Ana içeriğe geç
Sözlük

anneye ile cümle

anneye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Baba, anneye utangaç bir şekilde baktı.Dad looked at Mom shyly.
Baba tüm maaşını anneye veriyor.Father gives Mother all his salary.
Dünyadaki en iyi anneye sahibim.I have the best mom in the world!
Anneye bir öpücük vermeye gel.Come give mommy a kiss.
Ben dünyada en iyi anneye sahibim.I have the best mother in the world!
Artık bir anneye ihtiyacım yok.I no longer need a mother.
Bir çocuk bir anneye ihtiyaç duyar.A child needs a mother.
Fadıl'ın çocuklarının bir anneye ihtiyacı vardı.Fadil's children needed a mother.
Sami'nin notu anneye hitap edilmişti.Sami's note was addressed to Mom.
Pasaport anneye verilecekti.The passport would be issued to the mother.
Kongo kökenli bir babaya ve Haiti kökenli bir anneye sahiptir.These are families that have a mainland mother and a Hong Kong father.
Bunu söylemek bir bakana, bir anneye yakışıyor mu?Is that what you consider to be a mother?
Ebeveynlerin genetik özelliklerini taşıyan embriyo, taşıyıcı anneye transplante edilir.Embryo ownership is transferred directly from the genetic parents to the adoptive parents.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.When you're a little baby, a young baby, you had a strong sexual attraction to your mother.
Sanırım, yakınlarda anne-baba olmuş herkes bu anneye katılacaktır.I think anyone who's recently been a parent can sympathize with this mother.
"Hadi oradaki anneye mektubu okumasını söyleyelim."Let's ask that mom to read the letter.
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Say good morning to mummy. boy speaking native language:
Çocuğu yeni ölmüş gözü yaşlı bir anneye yalan söylemek,Lying to some crying woman whose child has died
Sana her şeyini veren bir anneye bunu nasıl söylersin?How can you say that to a mother who gave you everything?
Anneye hoçakal de: "Hoşçakal."Say "Bye, Mom." Bye, Mom.
2010 yılında, davaların %90'ında velayet anneye verilmiş.In 2010, in 90% of cases, mothers received custody.
Yoldaş doğdu Denizli, Türkiye'de bir mimar baba ve fizikçi anneye.Yoldas was born in Denizli, Turkey to an architect father and physicist mother.
Anne doğum yaptıktan sonra hem anneye hem de babaya bir kirlilik unsuru yerleşir.There is an element of impurity placed upon both the mother and father after the mother gives birth.
Kara Panterler anneye bir afro bile koydu.The Black Panthers even put an afro on the mother.
Dünyadaki en iyi anneye sahibim.Ich habe die beste Mutter der Welt!
Mahzun anneye düğününde oynamak kısmet omadı.Der Goldene Bär ging an Tuyas Hochzeit.
Bunu söylemek bir bakana, bir anneye yakışıyor mu?A-t-on jamais vu une fille parler de la sorte à son père ?
Boşanma sonucunda çocukların bakımı anneye ya da babaya kalmaktadır.Dans le tableau suivant, l'enfant devient le père ou la mère.
Enikler kör, sağır ve tamamen anneye bağımlı olarak doğar.Las crías al nacer son muy débiles, dependientes y necesitan toda la atención de su madre.
Her anneye çocuğu sevimlidir.Всякой матери своё дитя мило.
Sierra Leone asıllı bir baba ve İsveç asıllı bir anneye Stokholm'de doğdu.Был вынужден срочно перебраться в соседнюю Швецию и осел в Стокгольме.
Sierra Leone asıllı bir baba ve İsveç asıllı bir anneye Stokholm'de doğdu.Seu avô paterno era um sueco, imigrante de Estocolmo.
Ebeveynlerin genetik özelliklerini taşıyan embriyo, taşıyıcı anneye transplante edilir.Embrião propriedade é transferida diretamente da genética de pais para pais adotivos.
Mahzun anneye düğününde oynamak kısmet omadı.Maya had iedereen op de bruiloft van haar broer vermoord.
Anneye 'günaydın' de bakalım.Zeg eens 'goedemorgen' tegen mama.
Bir süredir işsiz olması sebebiyle karısının avukatı, çocuklarının velayetinin anneye verilmesini talep eder.Du skulle ha instruerat din advokat att väcka talan mot din frus förförare...
Çocuğun yabancıya tepkileri, anneye bağlanma düzeyine göre değişir.Främlingens beteende är fokuserat mot spädbarnet.
Pasaport anneye verilecekti.Цей конверт віддають Бабі.
Mahzun anneye düğününde oynamak kısmet omadı.Українська телеведуча відвідала весілля брата.
Ancak bu süreçte bakıma muhtaç ve anneye bağımlıdır.V tomto případě je však zapotřebí souhlasu matky i otce.
Boşanma sonucunda çocukların bakımı anneye ya da babaya kalmaktadır.I zoologi er yngelpleje moder- eller faderdyrets pasning af afkommet.
Ancak bu süreçte bakıma muhtaç ve anneye bağımlıdır.I denne fase er barnet hjælpeløst og derfor afhængig af sin mors omsorg og pleje.
Enikler kör, sağır ve tamamen anneye bağımlı olarak doğar.הגורים נולדים חירשים ועיוורים ותלויים לחלוטין באמם.
Ancak bu süreçte bakıma muhtaç ve anneye bağımlıdır.В този период детето е тялом и духом зависимо от майката.
Bütün gün yavrularla ilgilenir ve sadece emzirmesi için anneye verirler.Mužjaci nose mladunčad, a majci ih donose samo na dojenje.
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de.قل صباح الخير لأمك.
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Diz bom dia à mamã. rapaz a falar em idioma nativo:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Köszönj anyának! fiú anyanyelvén beszél:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Nói chào với xác ướp. cậu bé nói ngôn ngữ mẹ đẻ:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Przywitaj się z mamą. chłopiec mówi w ojczystym języku:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Řekni mamince dobré ráno. chlapec rodnou řečí:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Säg gomorron till mamma. pojken pratar på inhemskt språk:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Saluda a mamá. niño hablando idioma nativo:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Sig godmorgen til mor. dreng taler lokalt sprog:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Zeg eens goedemorgen tegen mama. jongen in eigen taal:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Έλα να πούμε καλημέρα στη μαμά. αγόρι που μιλάει στη γλώσσα του:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Поздоровайся с мамой. мальчик говорит на родном языке:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de.Di' buongiorno alla mamma. bambino:
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de.Dis bonjour à maman.
[Adam kendi dilinde konuşur] Şimdi anneye "günaydın" de.엄마한테 아침 인사해야지.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod