Arabam dar sokakta park edilir.My car is parked in the alley.
Arabam ara sokakta park halinde.My car is parked in the alley.
Arabamı ödünç alabilirsin.You're welcome to borrow my car.
Arabam önde park edilir.My car is parked out front.
Arabam caddede park edilir.My car is parked down the street.
Hayır, arabamı kullanamazsın!No, you can't use my car!
Bir Alman arabam var.I own one German car.
Bir arabamız var.We have a car.
Sen arabamı ödünç alabilirsin.You may borrow my car.
Arabamı ödünç alabilirsiniz.You may borrow my car.
Arabamın anahtarlarına göz kulak olabilir misin?Could you keep your eye out for my car keys?
Kiralık arabamız yolculuk sırasında bozuldu.Our rented car broke drown during the journey.
Tom şemsiyesini arabamda bıraktı.Tom left his umbrella in my car.
Arabama dokunma.Don't touch my car.
Arabam seni sabahleyin alacak.My car will pick you up in the morning.
Ben başka bir araba istemiyorum, arabamı istiyorum.I don't want another car, I want my car.
Benim arabam onun ağacından daha yaşlı.My car is older than this tree.
Arabam satılık değil.My car isn't for sale.
Dün el arabam çalındı.Yesterday, my wheelbarrow was stolen.
Arabamı nereye park ettiğimi hatırlayamıyorum.I can't remember where I parked my car.
Keşke arabamı Tom'a ödünç vermeseydim.I wish I hadn't loaned Tom my car.
Tom'un arabamı ödünç almasına izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom borrow my car.
Arabamı nereye park ettim?Where did I park my car?
Geçen hafta arabamı sattım.I sold my car last week.
Bir kar arabam yok.I don't have a snowmobile.
Arabamı sürmeni istemiyorum.I don't want you to drive my car.
Bu bizim arabamız.This is our car.
Gerçekten arabamızı satmamanı dilerim.I really wish you hadn't sold our car.
Mavi bir arabam var.I have a blue car.
Arabamı "bebeğim" olarak çağırdığım zaman karım bundan hoşlanmıyor.My wife doesn't like it when I call my car "baby."
Bu beyzbol sopasını arabamın bagajında tutuyorum.I keep this baseball bat in the trunk of my car.
Eğer istersen arabamı ödünç alabilirsin.You can borrow my car if you want.
Sizi arabamda istemiyorum.I don't want you in my car.
Onları arabamda istemiyorum.I don't want them in my car.
Onu arabamda istemiyorum.I don't want him in my car.
Sana arabamı sürmemeni söyledim.I told you not to drive my car.
Onlara arabamı sürmemelerini söyledim.I told them not to drive my car.
Ona arabamı sürmemesini söyledim.I told him not to drive my car.
Az önce arabamı ona sattım.I just sold my car to them.
Ona arabamı sürdürdüm.I let him drive my car.
Aradığın şeyi arabamın bagajında buldum.I found what you were looking for in the trunk of my car.
Arabamla onun evine gitmek istiyorum.I want to drive to his house in my car.
Arabamın anahtarlarını gördün mü?Have you seen my car keys?
Arabamı nereye park ettin?Where did you park my car?
Arabam, kazada harap edildi.My car was wrecked in the crash.
Arabamı ne zaman geri alıyorum?When do I get my car back?
Tom arabamı ödünç aldı.Tom borrowed my car.
Arabamı nereye parkedebilirim?Where can I park my car?
Yeni arabamla çok mutluyum.I'm very happy with my new car.
Karım yeni arabamı kullanmaya korkuyor.My wife is afraid to drive my new car.
Tom yarın arabamı ödünç almak istiyor.Tom wants to borrow my car tomorrow.
Arabamı haftada bir kez yıkarım.I wash my car once a week.
Lütfen arabamdan in.Please get out of my car.
Bizim arabamıza çarpan kamyonu süren adamın ehliyeti yoktu.The guy driving the truck that crashed into our car didn't have a driver's license.
Umarım arabam muayeneyi geçer.I hope my car passes inspection.
Arabam caddenin karşı tarafına park edilir.My car is parked across the street.
Onlar arabamdaki lastiklerin yerini değiştirdiler.They rotated the tires on my car.
Tom arabamın nereye park edildiğini sordu.Tom asked where my car was parked.
Tom arabamı ödünç alsa benim için sakıncası yok.I wouldn't mind if Tom borrowed my car.
Birisi arabama girmiş.Someone broke into my car.