arıyorlar ile cümle

arıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarAuf der Suche nach einem Weg, unseren Amerikanischen Traum zu erobern.
Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarleder efter en måde at overtage den amerikanske drøm.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ei caută aceste plante. Le găsesc în floare.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Hľadajú ich. Nájdu ich kvitnúť.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Hledají je. Naleznou je kvetoucí.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ils partent à leur recherche. Ils les trouvent en fleur.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.그 식물들을 찾고, 꽃을 찾습니다.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Las buscan y las encuentran floreciendo.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Loro le cercano. Le trovano in fioritura.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Megkeresik. Amikor megtalálják, virágzik.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Mereka mencarinya. Mereka menemukan bunganya.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Szukają ich, znajdują je w okresie kwitnienia
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Und dann gehen sie zu ihnen zurück wenn die Samen reif sind.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ze zoeken en vinden de bloeiende planten.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Τα ψάχνουν. Τα βρίσκουν κατα την διάρκεια της ανθοφορίας.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Они их ищут.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Те ги търсят. Намират ги разцъфнали.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.הם מחפשים אותם. הם מוצאים אותם בפריחה.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.يبحثون عنها. يجدونها في زهرة.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.種をつけたときにそこに戻り
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Aceste furnici incearca sa geseasca regina furnica?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Ces fourmis, est-ce qu'elles cherchent la reine des fourmis ?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Czy te mrówki szukają królowej?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?Deze mieren, zoeken ze hun koningin?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Diese Ameisen, suchen die die Ameisenkönigin?"
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Estas formigas estarão à procura da rainha?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Estas hormigas, ¿están buscando a la reina?"
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Hľadajú tieto mravce svojú kráľovnú?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"이 개미들은 여왕 개미를 찾고 있는것일까?"
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Queste formiche, stanno cercando la formica regina?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar? Yoksa yaşayacak bir yere mi ihtiyaçları var?""Những chú kiến này có phải đang tìm kiến chúa không nhỉ, hay chúng đang cần nơi nào để làm tổ?"
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Тези мравки, да не би да търсят царицата мравка?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Эти муравьи, они ищут матку?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"הנמלים האלה מחפשות את המלכה?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"أهم يبحثون عن الملكة
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"それとも 家が必要なの?"
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Dog se, det fandt jeg, at Gud har skabt Menneskene, som de bør være; men de har så mange sære Ting for.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Eis que isto tão-somente achei: que Deus fez o homem reto, mas os homens buscaram muitos artifícios.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Hanem lásd, ezt találtam, hogy az Isten teremtette az embert igaznak; õk pedig kerestek sok kigondolást.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››나의 깨달은 것이 이것이라 곧 하나님이 사람을 정직하게 지으셨으나 사람은 많은 꾀를 낸 것이니라
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Numai, iată ce am găsit: că Dumnezeu a făcut pe oameni fără prihană, dar ei umblă cu multe şiretenii.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Poglej, samo to sem našel, da je Bog ustvaril človeka poštenega, oni pa iščejo veliko spletk!
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››To tylko obacz, com znalazł, że stworzył Bóg człowieka dobrego; ale oni udali się za rozmaitemi myślami.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Vedi, solo questo ho trovato: ma essi cercano tanti fallaci ragionamenti
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Ιδου, τουτο μονον ευρηκα οτι ο Θεος εκαμε τον ανθρωπον ευθυν, αλλ' αυτοι επεζητησαν λογισμους πολλους.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Только это я нашел, что Бог сотворил человека правым, а люди пустились во многие помыслы.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››לבד ראה זה מצאתי אשר עשה האלהים את האדם ישר והמה בקשו חשבנות רבים׃
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››انظر. هذا وجدت فقط ان الله صنع الانسان مستقيما. اما هم فطلبوا اختراعات كثيرة
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››我 所 找 到 的 、 只 有 一 件 、 就 是 神 造 人 原 是 正 直 、 但 他 們 尋 出 許 多 巧 計
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››我 所 找到 的 、 只有 一 件 、 就是 神造人 原是 正直 、 但 他 們尋 出 許 多巧計
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.그래서 몬태나 맥주업자들과 그들의 소비자들은 관심을 가지고, 그 문제를 다룰 방법을 찾고 있습니다.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Montanské pivovary a ich zákaznícu sú znepokojení a hľadajú spôsoby, ako sa s tým problémom vysporiadať.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Và những người pha chế ở Montana và khách hàng của họ đang lo lắng, và họ đang tìm một giải pháp;
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Έτσι, οι ζυθοπαραγωγοί της Μοντάνα και οι πελάτες τους ανησυχούν και προσπαθούν να επιλύσουν το πρόβλημα αυτό.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Пивовары Монтаны и их клиенты озабочены, и они ищут способы для решения этой проблемы.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Тож броварі Монтани та їх клієнти занепокоєні і вони шукають способів вирішення цієї проблеми.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.אז המבשלות במונטנה ולקוחותיהן מודאגים, והם מחפשים דרך לטפל בבעיה.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.حسناً إن صانعي شراب البيرة ومستهلكيها قلقون .. وهم يبحثون عن طريقة لمعالجة هذه المشكلة ..
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.問題解決への道を求めています さて 残りの水の足跡にどう対処できるでしょう?
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.De är på jakt efter djur i skogen för att livnära sina familjer.

İlgili Sayfalar