"Bechdel, BENİM ANNEM BİZİN 100 K ilk baskı alır" .Birgitte Kjuus tok sitt første NM-gull.
Anneme derim ha!Ibu disebut mak.
Annemin Öğrettiği Şarkılar.Nubuat yang diajarkan ibunya."
Kardeşim, annemin hediye ettiği kolyeyi kaybetmiş. (neyi?)Ia mewariskan kalung yang diberikan Pakku kepada puterinya, yaitu Kya.
Oyuncu "Biz çocukken annem filmi VCR oynatıcıya koyardı.Dia berkata, "Ketika kita masih kecil, ibuku akan memasukkan itu ke dalam pemutar VCR.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Ia merupakan anak pertama ibunya dan anak kedua Ayahnya.
Annem de beni götürmüş.Mereka pun membawanya pulang.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Di mana hati tak kan rusuh, Ibu mati bapak berjalan.
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.Tôi lớn lên mà không có mẹ do mẹ tôi đã mất khi tôi lên hai.
Anneme derim ha!Lúc gặp mẹ mình.
Anneme de onu çok sevdiğimi söyleyin.Anh rấ mực yêu thương mẹ và mẹ anh cũng rất yêu thương anh.
Doğal olarak anneme de dönmüş oldum.Em đã gặp lại người mẹ của mình.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Nếu ông mất, tôi sẽ bỏ âm nhạc và mẹ tôi cũng sẽ không sống nổi.
50'lerin başında Roma'da annemle yalnızdım.Vào năm 15 tuổi, Phanxicô cùng cha mẹ đi hành hương đến Roma.
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum.Llegaron a Madrid. = "Họ đến Madrid."
Evde annemiz, babamız vardı.Gia đình có bố, mẹ và chị gái.
Annem önce bir hafta yüzüme bakmadı.Phổ Nghi sau đó không được gặp mẹ mình trong 6 năm.
Babamız bir, annemiz ayrıdır.Ông có người em khác mẹ là Đế Chí.
Anneme derim ha!母ちゃんに逢いたい!
Doğal olarak anneme de dönmüş oldum.しかたなくわたしは母の元へもどった。
Ben, annem, babam, büyükannem ve büyükbabam gün batarken çölde ilerliyorduk.「僕が発見した最初の死だった...僕と母と父、そして祖母に祖父は夜明けに砂漠を通っていた。
Annemin Öğrettiği Şarkılar.母のことを歌った歌。
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.父は高市皇子、母は不明。
Annem Şubat ayında Salı günü doğduğumu söylerdi."2月には長女が誕生した。
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum.andareを後置する例 Devo andare a Napoli - 私はナポリに行かなければならない。
Babamız bir, annemiz ayrıdır.姉弟全員、母親が異なる。
Annem bizi eve götürdü.彼女は父を連れて帰る。
Annem de beni sete götürmüş.母は登三子。
Fakat çok geç olmadan anneme haber verdiler ve bu gerçekleşmedi.母は早くに亡くなったような描写があるが、明言はされていない。
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.もしいるとすれば、それは亡くなったお母さんだけだったでしょう。
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.父にとっては3番目の娘であり、末娘である。
Yüksek rahibe annem beni gizlice doğurdu.母の孫姫は産褥のために死去した。
Anneme de onu çok sevdiğimi söyleyin.生前の母が父をとても愛していた事を知っている。
Annemi teselli etmek sana düşüyor.母に少しは楽をさせてあげられる。
Annemi geri döndürmek istiyorum."それから、もう一度お母さんに会いたい」とつぶやく。
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.そのことを泣きながら母に報告すると、母は問題ないという。
Halbuki ben dünyaya gelmeden önce anneme babama mektup yazmadım.物心が付く前から父はおらず、母子家庭で育った。
Annem de beni götürmüş.母も登場。
Kaktüs Çiçeği (Cactus Flower) Annem Kim Olacak?生田絵梨花の『推しどこ?
Anneme kartını vermiş, setimize gel demiş.母を説得し「おたふく」をたたませる。
Okul arkadaşımla eve döndüğümde annem hiçbir ayrımcılık yapmayarak misafir etti ve birlikte yemek yedik.家が近所で家族ぐるみの付き合いがあったため、高校卒業後も連絡を取り続け、実家に帰った時は一緒に食事をする仲。
Annem yavaş konuşur.母はゆっくり話す。
Annem az önce alışverişe çıktı.母はちょうど買い物に出かけたところです。
Babam iyi yemek yapar, annemse iyi yer.父は料理が得意だ。母はといえば、食べるのが得意だ。
Annemi bekliyorum.私は母を待っている。
Ben dansa giderken annem bebekle ilgilenecek.ダンスに行っている間、私の母が赤ん坊の面倒を見てくれます。
Kheora'nın müslüman nüfusu günümüzde bile kendisine "bizim annemiz" adıyla atıfta bulunurlar.至今,Kheora的穆斯林仍尊她為「我們的Ma」。
Evde annemiz, babamız vardı.家中有媽媽,爸爸,以及哥哥。
Anneme derim ha!为母说法。
Annem eve ulaşmıştır.这时母亲回家来了。
Annem bizi eve götürdü.我給我媽媽打電話,她帶我回家。
Annemin Öğrettiği Şarkılar.獻給母親的歌曲。
"Bu fotoğraftaki kadın benim annem".目連便說:「此女養我,是我生母。
Annem önce bir hafta yüzüme bakmadı.她的母親和姊妹在接下來的一整年沒有跟她說話。
Annemi teselli etmek sana düşüyor.於是方便復殺其母。
Örnekler: Annem, hiç unutmam, bana o serçeyi peçeteyle tutturdu.我的母親永遠不會相信我逗留得那麼久,是為了尋找那失去的腰帶。
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.母親是妓女,沒有見過父親。
Yüksek rahibe annem beni gizlice doğurdu.母亲怀了我,偷偷将我生下。
Annem de beni sete götürmüş.曾祖父樊用巽。
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.此時由介才知道,他母親一直都沒有忘記了他。