arıyorsun ile cümle
arıyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanlar bana "Fiziğin en temel kurallarını mı arıyorsun?"diyorLa gente me dice: ¿Estás buscando las leyes definitivas de la física?
İnsanlar bana "Fiziğin en temel kurallarını mı arıyorsun?"diyorLa gente mi chiede: "Stai cercando la legge ultima della fisica?"
İnsanlar bana "Fiziğin en temel kurallarını mı arıyorsun?"diyorLeute fragen mich "Suchst du die ultimativen Gesetze der Physik?"
İnsanlar bana "Fiziğin en temel kurallarını mı arıyorsun?"diyorLudzie pytają mnie "Czy poszukuje pan fundamentalnych praw fizyki?"
İnsanlar bana "Fiziğin en temel kurallarını mı arıyorsun?"diyorMensen vragen me "Ben je op zoek naar de ultieme wetten van de natuurkunde?"
İnsanlar bana "Fiziğin en temel kurallarını mı arıyorsun?"diyorOamenii îmi spun: "Cauți legile supreme ale fizicii?"
İnsanlar bana "Fiziğin en temel kurallarını mı arıyorsun?"diyorΜου λένε: "Ψάχνετε για τους υπέρτατους νόμους της φυσικής;"
İnsanlar bana "Fiziğin en temel kurallarını mı arıyorsun?"diyorالناس يسألونني هل تبحث عن القوانين النهائية للفيزياء؟
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.A tak Ježiš vediac všetko, čo malo prijsť na neho, vyšiel a povedal im: Koho hľadáte?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Da nu Jesus vidste alt, hvad der skulde komme over ham, gik han frem og sagde til dem: "Hvem lede I efter?"
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Da nu Jesus visste om alt som skulde komme over ham, gikk han frem og sa til dem: Hvem leter I efter?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Ðức Chúa Jêsus biết mọi điều sẽ xảy đến cho mình, bèn bước tới mà hỏi rằng: Các ngươi tìm ai?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Ðức_Chúa_Jêsus biết mọi điều sẽ xảy đến cho mình , bèn bước tới mà hỏi rằng : Các ngươi tìm ai ?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Gesù allora, conoscendo tutto quello che gli doveva accadere, si fece innanzi e disse loro: «Chi cercate?»
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Isus, care ştia tot ce avea să I se întîmple, a mers spre ei, şi le -a zis: ,,Pe cine căutaţi?``
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Jésus, sachant tout ce qui devait lui arriver, s`avança, et leur dit: Qui cherchez-vous?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Ježíš pak věda všecko, což přijíti mělo na něj, vyšed proti nim, řekl jim: Koho hledáte?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Jézus azért tudván mindazt, a mi reá következendõ vala, elõre méne, és monda azoknak: Kit kerestek?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Jezus pa, ker je vedel vse, kaj nad njega pride, jim gre naproti in reče: Koga iščete?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Jezus wist wat Hem zou overkomen. Hij liep hun tegemoet en vroeg: "Wie zoekt u?"
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.예수께서 그 당할 일을 다 아시고 나아가 가라사대 너희가 누구를 찾느냐
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Och Jesus, som visste allt vad som skulle övergå honom, gick fram och sade till dem: »Vem söken I?»
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Pero Jesús, sabiendo todas las cosas que le habían de acontecer, se adelantó y les dijo: --¿A quién buscáis
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Sabendo, pois, Jesus tudo o que lhe havia de suceder, adiantou-se e perguntou-lhes: A quem buscais?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Silloin Jeesus, joka tiesi kaiken, mikä oli häntä kohtaava, astui esiin ja sanoi heille: "Ketä te etsitte?"
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Tedy Jezus wiedząc wszystko, co nań przyjść miało, wyszedłszy rzekł im: Kogo szukacie?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Wie nun Jesus wußte alles, was ihm begegnen sollte, ging er hinaus und sprach zu ihnen: Wen suchet ihr?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Ο δε Ιησους, εξευρων παντα τα ερχομενα επ' αυτον, εξηλθε και ειπε προς αυτους Τινα ζητειτε;
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Защото това стана, за да се изпълни написаното: +Кост Негова няма да се строши+;
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Знаючи ж Ісус усе, що настигає на Него, вийшов і рече Їм: Кого шукаєте?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.Иисус же, зная все, что с Ним будет, вышел и сказал им: кого ищете?
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.וישוע ידע את כל אשר יבא עליו ויצא ויאמר אליהם את מי תבקשו׃
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.فخرج يسوع وهو عالم بكل ما يأتي عليه وقال لهم من تطلبون.
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.耶 穌 知 道 將 要 臨 到 自 己 的 一 切 事 、 就 出 來 、 對 他 們 說 、 你 們 找 誰
İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu.耶穌 知道 將 要 臨到 自己 的 一切事 、 就 出來 、 對 他 們說 、 你 們找誰
- Kimi arıyorsun - Bıçak hayranlarını.- A un admirador de los cuchillos. - ¿Tiene monedas?
- Kimi arıyorsun - Bıçak hayranlarını.- Kit hív? - Kollégákat.
- Kimi arıyorsun - Bıçak hayranlarını.-Koho voláš? -Fanoušky nožů.
- Kimi arıyorsun - Bıçak hayranlarını.- Pe cine suni ? - Pe amatorii de cuţite.
- Kimi arıyorsun - Bıçak hayranlarını.- Wen rufen Sie an? - Messerliebhaber.
- Kimi arıyorsun - Bıçak hayranlarını.- Wie bel je ? - Fans van messenwerpers.
- Kimi arıyorsun - Bıçak hayranlarını.- Σε ποιον τηλεφωνείς ; - Σε κάτι φίλους από τα μαχαίρια.
- Kimi arıyorsun - Bıçak hayranlarını.- Кому Вы звоните? - Любителям ножей.
- Kimi arıyorsun - Bıçak hayranlarını.На кого звъните?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.A našiel ho nejaký muž, keď hľa, blúdil po poli. A človek sa ho pýtal a povedal: Čo hľadáš?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Andando él extraviado por el campo, un hombre lo encontró. Y aquel hombre le preguntó diciendo: --¿Qué buscas
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Có một người gặp chàng đi lạc trong đồng ruộng, liền hỏi và nói cùng chàng rằng: Ngươi tìm chi?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Có một người gặp chàng đi lạc trong đồng_ruộng , liền hỏi và nói cùng chàng rằng : Ngươi tìm chi ?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Da fand ihn ein Mann, daß er irreging auf dem Felde; der fragte ihn und sprach: Wen suchst du?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Där mötte han en man, medan han gick omkring villrådig på fältet; och mannen frågade honom: »Vad söker du?»
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Elõtalálá pedig õt egy ember, mikor a mezõben bolyong vala, és megkérdé õt az az ember, mondván: Mit keressz?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.E um homem encontrou a José, que andava errante pelo campo, e perguntou-lhe: Que procuras?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.I nadszedł go niektóry mąż, a on się błąkał po polu; i pytał go mąż on mówiąc:
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Ja muuan mies kohtasi hänet, hänen harhaillessaan kedolla; ja mies kysyi häneltä: "Mitä etsit?"
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.어떤 사람이 그를 만난즉 그가 들에서 방황하는지라 그 사람이 그에게 물어 가로되 네가 무엇을 찾느냐
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Mens han nu vanket om på marken, møtte han en mann, og mannen spurte ham: Hvad leter du efter?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Mentr'egli andava errando per la campagna, lo trovò un uomo, che gli domandò: «Che cerchi?»
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Najde pa ga neki mož, ko je, glej, taval po polju, in vpraša ga tisti mož, rekoč: Kaj iščeš?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Našel ho pak muž nějaký, an bloudí po poli. I zeptal se ho muž ten, řka: Čeho hledáš?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Pe cînd rătăcea pe cîmp, l -a întîlnit un om. Omul acela l -a întrebat: ,,Ce cauţi?``