arıyor ile cümle

arıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Estamos tratando de encontrar la belleza en la verdad.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Încercăm să găsim frumusețea în adevăr.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.우리난 진실 속의 아름다움을 추구합니다
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Magát a szépséget keressük az igazságban.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Noi cerchiamo di trovare la bellezza nella verità.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Nous essayons de trouver la beauté dans la vérité.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Snažíme sa nájsť krásu v pravde.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Staramy się znaleźć piękno w prawdzie.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.We proberen de schoonheid te vinden in de waarheid.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Wir versuchen, Schönheit in der Wahrheit zu finden.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Мы пытаемся найти красоту в правде.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.Опитваме се да открием красотата в истината.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.אנחנו מנסים למצוא את היופי באמת.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.نحل نحاول أن نجد الجمال في الحقيقة.
Doğruluğun içindeki güzelliğini arıyoruz.一方 技術者は物事を科学者のように捉えます
Doğrusu, işverenler vasıflı işçiler arıyorlar.Arbeitnehmer.
Doktor, bu adam gene seni arıyor.Doctor, ce Monsieur vous appel de nouveau a propos de travaille.
Doktor, bu adam gene seni arıyor.Dok, pria itu menelepon untuk pekerjaanmu lagi.
Doktor, onlar seni arıyorlar ?Docteur, ils vous cherchent
Doktor, onlar seni arıyorlar ?Doktor, die Leute verlangen nach dir.
Dolabımızda birşey arıyor.Dia mencari lemari arsip kami.
Dolabımızda birşey arıyor.Elas está procurando por nosso fichário,
Dolabımızda birşey arıyor.Elle cherche notre classeur.
Dolabımızda birşey arıyor.Está buscando un fichero.
Dolabımızda birşey arıyor.Hľadá našu kartotéku.
Dolabımızda birşey arıyor.Hledá naši kartotéku.
Dolabımızda birşey arıyor.Hon söker våra arkivskåp.
Dolabımızda birşey arıyor.Maar goed, terug naar waar ik mee bezig was.
Dolabımızda birşey arıyor.Sie ist auf der Suche nach unserem Aktenschrank.
Dürüst olmak gerekirse Juan Antonio, ...tek gecelik bir şey arıyor olsaydım bile, hiç şansın olmazdı.يا خوان أنطونيو، لو كنت من الفتيات اللواتي يعبثن فلا أعتقد أن هناك فرصة لنا
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??E.T. belt naar huis, en ik ben er niet?
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??아니,상상이 가세요? ET 가 집에 전화를 하는데,
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??E.T. telefona a casa, e io non sono lì?
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??Ich meine, können Sie sich das vorstellen? E.T. telefoniert nach Hause und ich bin nicht da?
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??Je veux dire, vous pouvez imaginer ça ? E.T. téléphone maison, et je suis, genre, pas là ?
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??No wyobrażacie sobie? ET dzwoni do domu, a ja o tym nie wiem?
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??¿Pueden imaginárselo? E.T. llamando a casa, ¿y no estoy?
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??Vreau să spun..., vă puteţi imagina? E.T. sunând acasă şi eu nu sunt... acolo?
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??Извънземните да ми се обадят в къщи, а мен да ме няма?
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??Представьте, пришельцы звонят, а меня нет!
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??אתם יכולים לתאר לעצמכם את אי-טי מתקשר הביתה,
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??أعني، هل يمكنك أن تتخيل؟ مخلوق فضائي يتصل بمنزلك،
Düşünsenize, E.T. evi arıyor, ve ben evde yokum??で 僕は家にいない まったく最低だ
Eğer bir örüntü arıyorsanız, işte örüntü burada.Y si estabas buscando un patrón, es el patrón.
Eğer bir örüntü arıyorsanız, işte örüntü burada.Znaleźliśmy przy okazji ogólny wzór.
Eğer bir örüntü arıyorsanız, işte örüntü burada.ואם מחפשים תבנית, זוהי התבנית.
Eğer bir örüntü arıyorsanız, işte örüntü burada.وإذا كنت تبحث عن نمط، هذا هو النمط.
Eğer içini döküp rahatlamak için uygun bir zaman arıyorsa tam da şuan en uygun zamandı.Merci. Je n'aurais jamais pensé dire ça à un homme.
Eğer kaçak viski arıyorlarsa, o nereden bulunur, biliyordu.만약 그들이 불법 위스키, 그 어디에 그것을 알고.
Eğer kaçak viski arıyorlarsa, o nereden bulunur, biliyordu.Wenn sie schwarzgebrannten Schnaps wollten, wusste er wo man den kriegt.
Eğer kaçak viski arıyorlarsa, o nereden bulunur, biliyordu.Αν ήθελαν παράνομο ουίσκι, ήξερε πού να το βρει.
Eğer kaçak viski arıyorlarsa, o nereden bulunur, biliyordu.إذا أرادوا مروج ويسكي، كان يعرف أين يحصل عليه.
Eğer n'i arıyorsak, n'i yalnız birakmalıyız.A questo punto moltiplichiamo per 36 A questo punto moltiplichiamo per 36
Eğer n'i arıyorsak, n'i yalnız birakmalıyız.이제 우리가 n을 구하기 위해서는, 말 그대로 이 변에 36을 곱해주면 되겠죠
Eğer n'i arıyorsak, n'i yalnız birakmalıyız. O yüzden sol tarafı 36*Vi vil nu gerne have det sådan, at der kun står n på venstre side.
Eğer n'i arıyorsak, n'i yalnız birakmalıyız. O yüzden sol tarafı 36*Якщо хочемо знайти n, ми можемо помножити.
Eğer n'i arıyorsak, n'i yalnız birakmalıyız.الآن اذا اردنا ان نجد قيمة n، فيمكننا ان نضرب اذا اردنا ان تكون الـ n هنا، فسوف نضرب
Eğer n'i arıyorsak, n'i yalnız birakmalıyız.ここにnだけを残すには、 この側を 36倍 - 異なる色で書きます。
Eğer prezervatif arıyor olsaydı, benim odama giderdi. Nedenmiş o?まとめ買いするし、あんたよりもてるしさ
Eğer prezervatif arıyor olsaydı, benim odama giderdi.Se cercava un presevativo, sarebbe entrato nella mia stanza.
İlgili Sayfalar