anneciğim ile cümle

anneciğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Anneciğim, bana bir masal okur musun?Mom, could you read me a bedtime story?
Sevgili anneciğim, neden çok üzgünsün?Dear mother, why art thou so sad?
Sevgili Anneciğim, Sayın Müdürüm, Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!O parents, parents, a warning take, Don't chide your children, for heaven's sake!
"Sevgili anneciğim,çok güzel uyuyorum hava çok güzel, çok mutluyuz""Dear mom, I'm sleeping well, the weather is fine, we're happy"
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mommy, mommy"... he cried, but... I shook off his small arm, and left home.
Thank you, anneciğim.Thank you, anneciğim.
Anneciğim beni kınamaMother don't condemn me
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.If someday I can achieve something, I would like to say thank you daddy and mommy.
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mom, you will rock."
Hepimizin parlak zamanları vardır, anneciğim.We all have our bright moments, dear Mother.
Hayır, anneciğim.No, Mother dear.
Sonra, tabii, anneciğime ve babacığıma baktım -- (Gülüşmeler)Then, of course, I looked at my mom and my dad -- (Laughter)
Demelisiniz ki "Anneciğim, insan olmak benim işim."And you have to say, "Mama, humanity is my business."
Nur içinde yat anneciğim. Seni çok özledim.Ruhe in Frieden, liebe Mama. Ich vermisse Dich sehr.
Sevgili Anneciğim, Sayın Müdürüm, Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!Vattene, paladino, non ho bisogno della tua protezione!
Sevgili Anneciğim, Sayın Müdürüm, Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!أنقذونا أيها الشرفاء ! ) ، ( يا أهلنا خارج الوطن ..
("Anneciğim, Türkler geliyor!") deyimidir.("Piefkowie nadchodzą!").
("Anneciğim, Türkler geliyor!") deyimidir.("Mamma har kommit!").
("Anneciğim, Türkler geliyor!") deyimidir.Росіяни йдуть!» / The Russians Are Coming!
("Anneciğim, Türkler geliyor!") deyimidir.Cum puteți să-l cereți?”, „Ucrainenii îl cer!
Sevgili Anneciğim, Sayın Müdürüm, Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!安息吧,死難的同志,別再為祖國擔憂。
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mãe, mãe"... Ele chorou, mas... Eu soltei-lhe o braço, e saí de casa.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Maman, maman"... Il pleurait, mais... j'ai retiré sa petite main de mon bras, et j'ai quitté la maison.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mami, mami!"... ... a plâns, dar... M-am scuturat de mâna lui mică şi am plecat de-acasă.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mami, mami"... gritaba, pero... me deshice de sus bracitos y me fui de casa.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mami, mami", je jokal, a jaz sem se ga otresla in pobegnila.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim.'Mamma, mamma'... huilde hij, maar... ik schudde zijn dunne armpje van me af, en ging weg.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Μαμά, μαμά"... έκλαιγε, αλλά... τίναξα το χεράκι του, και παράτησα το σπίτι.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim.Он все плакал: "Мамочка, мамочка...", но... я оттолкнула его маленькую ручку и ушла из дома.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."أمي ، أمي " ..صرخ يناديني ، لكن تملّصت من ذراعيه الصغيرتين و رحلت عن المنزل
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Äiti, tulet rokkaamaan."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Anyu, döngetni fogsz!"
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Du wirst sie umhauen, Mama."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."엄마, 완전 멋질거야"
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mãe, vais arrasar".
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mamá, arrasarás."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mama, je zal geweldig zijn."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş." Maman, tu va cartonner. "
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mamă, o să fii tare."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mami, ty to dáš."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mami, ty to rozjedeš."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mamma, andrai alla grande."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mamma, du kommer att rocka fett".
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mamo, rządzisz!"
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Mẹ sẽ rất tuyệt."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Μαμά, θα σκίσεις."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Мама, у тебя всё получится".
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Мамо, ти зробиш фурор".
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."Мамо, ще ги разбиеш."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."אמא, את תהיי פגז!"
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş."أمي، سوف تكونين مذهلة."
"Anneciğim ortalığı yıkacaksın." demiş.うれしかったです
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!Als de patiënt door zijn moeder wordt gebeld vanuit een andere kamer, zal hij heel normaal reageren:
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!그런데, 이 환자가 이후에, 바로 옆의 방에서 자신의 어머니가 그에게 전화를 하면, 그는 " 와 , 어머니, 어떻게 지내세요? 지금 어디세요?" 라고 하며 전화를 받습니다.
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!Muuten, jos äiti soittaa viereisestä huoneesta, potilas vastaa: "Vau, äiskä, miten menee? Missä olet?
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!Nawiasem mówiąc gdyby pacjent rozmawiał z matką przez telefon, powiedziałby: "Jak się masz, mamo?
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!隣の部屋にいる母親から電話を受けると 彼は「やあママ 元気? 今どこにいるの?」と言うのです 電話では妄想は起こらないのです
Demelisiniz ki "Anneciğim, insan olmak benim işim."A vy musíte odpovědět: "Mami, humanita je má starost."
Demelisiniz ki "Anneciğim, insan olmak benim işim."A vy na to musíte opovedať, "Mami, ľudskosť je moja vec."
Demelisiniz ki "Anneciğim, insan olmak benim işim."Azt kell felelnünk: "Anyu, az emberségesség a dolgom."

İlgili Sayfalar