Ana içeriğe geç
Sözlük

anne ile cümle

anne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Annem İngilizce'yi çok iyi konuşamaz.My mom doesn't speak English very well.
Annem benim şanslı numaralarımdansa loto makinesinin keyfi seçimini tercih eder.My mother prefers the arbitrary selection of the lottery machines over my lucky numbers.
Spenser'in annesi onun yaptığı her küçük hatayı sık sık irdeler.Spenser's mother often scrutinizes him for every small mistake he makes.
Annem iki şişe portakal suyu aldı.My mother bought two bottles of orange juice.
Hasta annene bakmalısın.You should take care of your sick mother.
Annen ve baban gelmedi, değil mi?Your parents didn't come, did they?
Annen kritik durumda.Your mother is in critical condition.
Biz senin hasta annenden dolayı geldik.We came on account of your sick mother.
Keşke hikayeyi anneme anlatmasaydın.I wish you had not told the story to my mother.
Gereksinim icatın annesidir.Necessity is the mother of invention.
Annem bir değişiklik için yürümemi tavsiye etti.Mother advised me to take a walk for a change.
Okuldan eve döndüğünde mutfakta annesine yardım etmeye başladı.When she returned home from school, she began to help her mother in the kitchen.
Annemize bir kol saati verdik.We gave our mother a watch.
Anne babamıza bakmalıyız.We should look after our parents.
Hanako annesinden daha uzun oldu.Hanako grew taller than her mother.
Yangın başladığında annem tesadüfen oradaydı.My mother happened to be there when the fire broke out.
Bir aile tartışmamız olduğunda, kocam her zaman benim yerime annesiyle taraftır.When we have a family argument, my husband always sides with his mother instead of me.
Saatlerce dehşete düşürüldükten sonra,sonunda annesi onu kurtardı.After being frightened for many hours, her mother finally saved her.
O, istasyona vardığı an, annesini aradı.The moment she arrived at the station, she phoned her mother.
O istasyona varır varmaz, annesini aradı.The moment she arrived at the station, she phoned her mother.
İstasyona vardığında, annesini aradı.On arriving at the station, she rang up her mother.
Ben istasyondan annemi aradım.I called my mother up from the station.
En küçük erkek kardeşim, büyük annemiz tarafından yetiştirildi.My youngest brother was brought up by our grandmother.
Ben çocukken annem bana sık sık masal okurdu.When I was a child, my mother would often read fairy tales to me.
Ben de kötü bir anne değildim.I was also not a bad mother.
Kendi çocuğunu sevmeyen anne yoktur.There is no mother who doesn't love her own child.
Lucy'nin annesi, ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi.Lucy's mother told her to take care of her younger sister.
Yoshio kişilik olarak annesine ve görünüş olarak babasına benziyor.Yoshio resembles his mother in personality and his father in appearance.
Annem hâlâ hayatta olsaydı bana yardım ederdi.If my mother were still alive, she would have helped me.
Jane'in annesi Japonya'da olsaydı, ben onu Bez Bebek Şenliğine davet edebilirdim.If Jane's mother were in Japan, I could invite her to the Doll's Festival.
Saat şimdiden on. Annem kızgın olmalı.It's already ten o'clock. My mother must be angry.
Mary annesinin haberi olmadan kek yaptı.Mary made a cake without her mother's knowledge.
Mary annesinden habersiz kek yaptı.Mary made a cake without her mother's knowledge.
Mary gerçekten annesine benziyor.Mary really takes after her mother.
Mary annesine benziyor.Mary looks like her mother.
Mary annesine yardım ediyor.Mary is helping her mother.
Mary annesine daha sık yardım edeceğine söz verdi.Mary promised her mother that she would help her more often.
Mary ve kız kardeşi, hasta annelerine nöbetleşe baktılar.Mary and her sister took turns at looking after their sick mother.
Anne babamıza saygı göstermeliyiz.We should respect our parents.
Annesi "Sessiz ol, Mie." dedi ."Be quiet Mie," said Mother.
Mariko'nun anne babası, onun bir Amerikalı ile evlenmesine kuvvetle karşılar.Mariko's parents are strongly opposed to her marrying an American.
Anne bağırdı.Mummy cried.
Annem ondan bahsetmedi.Mom didn't mention it.
Annene yardım ettin mi?You helped Mommy?
Mike bugün annesinin arabasını yıkamak zorunda değil.Mike doesn't have to wash his mother's car today.
Mike'ın annesi evlenmeden önce büyük bir şehirde yaşadı.Mike's mother lived in a big city before she married.
Bak, annen buraya geliyor.Look, here comes your mother.
Bob anne ve babasına nadiren yazar.Bob seldom writes to his parents.
Bob Anne ile konuşmaya çalıştı, ama yapamadı.Bob tried to speak to Anne, but he couldn't.
Paula annesini aramak için odadan çıktı.Paula left the room to call her mother.
Betty annesini öldürdü.Betty killed her mother.
Betty, onun annesini öldürdü.Betty killed her mother.
Beth protesto etti, ancak annesi onun inanılmaz şişman olduğunu hatırlattı.Beth protested, but her mother reminded her that she was incredibly fat.
Fred annesine uzun bir mektup yazdı.Fred wrote his mother a long letter.
Fred annemi gittiği her yerde takip etti.Fred followed my mother wherever she went.
Brian ev ödevini annesine yaptırır.Brian gets his mother to do his homework.
Peter babasından daha çok annesine benziyor.Peter takes after his mother more than his father.
Peter Abd'deki anne babasıyla haftada en az bir kez telefonda konuşur.Peter talks with his parents in the United States on the phone at least once a week.
Nara annesine saygı gösteriyor.Nora looks up to her mother.
Neden Amerikalı anne ve babalar çocuklarını övüyorlar?Why do American parents praise their children?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
anne ile cümle - anne kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App