Ana içeriğe geç
Sözlük

araştırıyorlar ile cümle

araştırıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar konuyu araştırıyorlar.They are inquiring into the matter.
Polisler onu araştırıyorlar.The police are looking into it.
Onlar sorunu araştırıyorlar.They're looking into the problem.
Onlar bir suçu araştırıyorlar.They're investigating a crime.
Dedektifler hala araştırıyorlar.Detectives are still investigating.
Yetkililer hala araştırıyorlar.Authorities are still investigating.
Uzmanlar kazayı araştırıyorlar.Experts are investigating the accident.
Bilim adamları sürekli dondurulmuş gıda ambalajlarının yeni yönlerini araştırıyorlar.Scientists are continually researching new aspects of frozen food packaging.
İlk ameliyatı yapan Bernard Devauchelle ve Sylvie Testelin bunu araştırıyorlar.Bernard Devauchelle and Sylvie Testelin, who did the first operation, are studying that.
Ankara ve Washington birbirlerinin pazarlarına girmenin yollarını araştırıyorlar.Ankara and Washington are exploring way to tap each other's markets.
Bilim adamları sürekli dondurulmuş gıda ambalajlarının yeni yönlerini araştırıyorlar.يبحث العلماء باستمرار عن نواحي جديدة لتعبة الطعام المجمّد.
Bilim adamları sürekli dondurulmuş gıda ambalajlarının yeni yönlerini araştırıyorlar.מדענים ממשיכים לחקור צורות אריזה חדשות של מזון קפוא.
Bir grup araştırmacılar var ve bunlar sizin için araştırıyorlar.I wówczas zespół naszych ekspertów szuka na nie odpowiedzi.
Bir grup araştırmacılar var ve bunlar sizin için araştırıyorlar.연구자들의 모임이 있어서,
Bir grup araştırmacılar var ve bunlar sizin için araştırıyorlar.ומאגר שלם של תחקירנים
Bir grup araştırmacılar var ve bunlar sizin için araştırıyorlar.وبعدها مجموعة من الباحثين
Bir grup araştırmacılar var ve bunlar sizin için araştırıyorlar.登録された信頼のおける研究者が調査して
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Estos países estaban tratando de resolver el como reconstruír sus universidades.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Họ đang cố gắng tìm cách xây dựng lại hệ thống đại học.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Ils réfléchissaient à la manière dont ils pourraient reconstruire leurs universités.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Încercau să-şi dea seama cum îşi pot reclădi universităţile.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.그들은 대학을 재건할 방법을 찾고 있었죠.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Si chiedevano in che modo ricostruire le loro università.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Sie versuchten herauszufinden, wie sie ihre Universitäten wieder aufbauen sollten.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Zastanawiali się jak odbudować swoje uniwersytety.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Ze vroegen zich af hoe ze hun universiteiten opnieuw konden opbouwen.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Προσπαθούσαν να βρουν τρόπους να ξαναχτίσουν τα πανεπιστήμιά τους.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Они пытались понять, как реорганизовать свои университеты.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Те се опитваха да проумеят как да изградят отново унивурситетите си.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.הם ניסו לחשוב איך לשקם את האוניברסיטאות שלהם.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.وكانوا يحاولون معرفة كيفية إعادة بناء جامعاتهم.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.旧ソ連における教育は
Buzulların ve kutuplardaki iç buzulların kalınlığını araştırıyorlar.Badają grubość lodowców szelfowych i polarnej czapy lodowej.
Buzulların ve kutuplardaki iç buzulların kalınlığını araştırıyorlar.Estudian el espesor de las plataformas de hielo y de la capa de hielo polar.
Buzulların ve kutuplardaki iç buzulların kalınlığını araştırıyorlar.Ils étudient l'épaisseur des couches de glace et de la calotte glaciaire.
Buzulların ve kutuplardaki iç buzulların kalınlığını araştırıyorlar.그들은 대륙과 빙산의 얼음 두께를 연구하고 있습니다.
Buzulların ve kutuplardaki iç buzulların kalınlığını araştırıyorlar.Studiano lo spessore della calotta di ghiaccio e della cappa di ghiaccio polare.
Buzulların ve kutuplardaki iç buzulların kalınlığını araştırıyorlar.Tanulmányozzák a a jégrétegek és a sarki jégsapka vastagságát.
Buzulların ve kutuplardaki iç buzulların kalınlığını araştırıyorlar.הם חוקרים את עובי מדפי השלג של כיפות הקרח בקוטב.
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Ano, Myslím si že dívají jestli tam někdo je!!! <i> Ano!
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Da, cred ca verifica daca mai e cineva acolo!
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Igen, azt hiszem, hogy éppen most nézik, hogy van-e ott valaki.
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Ja, Ik geloof dat ze nu aan het kijken zijn of er nog iemand is!
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Ja, jag tror dom ser efter om någon är där inne!
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Ja, jeg tror at de kigger efter om nogen er der!! <i>Ja!
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.네, 지금 생존자가 확인되고 있는 것 같습니다.
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Kyllä, minä uskon he ovat etsimässä jos siellä olisi joku.
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Oui, je pense qu'il cherche s'il y a quelqu'un à l'intérieur !
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Tak, wydaje mi się, że patrzą na osobę poszkodowaną
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Vâng, tôi tin rằng họ đang cẩn trọng tìm kiếm xem còn ai ở đây
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Ya, saya yakin mereka sedang mencari tahu apakah ada orang di dalam sana! <i>Ya!
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Ναι, πιστεύω ότι ψάχνουνε να δούνε αν είναι κάποιος εκεί!
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.Да, кажется, что они смотрят, если там кто-то есть! <i>Да!
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.כן , אני חושב שהם מחפשים את האדם שלכוד שם
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.اجل, انا واثق بأنهم يبحثون ان كان هناك شخص
Evet, (inanıyorum ki) orada biri varsa diye araştırıyorlar.居間にあるテーブルの下方から 生存者が出てきています
İlk ameliyatı yapan Bernard Devauchelle ve Sylvie Testelin bunu araştırıyorlar.Bernand Devauchelle și Sylvie Testelin, cei care au făcut prima operație, studiază asta.
İlk ameliyatı yapan Bernard Devauchelle ve Sylvie Testelin bunu araştırıyorlar.Bernard Devauchelle a Sylvie Testelin, kteří udělali první operaci vůbec se na toto zaměřili.
İlk ameliyatı yapan Bernard Devauchelle ve Sylvie Testelin bunu araştırıyorlar.Bernard Devauchelle en Sylvie Testelin, die als eersten deze operatie uitvoerden, bestuderen dat.
İlk ameliyatı yapan Bernard Devauchelle ve Sylvie Testelin bunu araştırıyorlar.Bernard Devauchelle e Sylvie Testelin che eseguirono la prima operazione stanno studiando la problematica.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod