Ana içeriğe geç
Sözlük

anten ile cümle

anten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük antenler kullanacağız ve sinyaller duymaya çalışacağız.Použijeme tieto veľké antény na odpočúvanie signálov.
Büyük antenler kullanacağız ve sinyaller duymaya çalışacağız.Vi vil bruge disse store antenner og prøve at lytte efter signaler.
Büyük antenler kullanacağız ve sinyaller duymaya çalışacağız.Vom folosi antene mari să ascultăm dacă există semnale.
Büyük antenler kullanacağız ve sinyaller duymaya çalışacağız.Θα χρησιμοποιήσουμε αυτές τις μεγάλες κεραίες και θα προσπαθήσουμε να κρυφακούσουμε σήματα.
Büyük antenler kullanacağız ve sinyaller duymaya çalışacağız.У нас есть гигантские антенны, с помощью которых мы постараемся услышать сигналы.
Büyük antenler kullanacağız ve sinyaller duymaya çalışacağız.אנו נשתמש באנטנות הגדולות האלה
Büyük antenler kullanacağız ve sinyaller duymaya çalışacağız.سنقوم باستعمال هذه الأنتينات الكبيرة وسنقوم
Büyük antenler kullanacağız ve sinyaller duymaya çalışacağız.信号を捉えるだけです 誰でもわかります
Çok kısa dalga boyları kullanıyoruz. Antenin çalmasıyla ilgili bir sorunumuz var.Мы используем волны слишком короткой длины, и антенна начинает вибрировать.
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Dat vergt teveel rekenkracht. Ik zei: "Waarom geen antenne die alleen bestaat wanneer jij dat wilt?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Dico "Perchè non facciamo un'antenna che esiste solo quando vuoi?"
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Dije, "¿Por qué no hacemos una antena que sólo exista cuando quieres?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Ich sagte: "Warum bauen wir nicht eine Antenne, die nur dann existiert, wenn man sie braucht?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"J'ai dit: "Pourquoi ne pas faire une antenne qui n'existe que quand vous le voulez?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Jeg siger, "Hvorfor laver vi ikke en antenne der kun eksisterer når man har brug for den?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"그래서 저는 "필요할 때만 작동시킬 수 있는 안테나를 만들면 어때요?"
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Odpowiedziałem: "Dlaczego by nie stworzyć anteny, które istnieje jedynie kiedy ją potrzebujesz?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Saya berkata, "Mengapa tidak membuat antena yang hanya bekerja saat kita mau?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Și eu zic "De ce n-am face o antenă care există doar când ai nevoie de ea?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Tôi nói: "Tại sao ta không làm một cái ăng ten chỉ xuất hiện khi ta muốn?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"А аз казвам: "Защо не направим антена, която съществува само когато я искаш?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"Тогда я говорю: "А что если сделать антенну, которая существует только когда надо?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"אמרתי, "למה שלא ניצור אנטנה שקיימת רק כשזקוקים לה?
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"فقلت "لماذا لا نصنع هوائي يكون موجودا فقط عندما تريد؟
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"電源を入れる、切る。
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.C'est juste un tube en plastique avec une antenne qui tourne.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Den består av en bit ihålig plast med en antenn som snurrar omkring.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Det er bare et hult stykke plastik med en antenne der drejer rundt.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Dutý kus plastu s otáčecí anténou.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.É apenas uma peça de plástico oca com uma antena que roda à volta.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.E doar o bucată de plastic goală înăuntru, cu o antenă pivotantă.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Een hol stuk plastic met een draaiende antenne.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Egy üreges műanyag darab forgó antennával.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Er ist nichts anderes als ein hohles Stück Plastik mit einer schwenkbaren Antenne.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Je to len dutý kúsok plastu s otočnou anténou.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.그냥 회전하는 안테나가 있는 빈 플라스틱 막대인데
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Nó chỉ là một mảnh nhựa rỗng với cần ăng-ten quay xung quanh.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Po prostu pusty w środku kawałek plastiku z obracającą się wkoło antenką.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Se on vain ontto muovinpala, jossa on kääntyilevä antenni.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Si tratta di un pezzo di plastica cavo con un antenna ruotante.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.Πρόκειται απλά για ένα κούφιο κομμάτι πλαστικού με μία κεραία που περιστρέφεται.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.От пластмаса е, отвътре е кух, и има антена, която се върти.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.זאת בסה"כ חתיכת פלסטיק חלולה עם אנטנה שמסתובבת.
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.انها قطعة من البلاستيك جوفاء مع هوائي يدور حولها
Dışına sağa sola dönen bir anten tutturulmuş içi boş bir kutudan ibaret.持って歩くと 物のありかを示すのです
Gel, Antenor.Andiamo, signor Antenore.
Gel, Antenor.Đi nào, Antenor. Anh ổn không?
Gel, Antenor.Gyerünk Antenor.
Gel, Antenor.Haide, Antenor.
Gel, Antenor.Komm, Antenor.
Gel, Antenor.Pojď Antenore.
Gel, Antenor.Pośpiesz się, Antenor.
Gel, Antenor.Viens Antenor.
Gel, Antenor.Έλα, Antenor.
Gel, Antenor.Пойдём, Антенор.
Geminin üzerinde bir baca, bir anten bölümü, bir lamba ve kurmalı saat anahtarı var.Ada sebuah corong, ada bagian pesawat, sebuah lampu, dan jam dinding di bahtera.
Geminin üzerinde bir baca, bir anten bölümü, bir lamba ve kurmalı saat anahtarı var.Alguns são muito fáceis. Há um funil, uma parte de uma antena, um candeeiro e uma chave de corda na Arca.
Geminin üzerinde bir baca, bir anten bölümü, bir lamba ve kurmalı saat anahtarı var.Arkissa on suppilo, lentokoneen osa, lamppu ja kellokoneiston avain.
Geminin üzerinde bir baca, bir anten bölümü, bir lamba ve kurmalı saat anahtarı var.Auf der Arche sind ein Schornstein, eine Antenne, eine Straßenlaterne und ein Aufziehschlüssel.
Geminin üzerinde bir baca, bir anten bölümü, bir lamba ve kurmalı saat anahtarı var.Ci sono un imbuto, parte di un'antenna, una lampada e una chiave da orologio sull'arca.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod