Ana içeriğe geç
Sözlük

apa ile cümle

apa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İşte sana gerçeği apaçık gösteren Kitap'ın ayetleri...These are the verses of the perspicuous Book.
Kuşkusuz bu, apaçık lütfun ta kendisidir."This is a clear favour indeed."
Allah'a dayanıp güven, çünkü sen apaçık gerçeğin üzerindesin.So you place your trust in God. Certainly you stand on positive truth.
Zaten biz her şeyi apaçık bir kütükte ayrıntılı olarak kaydetmişizdir.We keep an account of all things in a lucid register.
Ona vahyedilen, bir öğütten ve apaçık bir Kur'an'dan başka şey değildir;This is nothing but a reminder and illuminating discourse,
Şöyle dediler: "Bu, apaçık bir büyüden başka şey değildir."And say: "This is only magic.
"Bu, hiç kuşkusuz apaçık imtihanın ta kendisiydi."That was indeed a trying test.
Yoksa apaçık bir kanıtınız mı var?Or have you received some clear authority?
Apaçık hüsranın ta kendisi işte budur."Remember, this will be an all-too-evident loss.
Yemin olsun, Mûsa'yı da ayetlerimizle ve apaçık bir kanıtla göndermiştik.We sent Moses with Our signs and clear authority
Hiç kuşkusuz, insan apaçık bir nankördür.Man is surely most ungrateful.
"Allah'a karşı ululuk taslamayın! Ben size apaçık bir kanıt getirmekteyim."Do not think yourselves to be above God: I have come to you with clear authority.
Böyleleri apaçık bir sapıklık içindedir.They are clearly in the wrong."
Şu bir gerçek ki, biz sana apaçık bir fetih nasip ettik.WE HAVE GIVEN you a splendent victory
Biz, gerçekleri apaçık gösteren ayetler indirmişizdir.We have sent down very clear signs.
Eğer yüz çevirirseniz resulümüze düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.If you turn away, the duty of the Apostle is to convey the message clearly.
Yakında bileceksiniz kimmiş apaçık sapıklığın içinde."You will now realise who is in manifest error."
O dedi ki: "Ey toplumum! Hiç kuşkunuz olmasın, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."He said: "O my people, I warn you clearly
Gören kişi için cehennem apaçık ortaya çıkarılmıştır.And Hell made visible to him who can see,
Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.He had surely seen Him on the clear horizon.
Yine yemin olsun, onu gözünüzle apaçık göreceksiniz!Then you will see it with the eye of certainty.
Andolsun ki sana apaçık ayetler indirdik. (Ey Muhammed!)We have sent clear signs to you, such as none can deny except those who transgress the truth.
Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri apaçık gösterdik.But to those who are firm in their faith We have shown Our signs already.
Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.Do not follow in the footsteps of Satan your acknowledged foe.
İsrailoğullarına sor ki kendilerine nice apaçık mucizeler verdik.Ask the children of Israel how many a clear sign We had given them.
Orada apaçık nişaneler, (ayrıca) İbrahim'in makamı vardır.It contains clear signs, and the spot where Abraham had stood.
Siz iftira ederek ve apaçık günah işleyerek onu geri alır mısınız?Would you take it away by slandering and using unjust means?
Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter!See how they fabricate lies about God, which is a clear sin.
İşte onlar üzerine sizin için apaçık yetki verdik.We have given you a clear sanction against them.
Kim Allah'ı bırakır da şeytanı dost edinirse elbette apaçık bir ziyana düşmüştür.He who holds Satan as friend in place of God will assuredly be damned to perdition.
Onlar Musa'dan, bunun daha büyüğünü istemişler de, "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi.But of Moses they had asked a bigger thing, and demanded: "Show us God face to face."
Biz bunu da affettik. Ve Musa'ya apaçık delil (ve yetki) verdik.Still We forgave them and gave Moses clear authority.
Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.To you has come light and a clear Book from God
Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz bilin ki Resulümüzün vazifesi apaçık duyurmak ve bildirmektir.If you turn away, remember, that the duty of Our Apostle is to give you a clear warning.
O gün kim azaptan kurtarılırsa, gerçekten Allah onu esirgemiştir. İşte apaçık kurtuluş budur.Whosoever is spared that Day will surely have mercy shown to him, and this will be a clear triumph.
De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız.Tell them: "A clear proof has come to me from my Lord, and Him you deny.
Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti.I certainly find you and your people in error."
Kavminden ileri gelenler dediler ki: Biz seni gerçekten apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz!The elders of his people replied: "We see clearly that you have gone astray."
Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!At this Moses threw down his staff, and lo, it became a live serpent.
O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.He is only a plain admonisher.
Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: "Bu elbette apaçık bir sihirdir" dediler.Thus, when the truth had come to them from Us, they said: "Surely this is nothing but pure magic."
Andolsun, biz Nuh'u kavmine elçi gönderdik. Onlara: "Ben (dedi), sizin için apaçık bir uyarıcıyım.We sent Noah to his people (and he said): "I give you a clear warning.
Andolsun ki Musa'yı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.We sent Moses with Our signs and full authority
Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.These are the verses of the immaculate Book.
Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır.Surely Satan is man's acknowledged foe.
Şüphesiz ki babamız apaçık bir yanlışlık içindedir.Our father is surely in the wrong.
Öyleyse bize, apaçık bir delil getirin!Bring to us then a clear proof."
Ra. Bunlar Kitab'ın ve apaçık bir Kur'an'ın ayetleridir.These are the verses of the Book and the perspicuous oration.
De ki: Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.And say: "I am a distinct warner,"
Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur'an) apaçık bir Arapçadır.The speech of the man they imply is obscure while this is clear Arabic.
Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.Verily Satan sows dissensions: Satan is indeed the acknowledged enemy of mankind.
Önce gelen kitaplardakinin apaçık delili (Kur'an) onlara gelmedi mi?Have not clear proofs come to them in what is contained in the earlier Books?
İşte bu, apaçık ziyanın ta kendisidir.This is indeed a palpable loss.
De ki: Ey insanlar! Ben ancak sizin için apaçık bir uyarıcıyım.Tell them: "O men, it's my duty to warn you clearly."
Sonra ayetlerimizle ve apaçık bir fermanla Musa ve kardeşi Harun'u gönderdik.Then We sent Moses and his brother Aaron with Our miracles and clear proofs
Musa: Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.(Moses) said: "Even though I have brought to you something convincing?"
Cehennem de azgınlara apaçık gösterilir.And Hell made visible to those who had gone astray.
Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."By God, we were plainly in error
Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.I am only a plain admonisher."
Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.And when Our signs came as distinct proofs, they said: "This is only magic."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod