Annen ne düşünür?What would your mother think?
Annen seni böyle görürse ne düşünür?What would your mother think if she saw you like this?
O, anne ve babası ile her şey hakkında konuşur.She talks about everything with her parents.
Annen o kadar şişman ki o şehirde olduğunda, Roma'nın sekiz tepesi oluyor.Your mother is so fat, when she’s in town, Rome has eight hills.
Anne baban bunu biliyor mu?Do your parents know about this?
Annem bisiklet sürmeyi bilmiyor.My mother doesn't know how to ride a bicycle.
Annemin psişik güçleri vardır.My mom has psychic powers.
Annesinin kaybı ona üzüntü ve pişmanlık getirdi.The loss of his mother brought him sorrow and regret.
Sen annene bir doğum günü hediyesi göndermeyi asla unutmadın.You've never forgotten to send your mother a birthday present.
Anne, Tom benimle paylaşmayacak!Mom, Tom won't share with me!
Tom annesinin çantasından biraz para çaldı.Tom stole some money from his mother's purse.
O annemin bilgisayarı.That is my mom's computer.
Tom'un annesi Tom gençken öldü.Tom's mother died when he was young.
Annem ve babam eve geri geldiler.Mom and dad came back home.
Hem annem hem de babam şu anda evde değil.Both my mom and my dad aren't home right now.
Annem ve babam bir partiye gittiler.Mom and Dad went to a party.
Senin annen beni öldürecek.Your mum is going to kill me.
Bugün annemin doğum günü. Pasta sipariş ettim.Today is mom's birthday. I ordered a cake.
Şimdiye kadar anne ve babana söyledin mi?Have you told your parents yet?
Mary'nin anne babasının büyük bir evi var.Mary's parents have a huge house.
Onu nasıl yapacağımı annem bana öğretti.My mom taught me how to do it.
Rongrong'un annesi hiç de iyi bir anne gibi değildir.Rongrong's mother is nothing like a good mother.
Annem evde.My mother is at home.
Seni ne zaman görsem anneni düşünürüm.Whenever I see you I think of your mother.
Mümkün olan en kısa sürede annene söylemelisin.You should tell your mother as soon as possible.
Lütfen anne! Zencefilli bir sincap istiyorum!Please mom, I want a gingerbread squirrel!
Mary annesi ve iki genç erkek kardeşiyle bir apartman dairesinde yaşıyor.Mary lives in an apartment with her mother and two younger brothers.
Anne! Tom benim kurabiyemi yedi!Mum! Tom ate my cookie!
"Onu yaptın mı?" "Hayır anne, yapmadım.""Did you do that?" "No, Mom, I didn't."
Onun için elbiselerini hâlâ Tom'un annesi alıyor.Tom's mother still buys his clothes for him.
"Ama anne!" "Bana 'anne' deme.""But Mom!" "Don't 'mom' me."
Tom yaz tatilinde anne ve babasını ziyaret etmek için memleketine döndü.Tom returned to his hometown to visit his parents during the summer break.
Annene seninle ilgileneceğime söz verdim.I promised your mother I'd look after you.
Anneni tanıyorum.I know your mother.
Annen dün gece nerede olduğunu biliyor mu?Does your mom know where you were last night?
Doktor, Anne'in potasyum seviyesinin düşük olduğunu söyledi.The doctor said that Anne's low in potassium.
Annen ne dedi?What did your mom say?
O, bazen annesine yardım eder.She sometimes helps her mother.
Karısının ölümünden bu yana, Tom çocukların hem annesi hem babası oldu.Since his wife died, Tom has been mother and father in one to the children.
Tom hâlâ çok gençken hem annesini hem de babasını kaybetti.Tom lost both his parents when he was still very young.
Anne ve babası çok muhafazakar.His parents are very conservative.
Annene bir mektup yazmanı istiyorum.I want you to write a letter to your mother.
Annen ve baban üzerinde iyi bir izlenim bırakmak istiyorum.I want to make a good impression on your parents.
Annem ve babam bir köpek sahibi olmama izin vermezler.My parents won't let me have a dog.
Tom'un anne babası ayrıldılar.Tom's parents are divorced.
Annemi gördün mü?Did you see my mother?
O, her hafta annesine yazmayı asla unutmaz.He never forgets to write to his mother every week.
Annesi nerede?Where is the mother?
O, annem olduğunu reddetti.She denied that she's my mother.
Annenle o biçimde konuşma.Don't talk to your mother like that.
Anneme bize bir pasta pişirteceğim.I'll get my mother to bake us a cake.
Tom Mary'ye annesinin onu hiç sevmediğini söyledi.Tom told Mary that his mother never loved him.
Tom'un anne babası muhtemelen onun hakkında endişeli.Tom's parents are probably worried about him.
Tom on üç yaşındayken anne ve babası boşandı.Tom's parents got divorced when he was thirteen.
Tom on üç yaşındayken Tom'un anne ve babası öldü.Tom's parents died when he was thirteen.
Annene bağıran kişi ben değilim.I'm not the one who yelled at your mother.
Annesi akşam yemeğini pişirirken Tom çoğunlukla mutfakta ev ödevini yapar.Tom often does his homework in the kitchen while his mother cooks dinner.
Tom bir trafik kazasında anne ve babasını kaybetti.Tom lost his parents in a traffic accident.
Annem az önce alışverişe gitti.My mother just went shopping.
Annemin ne zaman eve geliyor olduğunu bilmiyorum.I don't know when mom is coming home.