arıyorlar ile cümle

arıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Sakin ol. Beni arıyorlar.Calma, isto é comigo.
Sakin ol. Beni arıyorlar.Nem rólad van szó.
Sakin ol. Beni arıyorlar.-Neřekla mi, jak je stará.
Sakin ol. Beni arıyorlar.Spokojnie.
Sakin ol. Beni arıyorlar.Ze moeten mij hebben.
Sakin ol. Beni arıyorlar.لا بأس أهدأ أنه بخصوصى
Seni arıyorlar.Vi stanno cercando.
Seni arıyorlar.Они тебя ищут.
Sürekli nakit arıyorlardı.Căutau în mod constant bani lichizi.
Sürekli nakit arıyorlardı.Cercavano liquidità in continuazione.
Sürekli nakit arıyorlardı.Constantemente buscaban dinero.
Sürekli nakit arıyorlardı.De søgte konstant efter penge.
Sürekli nakit arıyorlardı.Ils recherchaient en permanence de l'argent.
Sürekli nakit arıyorlardı. İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.In tegenstelling tot wat veel mensen geloven, is terrorisme eigenlijk een zeer dure bezigheid.
Sürekli nakit arıyorlardı.그들은 늘 현금을 찾아 다녔습니다.
Sürekli nakit arıyorlardı.Neustále hľadali peniaze.
Sürekli nakit arıyorlardı.Neustále hledali zdroje hotovosti.
Sürekli nakit arıyorlardı.Nieustannie kasy poszukiwali.
Sürekli nakit arıyorlardı.Sie waren dauernd auf der Suche nach Geld.
Sürekli nakit arıyorlardı.Έψαχναν συνέχεια για μετρητά.
Sürekli nakit arıyorlardı.Вони весь час шукали гроші.
Sürekli nakit arıyorlardı.Они все время искали деньги.
Sürekli nakit arıyorlardı.Постоянно търсеха пари.
Sürekli nakit arıyorlardı.הם היו בחיפוש תמידי אחר מזומנים.
Sürekli nakit arıyorlardı.فهم في بحث دائم عن الأموال السائلة .
Sürekli nakit arıyorlardı.一般に考えられているのとは反対に
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Blev trötta på kycklingfettet. De letade efter ett alternativ.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Das Hühnerfett war ihnen über. Also suchten sie nach einer Alternative.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Elegük lett a csirkezsírból. Egy alternatívát kerestek.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Erano stanchi del grasso di gallina. Stavano cercando un'alternativa. Erano stanchi del grasso di gallina.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Estaban hartos de la grasa de pollo. Buscaban una alternativa.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Estavam fartos de gordura de galinha.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Ils en avaient marre de la graisse de poulet. Ils étaient en train de chercher une alternative.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.닭 기름에 질리기 시작했거든요. 그래서 대체 식품을 찾기 시작하죠.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Kyllästyivät kananrasvaan. Etsivät sitten vaihtoehtoa.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Měli už dost drůbežího tuku. A hledali si alternativu.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Mieli dość kurzego tłuszczu. Mieli dość kurzego tłuszczu.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Se săturaseră de grăsimea de găină. Și căutau o alternativă.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Sudah jenuh dengan lemak ayam. Saat itu mereka sedang mencari alternatif.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Ze hadden genoeg van kippenvet. Ze zochten een alternatief.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Είχαν βαρεθεί να τρώνε λίπος κότας. Έψαχναν για κάτι άλλο.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Омръзнала им. Търсили алтернатива.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.От куриного жира их уже тошнило. Они искали альтернативу.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.נמאס להם משומן עוף. הם חיפשו תחליף.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.لانهم اصبحوا مرضى بسبب دهن الدجاج وكانوا يبحثون عن حل
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.とても美味しい甘みのあるガチョウの脂を見つけたんです それで彼らはガチョウを絞めて その脂を冬の間 料理に使っていました
Üremek için yer arıyorlar kendilerine.Cauta un loc unde sa se inmulteasca.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine.Cercano un posto per riprodursi.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine.Chúng tìm nơi sinh sản.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine.De leder efter et sted at formere sig.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine. Eğer yağmur yağarsa burada üreyecekler.이들은 번식할 곳을 찾고 있죠. 여기에 비가 오면 여기서 번식합니다.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine. Eğer yağmur yağarsa burada üreyecekler.Rozmnażają się tam, gdzie pada.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine. Eğer yağmur yağarsa burada üreyecekler.הן מחפשות מקום להתרבות. אם ירד כאן גשם הן תיתרבנה.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine. Eğer yağmur yağarsa burada üreyecekler.إنهم يبحثون عن مكان للتزاوج. إن أمطرت ستتزاوج.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine. Eğer yağmur yağarsa burada üreyecekler.しかしほとんどが飛んでいきます 次の到着地点は
Üremek için yer arıyorlar kendilerine.Egy helyet keresnek, ahol szaporodhatnak.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine.Están buscando un lugar para reproducirse.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine.Hľadajú, kde by sa mohli rozmnožiť.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine.Ils cherchent un endroit où se reproduire.
Üremek için yer arıyorlar kendilerine.Ne etsivät paikkaa missä lisääntyä.

İlgili Sayfalar