araçtan ile cümle

araçtan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
45
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Araçtan sadece 20 tane üretilmiştir.Построени са само 20 самолета от тази серия.
O sırada Claude ile aynı araçta olan 8-Ball Claude'un da araçtan kaçmasına vesile olmuştur.Клод заедно с експерта по експлозивите 8Ball бягат от местопрестъплението.
Havan araçtan indirilmek suretiyle ateşlenecek şekilde taşarlanmıştı.Опитът им да се измъкнат през вратата е посрещнат с картечен огън.
Araçtan sadece 20 tane üretilmiştir.Samo 20 ih je izrađeno.
Konvoydaki 18 araçtan 15 tanesi tamamen tahrip edilir.15 z 18 vozidiel bolo zničených.
Füzeler araçtan 30 metre ileriden kontrol istasyonundan yapılmaktaydı.Riadiaca stanica mohla byť umiestnená v 30 m vzdialenosti od vozidla.
Yolcular araç yanmadan araçtan kaçabildi .Z vlaku sa im podarilo dostať von.
Araçtan sadece 20 tane üretilmiştir.Skupaj je bilo zgrajenih 20 letal.
Donnie filmde DeLorean adlı araçtan bahsetmektedir.Attaleia se je imenoval tudi festival v Delfih.
Daha sonra bir tabur 23 araçtan oluşturuldu.Ob ustanovitvi je imela četa 23 borcev.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.Dargi net nuo seno priimta malda jie pakviečia vėles į puotą.
Araçtan sadece 20 tane üretilmiştir.Iki gamybos nutraukimo buvo pagaminta tik 20 tūkst. automobilių.
Damat gelini koluna takarak araçtan indirir ve gelin odasına kadar refekât eder.Peigmees aitab kõigepealt mõrsja autosse, ise siseneb juhipoolsest tagumisest uksest.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.A k radosti nás všetkých, existuje skupina ľudí, ktorí tento nástroj ozaj využiť nemôžu.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.A naštěstí je jeden druh lidí, kteří tenhle nástroj skutečně využít nemohou.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Całe szczęście są też tacy, którzy nigdy z tego nie skorzystają.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Dan yang sangat menyenangkan, ada satu kelompok yang benar-benar tidak dapat menggunakan cara ini.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.E, molto felicemente, c'è solo una classe di persone che proprio non può usare questo strumento.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Er is ook een klasse van mensen - gelukkig maar - die echt geen gebruik kunnen maken van dit hulpmiddel.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.És -- szerencsére -- létezik az emberek egy csoportja, akik nem igazán tudják használni ezt az eszközt.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Et, fort heureusement, il y a une catégorie de personnes qui ne peuvent vraiment pas faire usage de cet outil.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Felizmente, há uma categoria de pessoas que não podem fazer uso desta ferramenta.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.그리고 운 좋게도, 이런 도구를 활용할 수 없는 부류의 사람들이 있습니다.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Lyckligtvis finns det en sorts människor som inte kan utnyttja det här verktyget.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Şi din fericire, există oameni care nu pot folosi instrumentul ăsta.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Und zum Glück gibt es ein Gruppe von Leuten, die wirklich keinen Nutzen aus diesem Tool ziehen können.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Và có một lớp người mà không thể sử dụng công cụ này.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.Y, felizmente, hay una clase de personas que realmente no pueden hacer uso de esta herramienta.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.И много радостно, има един вид хора които наистина не могат да използват този инструмент.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.И, слава богу, есть такая группа людей, которая в действительности не может воспользоваться этим инструментом.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.ולשמחתנו הרבה, יש קבוצה אחת של אנשים שאינה יכולה לעשות שימוש בכלי זה.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.このツールを活用することができません 闇の勢力は
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.Dan memberi tahu anda sebuah alat, alat sangat sederhana yang saya temukan.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.E raccontarvi di uno strumento, uno strumento molto semplice che ho trovato.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.Et vous parler d'un outil, un outil très simple que j'ai découvert.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.Ik wil vertellen over een heel eenvoudig middel dat ik heb gevonden.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.I opowiedzieć o bardzo prostym narzędziu, które odkryłem.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.그리고 한 가지 도구, 제가 발견한 대단히 간단한 한 가지 도구에 대해서 이야기하고자 합니다.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.Si sa va spun despre o unealta, o foarte simpla unealta pe care am gasit-o.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.Y quiero hablarles de una herramienta, una herramienta muy sencilla que he encontrado.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.Και θα σας πω για ένα απλό εργαλείο που ανακάλυψα.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.И да ви разкажа за един инструмент, много прост инструмент, който открих.
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.על אף שאין בו הרבה מעבר לסוג של תיקון סופרים - זוהי לא טכנולוגיה -
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.وأقول لكم عن أداة، أداة بسيطة جدا قد وجدتها
Ve size bir araçtan, bulduğun çok basit bir araçtan söz etmek istiyorum.それは テクノロジーではなく 文学的発想にすぎないのですが
İlgili Sayfalar