araştırman ile cümle

araştırman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."Jos olet tosissasi tästä asiasta, ensin sinun pitää kirjoittaa kirja tutkimuksistasi - julkaista jotain.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."이거 보세요, 이런걸 진짜 할 생각이라면, 당신의 연구에 대해서 먼저 책을 한 권 쓰세요. 뭐든지 꼭 책을 내야 되요.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek.Luister, als je dit serieus wil, moet je eerst een boek over je onderzoek schrijven.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek.Nézd, ha komolyan gondolod, előbb a kutatásaidról kell írnod.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."Olhe, se isto é a sério, primeiro tem de escrever um livro sobre a sua pesquisa.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."Poglej, če resno hočeš to, moraš prvo napisati knjigo o tvojem raziskovanju. Najprej moraš izdati nekaj.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."Pozri, ak to myslíš naozaj vážne, najprv musíš napísať knihu o Tvojom výskume.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."Schau, wenn Sie es hiermit ernst meinen, müssen Sie zuerst ein Buch über Ihre Forschung schreiben.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."Senti, se seriamente vuoi farlo, prima devi scrivere un libro sulle tue ricerche.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."Słuchaj, jeśli traktujesz tę sprawę poważnie musisz najpierw napisać książkę o swoich badaniach.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."Κοίτα, αν θέλεις να το κάνεις στα σοβαρά, πρέπει πρώτα να γράψεις ένα βιβλίο για την έρευνά σου.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."Виж сега, ако наистина си сериозен, първо трябва да напишеш книга за изследванията си.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek."תראה, אם אתה רציני לגבי זה, אתה צריך קודם לכתוב ספר על המחקר שלך. אתה חייב לפרסם משהו.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek." أنظر، إن كنت جاداً حول هذا، يتوجب عليك بدايةً تأليف كتاب حول بحوثك. ينبغي أن تنشر شيئاً.
"Eğer bu konuda gerçekten ciddiysen, ilk önce kendi araştırman hakkında yazman gerek.まず自分の研究について本を書いて実績を作んなさいよ そしたら別な本を書けるチャンスだって出てくる
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Ale to nie jest jeszcze najzabawniejsze, choć jest ciekawe.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Alors c'est pas la partie de la recherche la plus rigolote, mais c'est intéressant.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Asta nu e partea ce mai distractivă a cercetării, chiar dacă e interesantă.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı. (...)Certo, non è la parte più divertente di questa ricerca, per interessante che sia (Risate).
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Das ist nicht der Teil meiner Forschung, der mir am meisten Spass macht, aber es ist interessant.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Dat is niet het spannendste deel van dit onderzoek, hoewel het interessant is.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.재미긴 해도, 이것이 이 연구에서 제일 재미있는 부분은 아닙니다.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Så det er ikke det sjoveste ved dette forskning, selvom det er interessant.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Y esa claramente no es la parte más divertida de esta investigación, aunque es interesante.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.И хотя это очень интересно, это ещё не самая весёлая часть моего исследования.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Това не е най-забавната част от това изследване, макар и да е интересно.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.זה לא החלק הכי כיפי במחקר הזה, למרות שזה מעניין.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.لذلك فالحفر ليس الشيء الممتع في هذا البحث، على الرغم من أنه كان ممتعاً حقاً.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.(笑)
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.A genética abriu as portas para o estudo da variabilidade dos seres humanos.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.A genetika ajtót nyitott az emberi sokféleség megismerésére.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Badania różnorodności zaczęła genetyka.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Công nghệ gien đã mở cánh cửa cho việc nghiên cứu sự đa dạng của con người.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Die Genetik hat uns die Tür zum Studium der menschlichen Variabilität geöffnet.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Geenitutkimus on avannut oven ihmisten erilaisuuden tutkimiselle.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Genetica a deschis uşa spre studiul variabilităţii umane.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Genetica heeft deur naar het bestuderen van menselijke variantie geopend.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Genetika je odprla vrata v študijo človeške raznolikosti.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Genetika otevřela dveře k studiu lidské variability.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Genetika otvorila dvere poznávaniu ľudskej rozmanitosti.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Genetika telah membuka pintu untuk mempelajari keragaman manusia.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Genetiken har öppnat dörren till studier om mänsklig föränderlighet.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.유전학은 인간의 다양성에 대한 연구의 문을 열었습니다.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.La genética ha abierto la puerta al estudio de la variabilidad humana.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.La genetica ha aperto la porta allo studio della variabilità umana.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.La génétique a ouvert la porte à l'étude de la variabilité humaine.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Η Γενετική άνοιξε τη πόρτα στη μελέτη της ανθρώπινης ποικιλομορφίας.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Генетика відкрила двері до вивчення варіативності в людині.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Генетика открыла дверь к исследованию человеческой изменчивости.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.Генетиката отвори врати към изучаването на човешкото разнообразие.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.הגנטיקה פתחה את השער לחקר השונות האנושית.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.علم الأجنة فتح الباب لدراسة مدى تنوع البشر.
Genetik, insan çeşitliliğini araştırmanın kapılarını açtı.ハワード モスコウィッツが行ったのもこれと同じ
Hepsi araştırmanızın sonuçlarından ölesiye korkuyorlar.177 00:21:56.840 --> 00:22:02.240 A:end L:82% De har ingen angreppspunkt på det resultat du för fram.
Hepsi araştırmanızın sonuçlarından ölesiye korkuyorlar.177 00:21:56.840 --> 00:22:02.240 A:end L:82% De har ingen angreppspunkt på det resultat du för fram.
Hepsi araştırmanızın sonuçlarından ölesiye korkuyorlar.De er så bange for resultatet af din undersøgelse.
Hepsi araştırmanızın sonuçlarından ölesiye korkuyorlar.De har ingen angreppspunkt på det resultat du för fram.
Hepsi araştırmanızın sonuçlarından ölesiye korkuyorlar.Félnek a kutatásai eredményétől.
Hepsi araştırmanızın sonuçlarından ölesiye korkuyorlar.Félnek a kutatásai eredményétõl.
Hepsi araştırmanızın sonuçlarından ölesiye korkuyorlar.Hanno tanta paura del risultato della sua ricerca.

İlgili Sayfalar