araba araba ile cümle
araba araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
6
HECE
6
ORT. KELİME
Buradan Tokyo İstasyonuna gitmek araba ile ne kadar sürer?How long does it take from here to Tokyo Station by car?
Buradan oraya araba ile bir saat sürer.It is an hour's drive from here to there.
Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.
Chris'in bir arabası yoktu.Chris didn't have a car.
Bir çivi araba lastiğine girdi.A nail penetrated the car tyre.
Carol kiralık bir araba sürüyor.Carol is driving a rent-a-car.
Dün bir araba kazası vardı.There was a car accident yesterday.
Zavallı çocuk araba tarafından yere yıkıldı.The poor boy was knocked down by a car.
Bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldum.I narrowly escaped being hit by a car.
Bir Kaliforniya polisi bir arabayı kenara çekti ve sürücüyle konuştu.A Californian policeman pulled a car over and spoke to the driver.
Benzinin fiyatı o kadar yüksek ki, büyük bir araba satın alamayız.The price of gasoline is so high that we cannot buy a big car.
Bu sabahtan beri babam arabasını yıkıyor.My father has been washing his car since this morning.
Kim daha iyi araba sürer, baban mı yoksa annen mi?Who drives better, your father or your mother?
Arabanı kullanabilir miyim, baba?May I use your car, Dad?
Bu öğleden sonra kısa bir araba turu atalım.Let's take a short drive this afternoon.
Ailenizin bir Japon arabasına sahip olduğuna şaşırdım.I am surprised that your family has a Japanese car.
Araba süremezsin. İçiyorsun.You can't drive. You've been drinking.
Erkek kardeşin araba sürebilir mi?Can your brother drive a car?
Halam arabamı onun park alanında park etmeme izin verdi.My aunt allowed me to park my car in her parking space.
Amcan sana arabasını sürdürür mü?Did your uncle let you drive his car?
Motorda sorun yok, fakat arabam hareket etmiyor.Nothing's wrong with the engine, but my car won't move.
Ace araba kiralama'nın bürosu nerede?Where's the office for Ace rental car?
Ben klimalı küçük bir araba istiyorum.I want a compact car with an air conditioner.
Araba yine tekliyor.The car is acting up again.
Günümüzde bir çok öğrencinin kendi arabası var.Many students have a car of their own nowadays.
İstediğin zaman arabamı ödünç alabilirsin.You can borrow my car anytime.
Bu araba ne zaman yıkandı?When was this car washed?
İngiliz ve Japon arabalarında direksiyon sağ taraftadır.British and Japanese cars have steering wheels on the right side.
Onlar İngiltere'de solda araba sürerler.They drive on the left in England.
O, iyi bir araba değil fakat o bir araba.It's not a good car, but it's a car.
Onlar bizim öğretmenlerin arabalarıdır.Those are our teachers' cars.
O kimin arabası?Whose car is that?
O, bir otobüs mü yoksa araba mı?Is that a bus or a car?
Alex'in kaç tane arabası var?How many cars does Alex have?
Birçok Amerikalı hızlı arabaları sever.Many Americans like fast cars.
Amerika'da arabalar yolun sağ tarafını kullanırlar.In America cars drive on the right side of the road.
Çok fazla sorun değilse, beni arabayla bırakabilip bırakamayacağını merak ediyordum.I was wondering if you could give me a lift, if it isn't too much trouble.
O kar fırtınasında araba sürmek bir kabustu.Driving through that snowstorm was a nightmare.
Arabayı izleyin.Follow the car.
O araba onunki.That car is hers.
O araba gerçek bir güzelliktir.That car is a real beauty.
O araba benimki.That car is mine.
O araba satın almam için çok pahalı.That car is too expensive for me to buy.
Bu araba, paranız için en iyi anlaşma.That car is the best deal for your money.
Yıllardır o arabaya sahipmişsin gibi görünüyorsun.You seem to have had that car for years.
O araba üçünün en güzeli.That car is the most beautiful of the three.
O araba satıcısı oldukça acayip bir adam.That car salesman was a pretty off the wall kind of guy.
Benim için şu çantaları arabaya koyar mısınız?Could you put those bags in the car for me?
Seni arabamla götüreceğim.I will give you a ride in my car.
Yarın arabasız yapabilir misin? Ona ihtiyacım var.Can you do without the car tomorrow? I need it.
Bir araban var mı?Do you have a car?
Araba sürebilir misin?Can you drive?
Bir araba sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when you drive a car.
Arabayı henüz yıkadın mı?Have you washed the car yet?
Arabayı satın alacak mısınız?Are you going to buy the car?
Bu arabayı kullanmamalısın.You are not allowed to use this car.
O arabayı ne yaptın?What did you do with that car?
Bir ayda ne sıklıkta arabanı yıkarsın?How often do you wash your car a month?
Yeni araban bana gerçekten son derece pahalı görünüyor.Your new car looks awfully expensive to me.
Benim yeni arabana hayran olmamam elimde değil.I cannot help admiring your new car.