Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.אז, יש לנו את הפרוייקטים לניקוי הגאנגאס והיאמונה.
Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.لذا، لدينا الغانج ويامونا ينظمون المشروع.
Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.この計画に何億ドルもの資金を投入してきました
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Ada pertambangan di mana perak ditemukan; ada tempat di mana emas dimurnikan
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Argintul are o mină de unde se scoate, şi aurul are un loc de unde este scos ca să fie curăţit.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Bạc có mỏ để người ta đào lấy nó, Và vàng có nơi người ta luyện nó.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Bạc có mỏ để người_ta đào lấy nó , Và vàng có nơi người_ta luyện nó .
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Bizony az ezüstnek bányája van, és helye az aranynak, a hol tisztítják.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Certo, per l'argento vi sono miniere e per l'oro luoghi dove esso si raffina
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Ciertamente la plata tiene su mina, y el oro un lugar donde lo refinan
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Es hat das Silber seine Gänge, und das Gold, das man läutert seinen Ort.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır."Hopeallakin on suonensa ja löytöpaikkansa kullalla, joka puhdistetaan;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Il y a pour l`argent une mine d`où on le fait sortir, Et pour l`or un lieu d`où on l`extrait pour l`affiner;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Job vervolgde: "De mens weet waar hij zilver en goud kan vinden en hoe hij het moet zuiveren.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Kajti srebro ima svoje žile in zlato kraj, kjer se čisti.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.은은 나는 광이 있고 연단하는 금은 나는 곳이 있으며
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Lebo striebro má svoj prameň a zlato miesto, kde ho čistia;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Mać w prawdzie srebro początki żył swoich, a złoto miejsce, kędy bywa pławione.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Máť zajisté stříbro prameny své, a zlato místo k přehánění.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Na verdade, há minas donde se extrai a prata, e também lugar onde se refina o ouro:
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Silvret har ju sin gruva, sin fyndort har guldet, som man renar;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Sølvet har jo sin grube, og gullet, som renses, sitt finnested;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Sølvet har jo sit Leje, som renses, sit sted
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Βεβαιως ειναι τοπος του αργυριου οθεν εξαγεται, και τοπος του χρυσιου οπου καθαριζεται
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Наистина има рудница за сребро, И място, гдето злато се плави.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Так! у серебра есть источная жила, и у золота место, где егоплавят.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.כי יש לכסף מוצא ומקום לזהב יזקו׃
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.لانه يوجد للفضة معدن وموضع للذهب حيث يمحصونه.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.銀 子 有 礦 、 煉 金 有 方
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.銀子 有礦 、 煉金 有方
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesi10 от общо 12 огнища на заболявания, причинени от водата, докладвани от страните на ЕС-27, са
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesi% av landets befolkning anslutna till kommunala avloppsanläggningar
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesi% der nationalen Bevölkerung, deren Haushalte an kommunale Abwasserbehandlungsanlagen angeschlossen sind
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesi% din populaţia naţională conectată la instalaţii de tratare a apelor uzate urbane (ITAUU)
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesi% domáceho obyvateľstva napojeného na komunálne čistiarne odpadových vôd (UWWTP)
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesiLa aplicación de la Directiva sobre Tratamiento de Aguas Residuales Urbanas
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesi% ludności kraju podłączonej do oczyszczalni ścieków komunalnych
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesi% národní populace připojené k městským čistírnám odpadních vod (ČOV) počtem obyvatel nad 2000 nebo více.
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesi) reste incomplète dans de nombreux pays (
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesi% van nationale bevolking aangesloten op stedelijke waterzuiveringsinstallaties
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesiYhdyskuntajätevesipuhdistamoihin liittyneen väestön osuus %
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesiZa ta območja so na voljo dopolnilne 'nizkotehnološke' rešitve.
Kentsel atık su arıtma tesislerine (UWWTP) bağlı ulusal nüfus yüzdesiΠεριφερειακή διακύμανση στην επεξεργασία λυμάτων την περίοδο 1990-2007 επεξεργασία των αστικών λυμάτων (39) (
Michael Pritchard: Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.Okay, abbiamo dei rifiuti dal depuratore.
Michael Pritchard: Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.Oke, we hebben wat afspoeling van een riolering van een waterzuiveringsinstallatie.
RABbin huzurunda pak kılınacak kişiyi arıtmak üzere avucunda kalan yağı başına sürecek.Das übrige Öl aber in seiner Hand soll er dem Gereinigten auf das Haupt tun, ihn zu versöhnen vor dem HERRN;
RABbin huzurunda pak kılınacak kişiyi arıtmak üzere avucunda kalan yağı başına sürecek.De rest van de olie moet op het hoofd van de man worden gedaan om verzoening voor hem te doen voor de HERE.
RABbin huzurunda pak kılınacak kişiyi arıtmak üzere avucunda kalan yağı başına sürecek.또 그 손에 남은 기름은 제사장이 그 정결함을 받는 자의 머리에 발라 여호와 앞에서 그를 위하여 속죄할 것이며
RABbin huzurunda pak kılınacak kişiyi arıtmak üzere avucunda kalan yağı başına sürecek.Minyak selebihnya harus dituangkan ke atas kepala orang itu untuk upacara penyucian dirinya di hadapan TUHAN
RABbin huzurunda pak kılınacak kişiyi arıtmak üzere avucunda kalan yağı başına sürecek.והנותר מן השמן אשר על כף הכהן יתן על ראש המטהר לכפר עליו לפני יהוה׃
RABbin huzurunda pak kılınacak kişiyi arıtmak üzere avucunda kalan yağı başına sürecek.والفاضل من الزيت الذي في كف الكاهن يجعله على راس المتطهّر تكفيرا عنه امام الرب.
RABbin huzurunda pak kılınacak kişiyi arıtmak üzere avucunda kalan yağı başına sürecek.祭 司 手 裡 所 剩 的 油 、 要 抹 在 那 求 潔 淨 人 的 頭 上 、 在 耶 和 華 面 前 為 他 贖 罪
RABbin huzurunda pak kılınacak kişiyi arıtmak üzere avucunda kalan yağı başına sürecek.祭司 手 裡 所 剩 的 油 、 要 抹 在 那 求 潔淨 人 的 頭上 、 在 耶和華 面前 為 他 贖罪
Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.Baik, kita punya air limpasan dari air dari selokan sawah.
Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.Bien, tenemos algunos candidatos de la planta de drenaje de una granja.
Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.Máme tu také nějaké splašky z čističky.
Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.Oké, van egy kis maradék egy szennyvíztisztító telepről.
Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.Rồi tôi cũng có ít chất thừa thãi từ một nông trường xử lý chất thải.
Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.Temos também águas residuais do esgoto de uma quinta.
Tamam. Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.Wir haben etwas Abwasser aus einer Kläranlage.