Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.ואני חושב שהרעיון הזה של נפש, שהיא חלק מהלב של מכוניות דגולות,
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.و أنا أتخيل فكرة الروح هذه, كحجر الزاوية للسيارات العظيمة,
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.当てはまります ご存知でしょう ご覧になってきた自動車は
Bu "seri ve katı": otoyoldaki arabalar gibi -- herşey sırayla olmalı.Dit is serieel en stijf: het is net als auto's op een snelweg - alles moet ordelijk gebeuren.
Bu "seri ve katı": otoyoldaki arabalar gibi -- herşey sırayla olmalı.Eso es en serie y es rígido: como los coches en una autopista -- todo tiene que suceder a un ritmo prefijado.
Bu "seri ve katı": otoyoldaki arabalar gibi -- herşey sırayla olmalı.이것은 매우 연쇄적이고 견고합니다: 마치 고속도로 위의 차들처럼요. 모든 것이 정확히 같은 방식으로 발생하죠.
Bu "seri ve katı": otoyoldaki arabalar gibi -- herşey sırayla olmalı.Questo è seriale e rigido: come le macchine su una superstrada, tutto deve accadere a passo di marcia.
Bu "seri ve katı": otoyoldaki arabalar gibi -- herşey sırayla olmalı.To jest szeregowe i nieelastyczne: jak samochody na autostradzie -- wszystko musi przebiegać krok po kroku.
Bu "seri ve katı": otoyoldaki arabalar gibi -- herşey sırayla olmalı.זה טורי ונוקשה. כמו מכוניות בכביש מהיר -- הכל צריך לקרות בסדר נוקשה.
Bu "seri ve katı": otoyoldaki arabalar gibi -- herşey sırayla olmalı.هذا متسلسل وهو جامد : انها تشبه سيارات على الطريق السريع -- كل شيء يجب أن يحدث بدون تفكير.
Bu "seri ve katı": otoyoldaki arabalar gibi -- herşey sırayla olmalı.高速道路上の車のようです。 一方、こちらは同時進行で流動的です。
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Alle auto's waren er weer. Geef het ze maar na, die chauffeurs.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Alle Autos waren zurück und man muss die Autofahrer schon bewundern.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Alle bilerne var tilbage igen og man må beundre bilisterne.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.모든 차들이 다시 돌아왔죠. 운전자들을 칭찬해야 할 정도였어요.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Le macchine erano tornate e gli automobilisti andrebbero anche ammirati.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Megint ott volt az összes kocsi, és minden elismerés az autóvezetőknek.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Semua mobil itu kembali dan Anda harus mengagumi para pengemudi itu.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Tất cả ô tô đã trở lại, và bạn thậm chí còn phải ngưỡng mộ các lại xe.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Todos los coches regresaron de nuevo, y uno incluso tiene que admirar a los conductores.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Todos os carros voltaram, e até é preciso admirar os condutores.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Toutes les voitures étaient de retour, et vous pouvez admirer les conducteurs.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Všechna auta byla zpět, člověk skoro musí obdivovat řidiče.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Všetky autá sa vrátili a dokonca musíte obdivovať vodičov.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Όλα τα αυτοκίνητα είχαν επιστρέψει, και εδώ πρέπει να εκτιμήσεις τους οδηγούς.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.Всички коли излязоха и дори трябваше да се възхищавате на шофьорите.
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.כל המכוניות חזרו, אתם חייבים להעריץ את
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.عادت المركبات، حتى انك تتعجب
Bütün arabalar tekrar geri geldi ve siz araba sürücülerini bile takdir etmelisiniz.すぐに適応したドライバーは賞賛に値します 本当に早く適応しています
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Cum ar fi să pui toate mașinile alea într-o cutie de pantofi.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Denk aan al die auto's in die doos van 30 cm.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.한걸음 크기의 박스 안에 모든 자동차를 집어넣는 것을 생각해 보세요.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Mettez toutes ces voitures dans la boîte de 30x30 cm.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Piensen en todos esos autos en una caja de 30 cm de lado.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Představte si , že byste poskládali všechna auta do vaší krabice.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Stell dir vor, die ganzen Autos in deine Kiste zu stecken.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Tak jakbyśmy wszystkie samochody świata włożyli do pudełka o bokach 30,48 cm.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Tänk dig att man lägger dessa bilar i din 3 dm stora låda.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün. Yoruldum sanırım.Pensate, mettere tutte quelle auto nella scatola 30x30.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün. Yoruldum sanırım.Spomeňte si na všetky tie autá v krabici.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün. Yoruldum sanırım.Φανταστείτε να βάζατε όλα αυτά τα αμάξια στο κουτί σας που είναι μόλις ένα πόδι.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün. Yoruldum sanırım.疲れたなぁ
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Подумайте про те, як помістити всі ті машини у коробці.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Подумайте, сколько машин войдёт в небольшую коробку.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.Помислете си как поставихме всички коли в кутия с размер 30/30/30 см.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.חשבו על לשים את כל המכוניות בעולם בקופסה בגודל של 30 ס"מ רבועים.
Bütün o arabaları bir-fit-kutunun içine koyduğunu düşün.فكروا في جميع تلك السيارات إن وضعت في مربعك ذي طول قدم واحد.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Ai carri troppo grandi non è permesso entrare in città fino a dopo l'ora nona ma le strade sono affollate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Carroças grandes não são permitidas na cidade até depois da nona hora mas mesmo assim as ruas estão cheias.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Duże wozy nie mogą wjeżdżać do miasta przed godziną dziewiątą, ale i tak ulice są zatłoczone.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Gerobak besar tak diizinkan di dalam kota sebelum jam ke-9 namun jalanan tetap saja padat.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Grote wagens zijn pas na het negende uur toegestaan in de stad, maar de straten zijn nog steeds propvol.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Những chiếc xe ngựa lớn thì không được phép vào thành phố cho đến sau 9 giờ tối nhưng phố xá vẫn đông đúc.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Trăsurile mari n-au voie în oraş până la ora 9 dar străzile sunt oricum aglomerate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Μεγάλα βαγόνια δεν επιτρέπονται στην πόλη πριν την ένατη ώρα αλλά οι δρόμοι είναι ήδη συνωστισμένοι.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Большие телеги не пускают в город до девяти часов.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.עגלות גדולות לא מורשות להכנס לעיר לפני השעה התשיעית
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.لا يسمح للعربات الكبيرة الدخول إلى المدينة إلا بعد الساعة التاسعة ولكن الشوارع تكون مازالت ممتلئة.
Bu yüzden yasal olmayan marketlerde yiyecek arabalarından çalmaya başladımAlors j'ai commencé à voler de la nourriture dans des marchés clandestins.
Bu yüzden yasal olmayan marketlerde yiyecek arabalarından çalmaya başladımAsí que comencé a robar de los carros de comida en los mercados ilegales.