araştırmacı ile cümle

araştırmacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.이게 바로 연구진들이 한 일이자, 제가 오늘 얘기할 주제입니다.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.Nos, épp ezt tették a kutatók, erről fogok ma beszélni önöknek.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.Poviem vám o útokoch, ktoré sa podarili výskumníkom.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.Povím vám o tom, co se výzkumníkům podařilo udělat.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.Vâng, đó là những gì các nhà nghiên cứu mà tôi sẽ nói về họ ngày hôm nay đã làm.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.Well, det var hvad forskerne gjorde. det vil jeg fortælle om i dag.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.Λοιπόν, αυτό έκαναν οι ερευνητές για τους οποίους θα μιλήσουμε σήμερα.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.Вот как раз это и решила узнать группа исследователей, о которой я вам сейчас расскажу.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.זה מה שעשו החוקרים שהיום אדבר עליהם.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.حسناً، هذا مافعله الباحثون اللذين سوف أتحدث عنهم اليوم.
Araştırmacıların bugün bu konuda yaptıklarını anlatacağım.研究チームがしたことです 彼らは有線ネットワークと
Araştırmacıların merak ettikleri iseAllora una domanda che si pongono i ricercatori è, questo apparecchio si può bloccare?
Araştırmacıların merak ettikleri iseDe onderzoekers vroegen zich af: kun je dit ding blokkeren?
Araştırmacıların merak ettikleri iseKan man blokere sådan en ting?
Araştırmacıların merak ettikleri ise'이것을 차단할 수 있을까?' 였습니다.
Araştırmacıların merak ettikleri ise¿se podría bloquear este aparato, no?
Araştırmacıların merak ettikleri iseTáto vec by sa dala predsa zablokovať, nie?
Araştırmacıların merak ettikleri iseהאם אפשר לחסום את הדברים האלה, כן?
Araştırmacıların merak ettikleri iseهل من الممكن صد هذا الشيء، صحيح؟
Araştırmacıların merak ettikleri iseファースト・レスポンダー(第一次応答者)
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.Forscher konnten die Komplexität der Pfeiftöne mithilfe der Nachrichtentheorie messen.
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.과학자들은 돌고래 휘파람의 복잡성을 정보 이론을 사용해 측정했습니다.
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.Os investigadores têm avaliado a complexidade dos assobios usando a teoria da informação.
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.Дослідники виміряли складність свисту, використовуючи інформаційну теорію.
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.חוקרים למעשה מדדו את מורכבות השריקה בעזרת תיאוריית המידע,
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.في الواقع، قامت الأبحاث بقياس تعقيدات الصافرة بواسطة نظرية المعلومات
Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar.イルカのホイッスル鳴きの複雑さを分析し 鳴き声は 人の言語とすら比較できるほど 高度に複雑であるとしています
Araştırmacılar kablosuz protokolünü tersine mühendislikle tasarladı.Dit onderzoeksteam 'reverse engineerde' het draadloze protocol en bouwde het apparaatje dat je hier ziet.
Araştırmacılar kablosuz protokolünü tersine mühendislikle tasarladı.이 연구팀은 무선 프로토콜을 응용하여 여기 그림에서 볼 수 있는
Araştırmacılar kablosuz protokolünü tersine mühendislikle tasarladı.le dispositif puisse communiquer sans fil.
Araştırmacılar kablosuz protokolünü tersine mühendislikle tasarladı.לעבוד בתקשורת אלחוטית, וצוות המחקר פירק לגורמים ובעזרת הנדסה הפוכה של הפרוטוקול האלחוטי,
Araştırmacılar kablosuz protokolünü tersine mühendislikle tasarladı.على الاتصال لاسلكياً، والذي فعله فريق البحث هذا هو أنهم قامو بالهندسة العكسية لبروتوكول الاتصال اللاسلكي،
Araştırmacılar kablosuz protokolünü tersine mühendislikle tasarladı.無線プロトコルをリバースエンジニアリングし この小さなアンテナのある機器を作りました
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Die Wissenschaftler gestatteten, die Gefangenen unerwartet in der Nähe ihrer Wohnungen festnehmen.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.I ricercatori sorpresero i detenuti arrestandoli a casa loro o nei dormitori.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Les chercheurs surprirent les prisonniers et les surveillants dans leur maisons et dortoirs.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Los investigadores sorprendieron a los prisioneros arrestándolos en sus casas y dormitorios
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Para peneliti mengjutkan para tahanan dengan meminta mereka ditangkap di rumah dan asrama mereka.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Изследователите изненадали затворниците, като ги арестували в техните жилища и общежития.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.囚人の気持ちにさせる一つの儀式だ
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.De onderzoekers bekeken geen zelfgeschreven verslagen over een gelukkige kindertijd. of oude kranten.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Forskarna tittade inte på dokumenterade självrapporter om barndomslycka eller ens studerade gamla journaler.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.연구원들은 어린 시절 행복에 대해 문서화된 자기 평가를 보려는 것도 아니었고, 심지어 오래된 일기들을 연구하려는 것도 아니었습니다.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Pare peneliti tidak melihat pada laporan kebahagiaan di masa kecil atau mempelajari makalah-makalah lama,
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Selbstberichte über glückliche Kindheiten, ja nicht mal alte Tagebücher, angeschaut haben.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Vědci se nedívali na zdokumentované zprávy o vlastním šťastném dětství ani nestudovali staré deníky.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Οι ερευνητές δεν έψαξαν σε τεκμηριωμένες αυτό-αναφορές παιδικής ευτυχίας ούτε μελέτησαν παλιά ημερολόγια.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Дослідники не читали самозвітів про щастя у дитинстві і не вивчали старі щоденники.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Изследователите не са търсили специално снимки на детско щастие или проучвали стари албуми.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.החוקרים לא בחנו דיווחים עצמיים מתועדים על אושר בילדות ואפילו לא סקרו יומנים ישנים.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.الباحثون لم يكونوا ينظرون في تقرير شخصي موثق عن سعادة الطفولة ولا يدرسون ايضاً الصحف القديمة
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.呢D研究員唔喺查 有自己提供嘅童年滿意度 或者研究舊資料。
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.自己申告アンケート ましてや 日記などの調査はしていません この研究で考察されたのは
Araştırmacılar, Panbanisha'nın tebeşirle yere sözcük kodları yazarak ne dediğini kayıt altına aldılar.Badacze zaczęli zapisywać, co Panbanisha powiedziała, zapisując leksygramy kredą na podłodze.
Araştırmacılar, Panbanisha'nın tebeşirle yere sözcük kodları yazarak ne dediğini kayıt altına aldılar.Cercetătorii au început să înregistreze ce spunea Panbanisha prin scrierea lexigramelor pe podea cu cretă.
Araştırmacılar, Panbanisha'nın tebeşirle yere sözcük kodları yazarak ne dediğini kayıt altına aldılar.De onderzoekers begonnen op te tekenen wat ze zei door lexigrammen op de vloer te tekenen.
Araştırmacılar, Panbanisha'nın tebeşirle yere sözcük kodları yazarak ne dediğini kayıt altına aldılar.Forskere begyndte at optage hvad Panbanisha sagde, ved at skrive lexigrammer på gulvet med kalk.
Araştırmacılar, Panbanisha'nın tebeşirle yere sözcük kodları yazarak ne dediğini kayıt altına aldılar.연구원들은 분필로 바닥에 그림문자를 씀으로써 판바니샤와 소통하길 시도해보았다.
Araştırmacılar, Panbanisha'nın tebeşirle yere sözcük kodları yazarak ne dediğini kayıt altına aldılar.Os investigadores começaram a registar o que Panbanisha disse, escrevendo lexigramas no chão com giz.
Araştırmacılar, Panbanisha'nın tebeşirle yere sözcük kodları yazarak ne dediğini kayıt altına aldılar.Para peneliti mulai mencatat apa yang dikatakan Panbanisha, dengan menulis lexigram kapur di lantai.

İlgili Sayfalar