have three cars.
Soğuk sabahlarda arabanın yola çıkması zor.It's difficult to get the car going on cold mornings.
Arabanın benzini bittiğinde neredeyse eve varmak üzereydim.I was almost home when the car ran out of gas.
Bir sürücü, arabanın içinde uyuyordu.A driver was sleeping in the car.
Ben bir hafta için en ucuz arabanızı kiralamak istiyorum.I'd like to rent your most inexpensive car for a week.
Hey, Bob. Arabanı nerede yıkatıyorsun?Hey, Bob. Where do you have your car washed?
Arabanı buraya park etseydin cezalandırılırdın.If you had parked your car here, you would have been fined.
Arabanın altından bir kedi çıktı.A cat got out from under the car.
Hangi arabanın daha güzel olduğu söylemek zordur.It is hard to say which car is nicer.
Şehre varmadan önce arabanın yakıtı bitti.The car ran out of gas before reaching the city.
Arabanın üç sıra koltuğu vardır ve sekiz yolcu taşıma kapasitesine sahiptir.The car has three rows of seats and is capable of carrying eight passengers.
Arabanın fiyatı çok yüksek.The price of the car is too high.
Arabanın arka koltuğu üç yolcu alır.The back seat of the car will hold three passengers.
Arabanın yeni bir motoru var.The car has a new engine.
O arabanın port bagajı var.That car has a roof rack.
Arabanı ödünç alabilir miyim?Would you mind if I borrowed your car?
John senin yeni arabanı kıskanıyor.John is envious of your new car.
Jack arabanın tekerleğinin nasıl değiştirileceğini bana anlattı.Jack explained to me how to change the wheel of the car.
Bu senin araban mı?Is this your car?
Bu ikinci el arabanın fiyatı makul.The price of this used car is reasonable.
Bu arabanın zor kullanımı olmalı.This car must have had tough usage.
Bu arabanın tamire ihtiyacı var.This car needs repairing.
Bu arabanın onarıma ihtiyacı var.This car needs repairing.
Bu arabanın modası geçmiş.This car is out of date.
Bu arabanın fiyatı yüzde on beş indirimlidir.The price of this car is discounted fifteen percent.
Bu arabanın fiyatı çok yüksek.The price of this car is very high.
Bu arabanın motorunda bir sorun var.Something is wrong with the engine of this car.
Bu arabanın kullanımı kolay.This car is easy to handle.
Bu eski arabanın tepenin zirvesine gideceğini sanmıyorum.I don't think this old car will make it to the top of the hill.
Arabanızı burada park etmeniz yasal değil.It's illegal to park your car here.
Arabanızı buraya park edemezsiniz.You cannot park your car here.
Arabanı kullanabilir miyim, baba?May I use your car, Dad?
Bir araban var mı?Do you have a car?
Bir ayda ne sıklıkta arabanı yıkarsın?How often do you wash your car a month?
Yeni araban bana gerçekten son derece pahalı görünüyor.Your new car looks awfully expensive to me.
Benim yeni arabana hayran olmamam elimde değil.I cannot help admiring your new car.
Yeni araban sana iyi davranıyor mu?Is your new car behaving well?
Arabanızı hareket ettirmemin bir sakıncası var mı?Would you mind my moving your car?
Arabanı kullanabilir miyim?Would you mind if I used your car?
Arabanı kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I used your car?
Arabanız hız limitini aştı.Your car exceeded the speed limit.
Senin araban kolayca işler.Your car handles easily.
Senin araban bunun üç katı kadar büyük.Your car is three times as big as this one.
Araban Ken tarafından yıkandı.Your car was washed by Ken.
Arabana yaptığım hasarı telafi edeceğim.I will make up for the damage I did to your car.
Birkaç günlüğüne arabanı bana ödünç vermenin bir sakıncası olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you would mind lending me your car for a couple of days.
"Beni arabanla götürmenin bir sakıncası var mı?" " Hiç yok.""Would you mind giving me a lift in your car?" "Not at all."
Polis bir el feneri ile arabanın durması için işaret etti.The policeman signaled the car to stop with a flashlight.