araştırmacı ile cümle

araştırmacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Das hat sich im letzten Herbst ereignet und es hat die Forscher wirklich aus der Fassung gebracht.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Đây là những gì đã xảy ra năm ngoái, và nó đã làm những nhà nghiên cứu phải lo ngại.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Det här är vad som hände i höstas som verkligen skakat om forskarna.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Dit is wat er afgelopen herfst gebeurd is. Het heeft de onderzoekers werkelijk ontzet.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Ecco cosa è accaduto l'autunno scorso che ha spaventato i ricercatori.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Eis o que aconteceu no último outono, que deixou os investigadores muito nervosos.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Esto es lo que sucedió el otoño pasado, algo que ha alarmado a los investigadores.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Ez történt múlt ősszel, és ez igazán nyugtalanítani kezdte a kutatókat.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Inilah yang terjadi pada musim gugur lalu yang mengejutkan para peneliti.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.이것이 지난 가을에 일어난 상황입니다. 연구자들을 정말 걱정하게 만들었지요.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Oto co stało się zeszłej jesieni, co doprawdy wytrąciło z równowagi badaczy.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.To se je zgodilo lansko jesen, kar je res razburilo raziskovalce.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Toto sa stalo minulú jeseň a výskumníkov to skutočne znepokojilo.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Uitati ce s-a intamplat toamna trecuta - asta a fost ceea ce i-a descurajat pe cercetatori.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Viime syksynä tapahtui jotakin, joka sai tutkijat hermostumaan.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Voici ce qui s'est passé l'automne dernier qui a réellement paniqué les chercheurs.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Να τι έγινε το περασμένο φθινόπωρο Που πραγματικά ταρακούνησε τους ερευνητές.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Вот что случилось прошлой осенью и не на шутку встревожило ученых.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Ето какво се случи миналата есен и разтревожи наистина изследователите.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.Ось що сталося минулої осені і не на жарт стривожило вчених.
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.זה מה שקרה בסתיו האחרון שממש הרתיח את החוקרים:
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.وهنا ما حدث في الخريف الماضي والذي ثبط همم الباحثين
İşte geçen sonbahar olanlar, gerçekten araştırmacıların güvenini sarstı.本当にそぎ落とすようなことが起こりました 北極の氷冠の面積を地理的に見てみると
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Boa tarde. O meu nome é Russel...") ("... e sou um explorador da vida selvagem da Tribo 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Bonjour. Mon nom est Russell...") ("...et je suis un Explorateur de Régions Sauvages dans la Tribu 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Buenas tardes. Mi nombre es Russell ...") ("... y soy un explorador de la naturaleza en Tribe 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Bună ziua. Mă numesc Russell... ") ("...și sunt un explorator al naturii din Tribe 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Buon pomeriggio, mi chiamo Russell...") ("...e sono un Esploratore della Foresta della Tribù 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Chào buổi chiều. Tên tôi là Russell...") ("...và tôi là một nhà khám phá thế giới hoang dã ở bộ lạc 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Dobré odpoledne, jmenuji se Russell") ("a jsem Průzkumník Divočiny ve kmeni 54")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Dobry wieczór. Nazywam się Russell.") ("Jestem Badaczem Dziczy z Plemienia 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("God eftermiddag. Mit navn er Robert ... og jeg er en spejder i Stamme 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Guten Abend, Mein Name ist Russel...") ("...und ich bin ein Wildniss Forscher von Stamm 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Jó napot! Russelnek hívnak...") ("... és az 54-es raj vadon felfedezője vagyok.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")Mijn naam is Russell...") ("... en ik ben een Verkenner bij Stam 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("안녕하세요, 저는 Russell 이라고 합니다...") ("... 저는 Tribe 54 에 속한 야생 탐험가입니다....")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Selamat siang. Nama saya Russel...") ("... dan saya Pengembara Liar dari Suku 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")(Καλησπέρα. Λέγομαι Ράσελ...) (... και είμαι εξερευνητής στην φυλή 54)
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("Добрый день. Меня зовут Рассел...") ("... я состою в отряде скаутов".)
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")Казвам се Ръсел ...") ("... и аз съм Пустинен Изследовател в Племе 54. ")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("צהריים טובים. שמי ראסל...") ("... ואני חוקר את הפראי בשבט 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")("مساء الخير، اسمي راسل...") ("...وأنا مكتشف بري في الفرقة 54.")
("İyi günlerç Benim adım Russell ...") (".. ve ben 54cü kavimdeki Vahşi Dünya Araştırmacısıyım.")荒野探検隊 第54隊の隊員です) それにゲームも
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Bao nhiêu nhà khoa học nghiên cứu não bộ có cơ hội được nghiên cứu não của chính họ từ bên trong?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Berapa banyak ilmuwan otak mendapat kesempatan untuk mempelajari otak mereka sendiri luar dalam?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Câți cercetători ai creierului au ocazia să-și studieze creierul din interior spre exterior?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"¿Cuántos científicos del cerebro tienen la oportunidad de estudiar su propio cerebro de adentro hacia afuera?
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"(Gelächter)
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Hány agykutató tudósnak van rá lehetősége, hogy az agyát bentről kifelé tanulmányozza?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Hoeveel hersenwetenschappers krijgen de kans hun eigen hersenen van binnenuit te bestuderen?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Hur många hjärnforskare får möjligheten att studera sin egen hjärna från insidan?
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Hvor mange hjerneforskere har muligheden for at studere deres egen hjerne indefra og ud?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?" (Kahkahalar)Jak wielu neurologom nadarza się okazja, żeby zbadać własny mózg od środka?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?" (Kahkahalar)Kuinka monella aivojen toimintaa tutkivalla tiedemiehellä on mahdollisuus tutkia omia aivojaan sisältäpäin?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"기회를 잡은 뇌 과학자가 몇이나 되겠어?" (웃음)
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Koliko možganskih znanstvenikov je imelo možnost preučevati svoje lastne možgane od znotraj?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Kolik z vědců zabývajících se mozkem má takovou příležitost ke studiu svého vlastního mozku?
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Koľko vedcov skúmajúcich mozog má možnosť študovať svoj vlastný mozog zvnútra?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Quanti neuroscienziati hanno l'opportunità di studiare il proprio cervello dall'interno?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Quantos neurocientistas têm a oportunidade de estudar o seu cérebro de dentro para fora?

İlgili Sayfalar