ara ara ile cümle
ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ken her gün beni arar.Ken calls me every day.
Üçü arasında, Ken en hızlı koşar.Ken runs fastest of the three.
Ken'i tekrar arayayım mı?Shall I call Ken back?
İki kişi arasında pastayı böldü.She divided the cake between the two.
Keki ikiniz arasında paylaştır.Divide the cake between you two.
Profesör Kay kırk yıldır böcekleri araştırmaktadır.Professor Kay has been studying insects for forty years.
Noel, 25 Aralık'tadır.Christmas Day is December 25th.
Chris'in bir arabası yoktu.Chris didn't have a car.
Bir çivi araba lastiğine girdi.A nail penetrated the car tyre.
Carol kiralık bir araba sürüyor.Carol is driving a rent-a-car.
Dün bir araba kazası vardı.There was a car accident yesterday.
Zavallı çocuk araba tarafından yere yıkıldı.The poor boy was knocked down by a car.
Bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldum.I narrowly escaped being hit by a car.
Onlar gömülü hazine arayışında çölü araştırdı.They explored the desert in quest of buried treasure.
Carlos adında bir adam o yaşlı adamı arayarak bir dağ köyüne geldi.A man named Carlos came to a mountain village looking for that old man.
Bir Kaliforniya polisi bir arabayı kenara çekti ve sürücüyle konuştu.A Californian policeman pulled a car over and spoke to the driver.
Benzinin fiyatı o kadar yüksek ki, büyük bir araba satın alamayız.The price of gasoline is so high that we cannot buy a big car.
Seni tekrar arayacağım.I'll ring you back.
Anahtarlarımı aramama yardım eder misin?Would you help me look for my keys?
Siz yokken bir beyefendi aradı, efendim.A gentleman called in your absence, sir.
Bir beyefendi sizin yokluğunuzda aradı, efendim.A gentleman called in your absence, sir.
Bu sabahtan beri babam arabasını yıkıyor.My father has been washing his car since this morning.
Kim daha iyi araba sürer, baban mı yoksa annen mi?Who drives better, your father or your mother?
Arabanı kullanabilir miyim, baba?May I use your car, Dad?
Lütfen ona beni tekrar aramasını söyle.Please tell her to call me back.
Aradığınız için teşekkür ederim.Thank you for calling.
Bu öğleden sonra kısa bir araba turu atalım.Let's take a short drive this afternoon.
Ailenizin bir Japon arabasına sahip olduğuna şaşırdım.I am surprised that your family has a Japanese car.
Araba süremezsin. İçiyorsun.You can't drive. You've been drinking.
İstediğiniz zaman beni arayabilirsiniz.You may call on me whenever you like.
Sen aradın mı?You called?
Erkek kardeşin araba sürebilir mi?Can your brother drive a car?
Döndüğünde beni telefonla ara.Give me a telephone call when you get back.
Halam arabamı onun park alanında park etmeme izin verdi.My aunt allowed me to park my car in her parking space.
Amcan sana arabasını sürdürür mü?Did your uncle let you drive his car?
Owen'la aranızın iyi olmadığını duydum.I hear you're on bad terms with Owen.
Motorda sorun yok, fakat arabam hareket etmiyor.Nothing's wrong with the engine, but my car won't move.
Amacım Emmet'in teorisinin biyolojiye olan etkisini araştırmak değildir.It is not my purpose to investigate the impact of Emmet's theory on biology.
Ace araba kiralama'nın bürosu nerede?Where's the office for Ace rental car?
AIDS araştırma dünyasında yer alan tüm değişiklikleri takip edemem.I can't keep track of all the changes taking place in the world of AIDS research.
Ben klimalı küçük bir araba istiyorum.I want a compact car with an air conditioner.
Araba yine tekliyor.The car is acting up again.
Günümüzde bir çok öğrencinin kendi arabası var.Many students have a car of their own nowadays.
Lütfen istediğiniz zaman beni arayın.Please call me at any time.
İstediğin zaman arabamı ödünç alabilirsin.You can borrow my car anytime.
İstediğin zaman beni arayabilirsin.You may call me anytime.
Beni her zaman arayın.Call me anytime.
Bu araba ne zaman yıkandı?When was this car washed?
Beni bazen ara.Call me sometime.
Bir ara bir içki için buluşmalıyız.We must get together for a drink some time.
Bir ara içki için bir araya gelmeliyiz.We must get together for a drink some time.
Lütfen bir ara bizim kasabaya gelin.Please come to our town some day.
Onu ne kadar süredir aramaktasın?How long have you been looking for it?
Ben, bir ara evinize uğramak istiyorum.I'd like to come around to your house sometime.
Niçin saat on'dan sonra bir ara gelmiyorsunuz?Why don't you come by sometime after ten?
Yakın gelecekte bir ara görüşelim.Let's meet sometime in the near future.
Doktorun muayenehanesini ne zaman arayacaksın?When are you going to call the doctor's office?
Defalarca aradım ama cevap yok.I've called and called, but there's no answer.
İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi arasında bazı farklar vardır.There are some differences between British English and American English.
İngiliz ve Japon arabalarında direksiyon sağ taraftadır.British and Japanese cars have steering wheels on the right side.