arabalarının ile cümle
arabalarının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
İtfaiye arabalarının diğer araçlara göre önceliği vardır.Fire engines have priority over other vehicles.
Japon arabalarının yeni modelleri genellikle ilkbaharda çıkar.New models of Japanese cars usually come out in the spring.
Amerikan arabalarının direksiyon simitleri sol taraftadır.Steering wheels of American cars are on the left side.
Kırmızı spor arabalarının sahipleri daha yüksek sigorta oranları öder.Owners of red sports cars pay higher insurance rates.
Japon arabalarının çoğu oldukça güvenilir yapılmıştır.Most Japanese cars are reliable.
O, Avrupa arabalarının Amerikan arabalarından daha iyi olduğunu düşünüyor.She thinks that European cars are better than American cars.
Birçok polis arabalarının kurşungeçirmez camları olmadığını duydum.I've heard that most police cars don't have bulletproof glass.
Arabalarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.They didn't know where their cars were.
FIA GT'ye katılmak için yarış arabalarının en az 25 tane yol versiyonu üretilmesi gerekmektedir.At least 50 Challenger Drag Race Package Cars are being built to meet NHRA requirements.
At arabalarının parçaları. en çok da parke taşlarını kullanmışlar.They were made of wagons. They were made especially of cobblestones.
Gün biterken, yük arabalarının sesini duyabiliriz.As the day closes, we can hear the rumble of wagons outside.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Because there's no market for post-office trucks.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Solomon had forty thousand stalls of horses for his chariots, and twelve thousand horsemen.
İyiliklerinle yılı taçlandırırsın, Arabalarının geçtiği yollardan bolluk akar,You crown the year with your bounty. Your carts overflow with abundance.
Hussit Savaş Arabalarının Modern Zamanlarda İnşa Edilmiş bir VersiyonuModern reconstruction of Hussite war wagon
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.Allerdings ist hier die Geschwindigkeit deutlich niedriger als bei Autos.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.Ce moyen de transport était alors plus rapide que les calèches tirées par des chevaux.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.La situación se empeora con el hecho de que éstos autos son más rápidos que el nuestro.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.وهذه السرعات أقل بكثير من صنع عربات بأحصنة.
FIA GT'ye katılmak için yarış arabalarının en az 25 tane yol versiyonu üretilmesi gerekmektedir.Er dienden minimaal vijf rijderwissels per race plaats te vinden.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.Gyorsabb lesz tőle, mint bármelyik versenyautó.
FIA GT'ye katılmak için yarış arabalarının en az 25 tane yol versiyonu üretilmesi gerekmektedir.Lentolupakirjaa varten tarvitaan vähintään 25 koululentotuntia.
Arabalarının üstüne uçup onları yakalar.Tarkoituksena on osua autoihin ja tuhota ne.
Türkiye'de yapılan araştırmalar Roma arabalarının sağdan, İngiltere'de ise soldan gittiğini gösteriyor.De til Japan eksporterede eksemplarer var, på trods af deres venstrekørsel, venstrestyrede.
Türkiye'de yapılan araştırmalar Roma arabalarının sağdan, İngiltere'de ise soldan gittiğini gösteriyor.Sporene tyder på at romerne, i hvert fall her, kjørte på venstre side av veien.
Arabalarının üstüne uçup onları yakalar.山車の上に飾り、担いで運ぶ。
FIA GT'ye katılmak için yarış arabalarının en az 25 tane yol versiyonu üretilmesi gerekmektedir.Na vytvorenie poľa RAID 5 sú potrebné najmenej 3 fyzické disky.
At arabalarının parçaları. en çok da parke taşlarını kullanmışlar.Erano fatte di vagoni. Ed erano fatte specialmente di ciottoli.
At arabalarının parçaları. en çok da parke taşlarını kullanmışlar.Fueron hechas de carretas. Fueron hechas especialmente de adoquines.
At arabalarının parçaları. en çok da parke taşlarını kullanmışlar.Вони були зроблені з возів. Особливо вони були зроблені з бруківки.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Ai carri troppo grandi non è permesso entrare in città fino a dopo l'ora nona ma le strade sono affollate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Carroças grandes não são permitidas na cidade até depois da nona hora mas mesmo assim as ruas estão cheias.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Duże wozy nie mogą wjeżdżać do miasta przed godziną dziewiątą, ale i tak ulice są zatłoczone.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Gerobak besar tak diizinkan di dalam kota sebelum jam ke-9 namun jalanan tetap saja padat.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Grote wagens zijn pas na het negende uur toegestaan in de stad, maar de straten zijn nog steeds propvol.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Những chiếc xe ngựa lớn thì không được phép vào thành phố cho đến sau 9 giờ tối nhưng phố xá vẫn đông đúc.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Trăsurile mari n-au voie în oraş până la ora 9 dar străzile sunt oricum aglomerate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Μεγάλα βαγόνια δεν επιτρέπονται στην πόλη πριν την ένατη ώρα αλλά οι δρόμοι είναι ήδη συνωστισμένοι.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Большие телеги не пускают в город до девяти часов.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.עגלות גדולות לא מורשות להכנס לעיר לפני השעה התשיעית
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.لا يسمح للعربات الكبيرة الدخول إلى المدينة إلا بعد الساعة التاسعة ولكن الشوارع تكون مازالت ممتلئة.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Bởi không có thị trường cho xe thư báo.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Bo nie ma na nie rynku zbytu.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Karena tidak ada pasar untuk truk kantor pos.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.우편 배달 트럭을 거래할만한 시장이 없기 때문이죠.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Omdat er geen markt is voor postauto's.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Parce qu'il n'y a pas de marché pour les voitures de facteur.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Pentru că nu există o piaţă pentru camioanele poştale,
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Perché non c'è un mercato per i camion postali.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Porque no hay un mercado para los camiones del correo.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Weil es keinen Markt für Post-LKWs gibt.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Γιατί δεν υπάρχει αγορά για τέτοια φορτηγά.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Защото няма пазар за пощенски коли.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Потому что рынка для почтовых грузовиков нет.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.מפני שאין שוק למשאיות דואר.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.لأنه لا توجد سوق لسيارات نقل البريد.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.郵便トラックと同じように
Gün biterken, yük arabalarının sesini duyabiliriz.Alors que le jour s'achève, on peut entendre le grondement des chariots au dehors.
Gün biterken, yük arabalarının sesini duyabiliriz.Com o findar do dia, podemos ouvir o ruído das carroças a passar lá fora.
Gün biterken, yük arabalarının sesini duyabiliriz.Khi một ngày gần trôi qua, chúng ta có thể nghe thấy tiếng ồn của xe ngựa bên ngoài.