Merhaba, arabam arizalandi, ve bir tamirhane bulmam lazim Yok, maalesefHi, my car's broken down and I need to find a garage.
Hayır, bu benim arabam.No, this is my car.
Gittim satın aldım ben de, ama arabama sığmıyor.So I bought one, but it doesn't fit in my car.
Yolun sonunda arabamızdan inmemizi istedi ve şöföre hemen terk etmesini söyledi.At the end of the road, he urged us out of the car, and told the driver to quickly leave.
Arabamın değeri 10,000 $.Let's say I have a $10,000 car.
Baba, oyuncak arabamın tekeri çıktı. Tamir edebilir misin?Daddy the wheel came off my toy car, would you fix it?
Bizim arabamız da dönecek ve bu yönde ilerleyecek.The car is going to turn. It's going to turn in that direction.
"Aşkı Chevy kamyonette yaşa" olmuştu, çünkü benim de üniversite yıllarında arabam Chevy kamyonetti."Make love to your man in a Chevy van," because that was my vehicle when I was in college.
Birisi arabama takip cihazı koyarsa faydalı olabilir.Might come in handy if somebody ever puts a tracking device on my car.
O zaman neden benim arabamı almıyoruz?Then why don't you get in my car?
Çoğumuzun o kadar eski arabamız bile yok.Most of us don't have cars that old.
Arabamdan çık!Get out of my car!
Bizim arabamızı alırsanız 20 bin avro.If you buy our car it's about 20,000 Euros.
100.000 dolarlık Roadster spor arabamız vardı.So we had a $100,000 sports car, which was the Roadster.
İlk arabam elektrik yeşili 1975 model Mustang idi.And my first car was a 1975 electric-green Mustang.
Benim arabamın bir motoru var, ama o Ferrari değil.My car has an engine, but it's not a Ferrari.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.And I got into my car and I was feeling really overwhelmed -- overwhelmed.
Arabama bindim ve adliyeye gittim.And I got in my car and I went to this courthouse.
Arabamdan indim ve adliye sarayına yürümeye başladım.And I finally got out of the car and I started walking up to the courthouse.
Ne?Tobio dışarımı çıktı hemde benim robot arabamla?What? Tobio went out by himself in a robot car?
Arabam oturma odamda.CO:
Köpeğim siyah bir labrador ve arabam Honda Odyssey minivan.My dog is a black lab, and I drive a Honda Odyssey minivan.
- Evet benim arabam.- Yes, that's my car.
Biz hiç bir şey alamadık çünkü bizim arabamız var ve evimiz var.We didn't get any because we have a car and a house.
Ve arabamızı park eder, bu aşamada ikamet ederiz.And we park. And we stay.
Buradan dışarı çıkıyor ve arabamıza biniyoruz ve bir yerden bir yere gidiyoruz.We go out there and we hop in our cars and we drive from place to place.
"Bu benim arabam, ve biraz dolaşıp arabamla gösteriş yapacağım.""This is my car, and I'm going to drive around and show off my car."
Şunu bir düşünün -- gerçek hayattaki arabam yaklaşık 40.200 kilometre yapmış.Consider this -- my real life car has about 25,000 miles on it.
Biz de arabamıza çok benzer, standart bir şase oluşturalım diyoruz.So we're saying, let's build a standardized chassis, much like our car.
Hey Hartman, arabama ihtiyacım var,Hey Hartman, I need my car, man!
Büyük bir otoparka park ettiğimizde, arabamızı nereye bıraktığımızı nasıl hatırlıyoruz?When we park in a big parking lot, how do we remember where we parked our car?
'Benim arabam' dersin.You say, 'It's mine.'
-(telsizdeki adam) Arabamı hareket ettiremiyorum.-(man into radio) Can't move my cart.
Arabamı hareket ettiremiyorum.I can't move my cart.
Kimsiniz? bu benim arabamWho are you? This is my car
Seni spor arabamla gezdireceğim!Gonna run you down with a sports car!
Tahmin et kayaklarımı arabama neyle bağlıyorum?Guess what I use to t-t-tie my skis to my car.
Arabamın güzelliğine bak!Look at my beautiful car!
Ayrýca, arabam bana lazým. Yapmam gereken iţlerim var.E você, ladrão de batatas, sabe onde posso encontrar os pais dela?
Mükemmel benzin tüketimi, deri koltukları var, bizim arabamızı satın alın.It gets great gas mileage, it has leather seats, buy our car.
Benim bir arabam var.Ich habe ein Auto.
Dün gece arabam çalındı.Mir wurde gestern Abend mein Auto gestohlen.
Bir arabam yoktur.Ich habe kein Auto.
Arabam yok.Ich habe kein Auto.
Arabam nerede?Wo ist mein Auto?
Arabam bozulduğunda, kendi arabasını ödünç verme nezaketini gösterdi.Er war so freundlich und lieh mir sein Auto, als meins kaputt war.
Ona, arabamı nereye park edebileceğimi sordum.Ich fragte ihn, wo man das Auto abstellen könne.
Bu benim arabam değil.Das ist nicht mein Auto.
Kim benim kirli arabamı yıkamak ister?Wer möchte mein schmutziges Auto waschen?
Bu benim arabam!Das ist mein Auto!
Yeni arabamdan çok memnunum.Ich bin sehr zufrieden mit meinem neuen Wagen.
Keşke bizim de bir arabamız olsaydı!Wenn wir doch nur ein Auto hätten!
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Sie flüchten erneut im Auto.
Ankara'ya kendi arabamla gittim.Er ging nach Ankara zu seiner Tante.
İki arabam var.Tengo dos coches.
Benim bir arabam var.J'ai une voiture.
Dün gece arabam çalındı.On m'a volé ma voiture hier soir.
Arabamız klimalıdır.Notre voiture est équipée de l'air conditionné.
Arabam bozuk. Şimdi o serviste.Ma voiture est en panne. Elle est maintenant chez le garagiste.
Bu benim arabam.C'est ma voiture.