ara ara ile cümle
ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Yarın geri döndüğümde onları arayacağım.I'll call them tomorrow when I come back.
Geri döndüğümde onları yarın ararım.I'll call them tomorrow when I come back.
"Benim aradığım budur! " diye haykırdı."This is what I was looking for!" he exclaimed.
Benim için arar mısın? Telefon çok yüksekte.Could you dial for me? The telephone is too high.
Hava o kadar sıcak ki bir arabanın kaputunda yumurta pişirebilirsiniz.It's so hot that you could cook an egg on the hood of a car.
Polisi arayın!Call the police!
Polisi arayın.Call the police!
Polisi ara!Call the police!
Bisikletler kentsel sürdürülebilirlik için araçlardır.Bicycles are tools for urban sustainability.
Araba duvara çarptı.The car crashed into the wall.
Arayan bulur.Who searches, finds.
Kim ararsa, bulur.Who searches, finds.
Daha sonra tekrar arar mısınız, lütfen?Could you call again later, please?
Teoride, teori ve pratik arasında hiçbir fark yoktur. Fakat pratikte, var.In theory, there is no difference between theory and practice. But, in practice, there is.
Teoride, teori ve uygulama arasında farklılık yok. Ama uygulamada var.In theory, there is no difference between theory and practice. But, in practice, there is.
Aramızda her şey bitti. Yüzüğümü geri ver.It's over between us. Give me back my ring!
Bayım, arabanı buraya park etmene izin verilmiyor.Sir, you are not allowed to park your car here.
Onlara, ayrılmadan önce beni aramalarını söyle.Tell them to call me before they leave.
Ne, hâlâ nasıl araba süreceğini bilmiyor musun?What... you still don't know how to drive?
Kahretsin, gecenin bir yarısında beni aramaya cesaret eden pislik kim ?!Holy crap, who's the asshole who dares call me in the middle of the night?!
Bir web sayfası ziyaretçilerinin %90'ından daha fazlası arama motorlarındandır.More than 90 percent of visits to a web page are from search engines.
Ne yaptığımızı bilseydik buna araştırma denmezdi, değil mi?If we knew what we were doing, it wouldn't be called research, would it?
Benim arabayı alacağım.I'm going to take my car.
Yeni bir araba alma zamanın.It's time for you to buy a new car.
Arabanı tamir ettirmelisin.You should get your car fixed.
Arabanı yıkattırsan iyi olur.You had better have your car washed.
Araba kullanırken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when driving.
Araba sürmesen iyi olur.You had better not drive a car.
Bir araba sürebilir misin?Can you drive a car?
Araba sürebilirsin, değil mi?You can drive a car, can't you?
Sen benim yeni arabamı kullanabilirsin.You may use my new car.
Dün gece beni aradın mı?Did you call me up last night?
Artık sınavı geçtiğine göre, kendi başına araba kullanabilirsin.Now that you have passed your test, you can drive on your own.
Bu arabayı kullanabilirsiniz.You can use this car.
Bu araba için çok fazla istiyorsun.You are asking too much for this car.
Buradan Tokyo'ya arabayla ne kadar sürdü?How long did it take you to drive from here to Tokyo?
Sen şimdi seçkinlerin arasındasın.You are now among the elite.
Beni gece çok geç saatte aramak zorunda değildin.You need not to have called me up so late at night.
Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.You'll be able to drive a car in a few days.
Sen yokken Meg seni aradı.Meg called you during your absence.
Problemlerimiz arasında benzerlik görmüyorum.I see no analogy between your problem and mine.
Telefon numaranı bilseydim, seni arardım.Had I known your telephone number, I would have called you.
Lütfen arabanı bana ödünç ver.Please lend me your car.
Arabanı bana ödünç verir misin?Would you mind lending me your car?
Beni arabanızla gideceğim yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Beni arabanıza alın.Give me a lift in your car.
Beni arabanızla gittiğiniz yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Beni arabanla bırak.Give me a lift in your car.
Seninki ile karşılaştırıldığında benim arabam küçük.Compared with yours, my car is small.
Arabanla ne yaptın?What have you done with your car?
Senin evinin ve benimkinin arasında orta noktada buluşalım.Let's meet halfway between your house and mine.
Pasaportunu bulursam seni hemen ararım.If I find your passport, I'll call you at once.
Ziyaret etmeden önce sizi ararım.I'll give you a call before I visit you.
Seni arayamadım; telefon bozuktu.I couldn't call you; the telephone was out of order.
Bir arabayı nasıl süreceğini sana öğreteceğim.I'll teach you how to drive a car.
Senin fikrinle benimki arasında temel bir fark vardır.There is a fundamental difference between your opinion and mine.
Turtayı üçünüz aranızda bölüşün.Divide the cake among you three.
Üçünüz arasında pastayı bölüştürün.Divide the cake among you three.
Aradığım adamsın.You are the man I've been looking for.
Satın almayı planladığın araba ne kadar?How much is the car you are planning to buy?