ara ara ile cümle

ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Mavi araba, antikadır.The blue car is antique.
Kaza olduğunda arabada dört kişi vardı.The car was carrying 4 people when it had the accident.
Kaza olduğunda araba dört kişi taşıyordu.The car was carrying 4 people when it had the accident.
Akşam yemeği saat 9 ila 12 arasında servis edilir.The evening meal is served between 9 and 12.
Mısırlı insanlar Arapça konuşur.The person from Egypt speaks Arabic.
Onu her yerde aradım ama bulamadım.They looked for him everywhere but didn't find him.
Onlar her cumartesi arabalarını yıkar.They wash their car every Saturday.
Bu araba hızlı.This car is fast.
Bizim 12.30 ile 1.30 arasında öğle yemeği aramız var.We have lunch break between 12.30 and 1.30.
Polisi aramak zorundayız.We must phone the police.
Arapça eğitimi yapıyoruz.We study Arabic.
Daha çok hangi arabayı seviyorsun?What car do you like more?
Söylemek üzere olduğum şey kesinlikle seninle benim aramda.What I'm about to say is strictly between you and me.
Onun arabası gerçekten klas.His car is really cool.
Onun yeni arabası harika.His new car is wonderful.
İtalya'yı arama için ülke kodu 39'dur.The country code for calling Italy is 39.
Yağmur yağarsa, lütfen beni arayın.If it rains, please call me.
Dikkatsizlikten,arabasıyla direğe çarptı.By lack of attention, she hit the post with her car.
Çoğu araba kazaları sürücünün dikkatsizliği nedeniyle meydana gelir.Most car accidents occur due to the inattention of the driver.
Satın almayı planladığın araba kaç para?How much is the car that you're planning to buy?
Bir çılgınla benim aramdaki tek fark benim bir çılgın olmamamdır.The only difference between me and a madman is that I'm not mad.
O benim verdiğim bir arabaya sahip.He has a car that I gave him.
Marco'nun arabasının adı "Thunder Giant"tir.The name of Marco's car is 'Thunder Giant'.
Seni aramaya çalıştım ama arayamadım.I tried to call you, but I couldn't.
Yaşlı adama bir araba çarptı ve derhal hastaneye götürüldü.The old man was hit by a car and was immediately taken to the hospital.
Ona bir araba çarptı ve hemen öldü.He was hit by a car and died right away.
O ara sıra dedektif romanları okur.He occasionally reads detective novels.
O bazen işe arabayla gider.Sometimes she drives to work.
O, araba anahtarlarını kaybetti.She's lost her car keys.
Başbakan iki ülke arasında bir ticaret anlaşması imzaladı.The Prime Minister signed a trade agreement between the two countries.
Bu arabadan önce, bir Nissan sürdüm.Before this car, I drove a Nissan.
Amcam arabasını bana verdi.My uncle gave his car to me.
Amcam bana arabasını verdi.My uncle gave me his car.
Birçok insanın iki arabası var.Quite a few people have two cars.
Bir manyak gibi araba sürüyorsunuz!You're driving like a maniac!
Bir manyak gibi araba sürüyorsun!You're driving like a maniac!
Vardıktan sonra beni ara.Call me once you've arrived.
Carole kiralık bir araba kullanıyor.Carole is driving a rental car.
Bu araba saatte 60 km. gidiyor.This car is going 60 kilometers an hour.
Babam araba sürmeme izin vermez.My father doesn't let me drive a car.
Annemin ehliyeti var, ama o araba sürmez.My mother has a driver's license, but she doesn't drive.
Babam işe arabayla gider.My father drives to work.
Zaten Lucy aradı mı?Has Lucy already called?
O, trafik ışığı kırmızıya döndüğü için, arabasını durdurdu.Because the traffic light turned red, he stopped his car.
Bataklık arazi üzerinde binalar yapamazsın.You can't build buildings on swampy land.
Arabaları satmak benim işimdir.Selling cars is my job.
Doktor: sakin ol ve sonra sabahleyin beni ara.Doctor: Take a chill pill and then call me in the morning.
Frenleri tamir ederlerse, arabayı satın alacağım.I will only buy the car if they repair the brakes first.
Araba sürebilirim.I can drive a car.
Arada bir şemsiyesini trende bırakır.Once in a while, he leaves his umbrella in the train.
Yaşlı bir kişi geçmişle bugün arasında bir köprüdür.An old person is a bridge between the past and the present.
Lütfen arabayı daha yavaş sür.Please drive the car more slowly.
Ağabeyim araba sürmeyi bilir.My older brother knows how to drive.
1980 yılında bu arabayı yapmaya başladılar.They started making this car in 1980.
Ben seni tekrar arayacağım.I'll call you back.
Benim büyük bir arazim var.I have a lot of land.
Polis binaları adamakıllı araştırdı.The police searched the premises thoroughly.
Lütfen Image Viewer arayüzü için bir dil seçin.Please select a language for the Image Viewer interface.
Onun bir arabası var.He has a car.
Twitter İslâm'ın en büyük düşmanları arasındadır.Twitter is among the biggest enemies of Islam.

İlgili Sayfalar