arıyor ile cümle

arıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Vì vậy tôi đã gọi mẹ tôi xem... Tôi nên nói gì với người phụ nữ này?
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Więc zadzwoniłem do mamy, żeby się dowiedzieć, co mam powiedzieć tej kobiecie.
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Γι' αυτό έπαιρνα τη μαμά μου, για να δω-- τι πρέπει να πω σ' αυτή την κοπέλα.
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Поэтому я звоню маме, чтобы спросить, что мне ей сказать?
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.لذلك كنت أتصل بأمي لمعرفة-- ما الذي ينبغي قوله لهذه المرأة؟
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.何を言おう? [女が笑う]
Bu yüzden, hücrede ne arıyorsun?A w ogóle to czemu siedzicie w celi?
Bu yüzden, hücrede ne arıyorsun?E comunque, che ci fate in una cella?
Bu yüzden, hücrede ne arıyorsun?E, já agora, o que estão a fazer numa cela?
Bu yüzden, hücrede ne arıyorsun?Hvad laver I for øvrigt i cellen?
Bu yüzden, hücrede ne arıyorsun?-Miksi olette sellissä?
Bu yüzden, hücrede ne arıyorsun?Vad gör ni i cellen förresten?
Bu yüzden, hücrede ne arıyorsun?¿Y se puede saber qué hacéis encerrados?
Bu yüzden, hücrede ne arıyorsun?Τι θες μέσα στο κελί;
Bu yüzden, hücrede ne arıyorsun?Кстати, а что это вы делаете в камере?
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.그래서 몬태나 맥주업자들과 그들의 소비자들은 관심을 가지고, 그 문제를 다룰 방법을 찾고 있습니다.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Montanské pivovary a ich zákaznícu sú znepokojení a hľadajú spôsoby, ako sa s tým problémom vysporiadať.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Và những người pha chế ở Montana và khách hàng của họ đang lo lắng, và họ đang tìm một giải pháp;
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Έτσι, οι ζυθοπαραγωγοί της Μοντάνα και οι πελάτες τους ανησυχούν και προσπαθούν να επιλύσουν το πρόβλημα αυτό.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Пивовары Монтаны и их клиенты озабочены, и они ищут способы для решения этой проблемы.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Тож броварі Монтани та їх клієнти занепокоєні і вони шукають способів вирішення цієї проблеми.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.אז המבשלות במונטנה ולקוחותיהן מודאגים, והם מחפשים דרך לטפל בבעיה.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.حسناً إن صانعي شراب البيرة ومستهلكيها قلقون .. وهم يبحثون عن طريقة لمعالجة هذه المشكلة ..
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.問題解決への道を求めています さて 残りの水の足跡にどう対処できるでしょう?
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.De är på jakt efter djur i skogen för att livnära sina familjer.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.De søger efter vildt kød; dyr fra skoven de kan dræbe for at brødføde deres familier.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Erdei vadakat keresnek -- ezeket ölik le, hogy táplálékot szerezzennek a családjuknak.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Están buscando animales salvajes animales del bosque con qué alimentar a sus familias.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Estão à procura de caça, animais da floresta que consigam matar para alimentar as suas famílias.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Họ đang tìm kiếm thịt thú rừng Những động vật rừng họ có thể giết để làm thức ăn cho gia đình của họ
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.그들은 가족들을 먹여 살리기 위해 야생 동물을 노리고 있었습니다.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Mereka mencari daging hewan liar -- hewan hutan yang bisa mereka bunuh untuk memberi makan keluarga.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Sie suchen nach Buschfleisch -- Waldtiere welche sie toeten koennen um ihre Familien zu ernaehren.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Stanno cercando bushmeat: carne di animali selvatici per nutrire le loro famiglie.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Szukają mięsa buszu -- zwierząt leśnych, które mogliby zabić, żeby wyżywić swoje rodziny
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Ze zijn op zoek naar bosvlees -- dieren uit het bos die ze doden om hun gezin te voeden.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Ψάχνουν για άγριο κρέας: ζώα του δάσους που τα σκοτώνουν για να ταΐσουν την οικογένεια τους.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Они ищут лесную дичь: диких животных, которых можно убить, чтобы накормить свои семьи.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Те търсят месо из шубраците - горски животни, които могат да убият, за да изхранват семействата си.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.הם מחפשים בשר שיחים -- חיות יער שהם יוכלו לצוד כדי להאכיל את משפחותייהם.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.إنهم يبحثون عن لحوم الطرائد - حيوانات الغابات يمكن أن تقتل لإطعام عائلاتها.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.森林動物を探しています 家の近くの森に
Çalı,sacak bir yer arıyor.Ela procura emprego.
Çalı,sacak bir yer arıyor.Hon behöver ett jobb.
Çalı,sacak bir yer arıyor.Hun har brug for et job.
Çalı,sacak bir yer arıyor.Lei sta cercando un lavoro.
Çalı,sacak bir yer arıyor.Ona szuka pracy.
Çalı,sacak bir yer arıyor.Sheska etsii töitä.
Çalı,sacak bir yer arıyor.Она ищет себе работу.
Central'dan Madam Christmas adında biri sizi arıyor.En samtale fra fru Christmas i Central.
Central'dan Madam Christmas adında biri sizi arıyor.Ett samtal från Madam Christmas i Central.
Central'dan Madam Christmas adında biri sizi arıyor.Una telefonata da una certa Madame Christmas, di Central City.
Central'dan Yarbay Hughes telefon kulübesinden arıyor.Chamada do Tenente-Coronel Hughes, da Central, de uma cabina.
Central'dan Yarbay Hughes telefon kulübesinden arıyor.Everstiluutnantti Hughes soittaa julkiselta linjalta.
Central'dan Yarbay Hughes telefon kulübesinden arıyor.Opkald fra oberstløjtnant Hughes i Central.
Central'dan Yarbay Hughes telefon kulübesinden arıyor.Pułkownik Hughes z Central, na publicznej linii.
Central'dan Yarbay Hughes telefon kulübesinden arıyor.Samtal från överstelöjtnant Hughes i Central.
Central'dan Yarbay Hughes telefon kulübesinden arıyor.Tiene una llamada del teniente coronel Hughes, desde Central.
Central'dan Yarbay Hughes telefon kulübesinden arıyor.Una telefonata dal tenente colonnello Hughes, da una linea pubblica.
Central'dan Yarbay Hughes telefon kulübesinden arıyor.Κλήση από τον Αντισυνταγματάρχη Χιουζ, από δημόσιο τηλέφωνο.
İlgili Sayfalar