araştırmacı ile cümle

araştırmacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Аплодисменти)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Аплодисменты) Так что бы ты хотел сказать исследователям здесь в аудитории и другим слушателям?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Оплески)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?[מחיאות כפיים]
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(تصفيق)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?フランシス・コリンズ: ではこの会場にいる研究者や
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.측량사가 재래식 방법으로 측량점을 잰다면 하루에 500개의 점을 측량하기도 힘들겁니다.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.Een landmeter met traditionele meetapparatuur kan in een hele dag met moeite misschien 500 punten vastleggen.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.Ein Vermesser mit traditionellen Geräten könnte mit Mühe vielleicht 500 Punkte an einem Tag erfassen.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.Geodet s tradičními měřícími přístroji by pod tlakem možná zaznamenal 500 bodů za celý den.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.Một nhà giám định với công cụ giám định truyền thống sẽ phải vất vả để giám định 500 điểm trong một ngày.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.Un geodez cu instrumente tradiționale de cercetare ar fi presat să producă poate 500 de puncte într-o zi.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.Un perito, con i mezzi tradizionali, avrebbe difficoltà a produrre forse 500 punti in un'intera giornata.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.Ένας ερευνητής με παραδοσιακά εργαλεία θα παρήγαγε με μεγάλη δυσκολία ίσως 500 σημεία σε μια ολόκληρη μέρα.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.Геодезист с традиционните инструменти за измерване, трудно би могъл да произведе може би 500 точки за цял ден.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.Традиционные методы съемки еле-еле могли бы обеспечить около 500 точек за целый день.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.מודד עם כלי מדידה מסורתיים יתקשה להביא אולי 500 נקודות ביום שלם.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.وماسح أراضي لديه أدوات مسح تقليدية سيستخدم بكامل طاقته لينتج 500 نقطة ربما خلال يوم بأكمله.
Oysa klasik araştırma araçlarını kullanan bir araştırmacı bir günde belki ancak 500 adet nokta elde edebilir.大急ぎでやっても取れるのは 1日にせいぜい500地点といったところでしょう それがこの装置だと
O zaman biz araştırmacıları zorlayalım.Bene, manterremo la posizione.
O zaman biz araştırmacıları zorlayalım.Bien, vamos a esperar.
O zaman biz araştırmacıları zorlayalım."Naja, wir bleiben da weiter dran.
O zaman biz araştırmacıları zorlayalım."No dobre, my to vyriešime...
O zaman biz araştırmacıları zorlayalım."Oh, da, vom fi pe fază.
Patronlarından etkilenmeyen CIA'deki araştırmacılar şöyle derdi:У нас есть аналитики ЦРУ, которые говорят своим боссам:
Patronlarından etkilenmeyen CIA'deki araştırmacılar şöyle derdi:ヘイ、今まで見たデータから判断して、
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Daar werd ze niet toe gedwongen, ze zag het een onderzoeker doen en begon interesse te vertonen.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Dia tidak dipaksa memainkan piano itu; dia melihat seorang peneliti memainkan instrumen itu dan tertarik.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Häntä ei pakotettu opettelemaan; hän näki tutkijan soittavan pianoa ja innostui.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Hun blev ikke tvunget til at lære klaveret. hun så en forsker spille på instrumentet og fik interessen.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.연구원들이 강제적으로 판바니샤에게 피아노를 치게 한것이 아니라 한 연구원의 피아노 치는 모습을 보고, 판바니샤가 스스로 관심을 가진 것입니다.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Não foi forçada a tocar piano. Viu um investigador a tocar o instrumento e interessou-se por ele.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Nie zmuszano jej do gry. Zobaczyła, jak gra jedna z badaczek, co ją zainteresowało.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Non è stata obbligata a imparare il piano, ha visto un ricercatore suonarlo e ha sviluppato un interesse.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.No se le obligó a aprender el piano; vio tocar a un investigador y se interesó.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Nu a fost obligată să înveţe pianul. A văzut un cercetător cântând la instrument şi a fost curioasă.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.On ne l'a pas forcée à apprendre le piano, elle a vu un chercheur en jouer et s'y est intéressée.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Её никто не заставлял учиться играть. Она видела, как играл один из исследователей, и заинтересовалась.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Тя не беше насилена да се учи на пиано, видя един от учените да свири на инструмента и се заинтересува.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.היא לא הוכרחה ללמוד לנגן בפסנתר, היא ראתה חוקר שמנגן על הכלי והתעניינה בעצמה.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.لم تجبر على لعبه أو تعلمه، ولكنها شاهدت الباحثين يعزفون عليها فأخذها الفضول.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.研究者が弾くのを見て興味を示したのです
Ronald Quincy, araştırmacı.Bez wątpienia najmądrzejszy człowiek na Ziemi.
Ronald Quincy, araştırmacı. Dünyanın en zeki adamlarından.Dr Ronald Quincy är en av världens smartaste.
Ronald Quincy, araştırmacı. Dünyanın en zeki adamlarından.Dr Ronald Quincy er en af verdens kvikkeste.
Ronald Quincy, araştırmacı. Dünyanın en zeki adamlarından.Il Dott. Quincy č una delle persone pių intelligenti del mondo.
Ronald Quincy, araştırmacı. Dünyanın en zeki adamlarından. Onu dinleseniz iyi olur.To je doktor Quincy, asi nejchytřejší člověk na planetě.
Ronald Quincy, araştırmacı. Dünyanın en zeki adamlarından.Tri Quincy on ehkä maailman älykkäin mies.
Ronald Quincy, araştırmacı. Dünyanın en zeki adamlarından.Кажи-речи най-умният човек на света.
Ronald Quincy, araştırmacı.- Ha megnézzük a célpont összetételét és kiterjedését, ennél a sebességnél ezer atombomba sem állítaná meg.
Ronald Quincy, araştırmacı.Ini Dr. Ronald Quincy dari Research.
Ronald Quincy, araştırmacı.Ρόλαντ Κουίνσι.
- Selam çocuklar. Araştırmacı, kutuda bir tilki olmadığını tekrar anlatıyor.- Hallo, ihr Beiden, danke für das Warten.
Seninle mi konuşuyorum? Bu, Dr. Ronald Quincy, araştırmacı.Le presento al Dr. Ronald Quincy.
"Sen o çöküş yaşayan utanç araştırmacısısın.""Du är skam-forskaren som fick ett sammanbrott."
"Sen o çöküş yaşayan utanç araştırmacısısın.""Du er hende, der researcher skam, som fik et sammenbrud."
"Sen o çöküş yaşayan utanç araştırmacısısın.""Eşti cercetătoarea care a avut căderea nervoasă."
"Sen o çöküş yaşayan utanç araştırmacısısın.""Jesteś tą badaczką wstydu, która przeżyła załamanie!" (Śmiech)
"Sen o çöküş yaşayan utanç araştırmacısısın.""Jij bent die schaamte-onderzoeker die instortte."
"Sen o çöküş yaşayan utanç araştırmacısısın." (Kahkaha)"Cô chính là nhà nghiên cứu về sự xấu hổ, người đã bị suy sụp" (Cười)

İlgili Sayfalar