antibiyotik ile cümle

antibiyotik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bir zamanlar çiftlik hayvanları için antibiyotik olarak yaygın olarak kullanılmıştır.[8][9]It was once widely used as an antibiotic for livestock.[8][9]
Örneğin, bakterilere karşı antibiyotikler, mantarlara karşı antifungaller kullanılır.For example, antibiotics are used against bacteria, and antifungals are used against fungi.
Aminoglikozit antibiyotikler, çok çeşitli bakterileri öldürme yeteneğine sahiptir.Aminoglycoside antibiotics have the ability to kill a wide variety of bacteria.
Sepsisi önlemek için antibiyotik verilebilir. [2]Antibiotics may be given to prevent sepsis.[6]
Deksametazon, bakteriyel menenjit vakalarında antibiyotiklerden önce uygulanabilir.Dexamethasone may be administered before antibiotics in cases of bacterial meningitis.
C. violaceum, birkaç tane doğal antibiyotik üretir:C. violaceum produces a number of natural antibiotics:
Bu antibiyotik, Azactam adıyla satılmaktadır.It is marketed as Azactam.
Akut orta kulak iltihabı için antibiyotik kullanmadan önce fayda ve zararları tartmak önemlidir.It is important to weigh the benefits and harms before using antibiotics for acute otitis media.
Bor içeren organik antibiyotikler bilinmektedir.Boron-containing organic antibiotics are known.
Bu büyüklükte bir apse için sadece antibiyotiklerle yapılacak bir tedavi çare olmayabilir.Die alleinige Behandlung mit Antibiotika ist bei einem Abszess dieser Größe nicht erfolgversprechend.
Ben antibiyotik alıyorum.Ich nehme Antibiotika.
Antibiyotiklere dirençli bakteriler ciddi bir halk sağlığı problemidir.Antibiotikaresistente Bakterien sind ein ernstes Problem im Gesundheitswesen.
Rezistans-(R) plazmidleri, antibiyotik ve zehirlere karşı direnç sağlayan genler içerirler.Resistenz-(R-)Plasmide, die Resistenzgene gegen Antibiotika oder Gifte enthalten.
Tüberküloz menenjit antibiyotiklerle uzun tedavi edilmesini gerektirir.Die Behandlung der tuberkulösen Meningitis verlangt eine ausreichend lange antibiotische Therapie.
Antibiyotikler bu süreyi bir gün kadar kısaltırlar.Beide Antibiotika verkürzten die Durchfalldauer um rund einen Tag.
Bu bakteriler doğal olarak pek çok antibiyotik sınıfına karşı dirençlidirler.Der Erreger ist von Natur aus bereits gegen viele Antibiotika-Wirkstoffklassen resistent.
1953 yılında vereme karşı bir antibiyotik keşfetti.1953 entdeckte er ein Antibiotikum zur Bekämpfung von Tuberkulose.
Güvenilir bir enfeksiyon teşhisi yoksa antibiyotik kullanımı tavsiye edilmez.Es wird eine Infektsuche empfohlen, allerdings keine prophylaktische antibiotische Therapie.
Böylece, antibiyotikler sadece bakterilere zarar verirler.Antibiotika wirken jedoch nur gegen die bakteriellen Erreger.
Antibiyotiklerle tedavisi çoğunlukla mümkündür.Le traitement aux antibiotiques est efficace dans la plupart des cas.
Bu ürünler antibiyotik ve pigmentleri de içerir.Ce sont par exemple les antibiotiques et les pigments.
Bakteriyel bir enfeksiyon durumunda ise antibiyotik kullanılır.En cas de surinfection bactérienne, on utilisera des antibiotiques.
Bu birkaç hafta antibiyotik tedavisini gerektirir.Celle-ci serait résistante au traitement antibiotique proposé depuis plusieurs semaines.
Bu reaksiyon çeşitli antibiyotikleri içerikleri üretmede kullanılır.En général, le traitement consiste à combiner divers agents antibiotiques.
Buna karşın Sovyetler Birliği'nde 1940'lardan beri antibiyotiklere alternatif olarak kullanımı devam etmiştir.Depuis 1984, l'OMS recommande l'abandon complet de ces anciens vaccins.
Antibiyotik kullanma.No tomes antibióticos.
Antibiyotik direnci bir mikroorganizmanın antibiyotiklerin etkilerine karşı durabilme yeteneğidir.La resistencia antibiótica es la capacidad de un microorganismo para resistir los efectos de un antibiótico.
Doktor tarafından önerilmedikçe antibiyotik kullanılmamalıdır.No se deben tomar antibióticos si no han sido prescritos por un médico.
Bu yüzden Dam inhibitörlerinin antibiyotik olarak çalışabileceği önerilmiştir.Ha sido propuesto que los inhibidores de la Dam pueden funcionar como antibióticos.
Antibiyotiklerin mevcut kılınması bunun için önemli bir etkendi.Un factor importante lo sería la disponibilidad de antibióticos.
Antibiyotikler genellikle kullanılmamalıdır.No se deben administrar antibióticos sistemáticamente.
Bu reaksiyon çeşitli antibiyotikleri içerikleri üretmede kullanılır.Este tratamiento consiste en administrar varios antibióticos.
Bu antibiyotiklerin hepsi bakterilerin hücre çeperlerini zayıflatırlar.Estas membranas de micro-filtración retienen todas las bacterias.
Gümüş sülfadiazin (bir tür antibiyotik) iyileşme süresini uzatabileceğinden tavsiye edilmemektedir.No se recomienda para la prevención de la malaria.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Questi antibiotici sono spesso somministrati per via endovenosa e utilizzati in combinazione.
En yaygın olanları β-laktam antibiyotikler (örneğin penisilin) daha sonra aspirin ve NSAID’lerdir.I più comuni sono gli antibiotici β-lattamici (come la penicillina), seguiti da aspirina e altri FANS.
İngiliz Toraks Derneği hafif hastalığı olan kişilere antibiyotiklerin verilmemesini tavsiye etmektedir.La British Thoracic Society raccomanda che gli antibiotici non siano consigliati nei casi di malattia lieve.
Streptokok farenjiti olan bir kişide Antibiyotikler faydalı olabilir.Una biopsia di un linfonodo può rivelarsi utile.
Frengi hastalığı nedeniyle antibiyotik tedavisinin uygulandığı ilk kişidir.È la prima malattia ereditaria ad essere stata trattata con la terapia genica.
Difteride antibiyotik kullanımı erken evrelerde etkilidir, ancak iyileşme genellikle çok yavaştır.Il trattamento con antibiotici riduce drasticamente la mortalità, a condizione che sia molto tempestivo.
Bir başka örnekte, kloramfenikol isimli antibiyotiktir.Da qui il nome di antiangiogenesi terapia.
Antibiyotikler enfeksiyon ilaçlarıdır.Антибиотики - это средство от инфекций.
Tedavi çoğunlukla antibiyotikler ile yapılır.В большинстве случаев симптомы купируются антибиотиками.
Eğer hasta piyelonefrit semptomları gösteriyorsa damardan antibiyotik verilmesi gerekebilir.Если Змей совершит операцию, ему дадут противоядие.
Antibiyotiğe 7-10 gün devam edilir.Metranidazol ve siproflaksazin en çok tercih edilen antibiyotiklerdir.Показан курс антибиотиков 7-10 дней как наиболее эффективный по сравнению с наружным лечением.
Örneğin antibiyotikler ve pigmentler ikincil metabolitlerdir.Например, антибиотики и пигменты.
Kornberg ve Davies antibiyotiklerin kedilerde üreazı azalttığını gözlemledi.Увидевшие Снежка со Стюартом коты требуют добычи.
Bunlar ticari olarak imal edilen ilk antibiyotikler olmuştur.وكانت هذه أول المضادات الحيوية التي يمكن تصنيعها تجاريا.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.يتحسن أكثر من 90% من المرضى الذين يعالجون في المستشفى بواسطة المضادات الحيوية الأولية.
Telefonla bir eczacıdan antibiyotik alınabilir.يمكن تقديم وصفة من المضادات الحيوية للصيدلاني عن طريق الهاتف.
Kornberg ve Davies antibiyotiklerin kedilerde üreazı azalttığını gözlemledi.لاحظ كورنبرغ وديفيز أن المضادات الحيوية تقلل من إنتاج اليورياز في القطط.
Basit İYE’ler için, çocuklar genellikle üç günlük bir antibiyotik kullanımına yanıt verirler.بالنسبة لالتهابات الجهاز البولي البسيطة، غالبًا ما يستجيب الأطفال لجرعة مدتها ثلاثة أيام من المضادات الحيوية.
Ekim: Marshall ve Warren ilk peptik ülser hastalarını antibiyotik kullanarak başarı ile tedavi ettiler.تشرين الأوَّل (أكتوبر): مارشال ووارن ينجحان في علاج أول مريض بالقرحة باستخدام المُضادات الحيويَّة.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.في الحالات التي تكون فيها الالتهابات متعلقة بالجماع، قد يكون أخذ المضادات الحيوية بعده مفيدًا.
Başlıca tedavi yöntemi antibiyotiklerdir.العلاج الرئيسي هو المضادات الحيوية.
Moutier ve Cornet gastritleri antibiyotik ile tedavi etmeyi önerdi.اقترح موتير وكورنيت علاج التهاب المعدة بالمضادات الحيوية.
Dolayısıyla geniş spektrumdaki antibiyotik tedavisi doğrulayıcı testler yürürken gecikmeye uğramamalıdır.من هنا، لا يؤجَّل العلاج بالمضادات الحيوية واسعة الطيف إلى حين إجراء التحاليل المُؤكّدة.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.أما أولئك الذين يعانون من العدوى المتكررة، فيمكن أخذ جرعة منخفضة من المضاد الحيوي كتدبير وقائي.
Vankomisin, Amycolatopsis orientalis isimli bakteri türünün fermantasyonu sonucu oluşan bir antibiyotiktir.سمي الكائن المنتج له لاحقاً Amycolatopsis orientalis.
Tedavi çoğunlukla antibiyotikler ile yapılır.العلاج في العادة يتم من خلال المضادات الحيوية.
İlgili Sayfalar