Adam kendi antenini kurmaya çalıştı.The man tried to install his own antenna.
Radyomuzun anteninin sabitlenmesi gerekiyor.The aerial on our radio needs fixing.
Radyo antenini bağladılar mı?Have they connected the radio antenna?
Antenler tercihen binanın en yüksek kısmına yerleştirilmeli.Antennas should be placed on the highest part of the building, preferably.
Andoryalıların mavi deri, beyaz saç ve antenleri vardır.The Andorians have blue skin, white hair, and antennae.
Başkaları için antenim var ve onların nasıl hissettiklerini algılıyorum.I have antennae for other people, and perceive how they feel.
Tom çatıya TV anteni kurdu.Tom installed a TV antenna on the roof.
Tom çatıya televizyon anteni taktı.Tom installed a TV antenna on the roof.
2012 yılının Ekim ayında 66 antenin 43 tanesi kurulmuştu.In October 2012, 43 of the 66 antennas had been set up.
Elektronik cihazlar France tarafından geliştirildi ve ikisinin de anteni Almanya’da yapıldı.The electronics were developed by France and both antennas were constructed in Germany.
Bu antenler ayrıca telsizle yön bulmada kullanılır.These antennas are also used for radio direction finding.
Antena 3 Noticias (İspanyolca).Antena 3 (in Spanish).
Ondan sonra, bağımsız akımlar, eşzamanlı olarak, tüm antenlerden iletilebilir.Independent streams can then be transmitted simultaneously from all the antennas.
Bu kartlar, iletişim kurmak için yalnızca bir antene yakınlık gerektirir.These cards require only proximity to an antenna to communicate.
Fakat Antenler veya Fareler Galaksileri'nden farklı olarak hala iki ayrı sarmal galaksidirler.But unlike the Antennae or the Mice Galaxies, they are still two separate spiral galaxies.
300 milyon yıl önce, Anten'in yıldızları savrulmaya başladı.300 million years ago, the Antennae's stars began to be released from both galaxies.
O sarı renklidir ve kıvırcık anteni vardır.She is yellow and has a curly antenna.
Bir anten ile birlikte kullanılır.It is used with an antenna.
Fiziki olarak anten, bir ya da birkaç kondüktörden oluşan düzenektir.Physically, an antenna is an arrangement of one or more conductors, usually called elements.
Bu anten 99°, 101° ve 103° uydularını görmeye uygun olarak hazırlanmıştır.This dish will see orbital locations 99, 101, and 103 degrees West.
Antenler Gökadası ^ R. W. Sinnott, editor (1988).R. W. Sinnott, editor (1988).
İşlemci: 32-bit 66 MHz ARM9 tabanlı RISC CPU Radyo: geliştirilmiş alış için katlanabilir anten.Processor: 32-bit 66 MHz ARM9-based RISC CPU Radio: foldout antenna for improved reception.
Antenlerin büyük çoğunluğu doğrusal polarize edilir.The vast majority of antennas are linearly polarized.
Ayrıca telsiz ekipmanı ve üst kısmında büyük bir anteni bulunuyordu.There is also a broadcasting station with a large antenna on top of the hill.
Erkeklerde ise her iki cinste uzun antenlerle ve beyaz yüz kılı bulunur.Each Plant has both male (grape shaped flower head) and female single flowers.
Altıncı anten ana yolun sonuna göre 3 km batısına yerleştirilmiştir.The sixth antenna is situated three kilometres west of the end of the main track.
İspanyol kanalı Antena 3'ün sunucusudur.Lo que necesitas es amor, Antena 3.
Antenleri 11 segmentlidir.Antennae are composed with eleven segments.
ADF hem halka (loop) hem algılayıcı (sense) anten tarafından sinyal alır.The Liberated Soul: The Life and Bani of Guru Angad Dev.
Bu daire, harici bir anten kapısı kapağıdır.This circle is an external antenna port cover.
Temel prensip, alıcı ve verici de antenin anteni görmesidir.Effectiveness and Satisfaction in Antenatal Care.
E-beam litografisi, anten düğüm dizilerinin metalik yapılarını elde etmek için kullanılır.E-beam lithography was used to fabricate the arrays of loop antenna metallic structures.
Ayrıca erkeklerde iki anten ibiği vardır.There are also two styles of necklines for men.
Bir nanoantenin rezonans frekansı, antenin değişen uzunluğu tarafından seçilebilir.The resonant frequency of an optical antenna can be selected by varying its length.
Radyo dalgaları, radyo antenleriyle alınabilir.Kites can be used to carry radio antennas.
Mol Yengeçleri kendi antenleri ile zooplankton yakalayarak yiyen bir süspansiyon besleyicidir.The mole crab is a suspension feeder that eats by capturing zooplankton with its antennae.
Transceiver modülasyonlu RF sinyalini anten kuplajlayıcı üzerinden antene gönderir.COSRO systems do not modify the transmit signal sent from the antenna.
İlk anten 2008 yılında ve sonuncusu da 2011 yılında teslim edildi.The first episode aired in 2008 and the last in 2011.
WildBlue küçük çanak anteni.Specimens smell slightly of anise.
Esasen 142 metre yüksekliğinde olan binanın boyu, anteni ile beraber 161 metreye çıkmaktadır.The tower is 142 meters tall and including the antenna 161 meters.
Bu sistemde bir güç bataryası kaynağı, bir alıcı, antenler ve teçhizat bulunurdu.It included a battery power source, a receiver/decoder, antennas and ordnance.
Anten: Elektromanyetik enerjiyi uzaya yayar.Aventure Électronique took over the space.
Tamamlandığında 66 dev antenden oluşacaktır.There will be a maximum of 64 beds when completed.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.People ask me how they make the antenna.
Üzerine bir Radio Shack anteni takılmış plastik bir parçadan ibaret.It's a piece of plastic with a Radio Shack antenna attached to it.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.And that shark leaping there, if you look carefully, has an antenna.
Büyük antenler kullanacağız ve sinyaller duymaya çalışacağız.We're going to use these big antennas and we're going to try to eavesdrop on signals.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.They have antennae that sense odors and detect wind detection.
Vites değiştirmek için plazma anten icat ettim.I invented a plasma antenna, to shift gears.
Antenin çalmasıyla ilgili bir sorunumuz var.We've got a problem with the antenna ringing.
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"I says, "Why don't we make an antenna that only exists when you want it?
Ţey, yalnýzca karţýdaki apartmanýn anteni.Well, just the aerial on the building opposite mine.
Boynuzlar yapabiliyorsunuz, antenler -- hatta, yakından bakarsanız, toynaklar.You can get horns, antlers -- even, if you look close, cloven hooves.
Yani, bir makaslıböcek -- çene olarak iki noktaya sahip, antenleri var.I mean, a stag beetle -- it's got two points for jaws, it's got antennae.
Ve keşfettiğim, karıncaların bir antenle temas sistemi kullanıyor olmalarıdır.And what I've found out is that ants are using a network of antennal contact.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.So anybody who's ever looked at ants has seen them touch antennae.
Antenleriyle koklarlar.They smell with their antennae.
Geminin üzerinde bir baca, bir anten bölümü, bir lamba ve kurmalı saat anahtarı var.There is a funnel, an aerial part, a lamp and clockwork key on the ark.
Burada anteni var.This is the butterfly. This is its antenna right there.
İş o yüksek frekanslı telsizimizin anteniydi.That was our HF radio antenna.