anlattılar ile cümle

anlattılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Các bạn thấy vậy , buồn lắm , đến thuật lại cùng chủ mình mọi điều đã xảy_ra .
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Các bạn thấy vậy, buồn lắm, đến thuật lại cùng chủ mình mọi điều đã xảy ra.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Enkele andere mensen die het zagen, vonden dit verschrikkelijk. Ze gingen het de koning vertellen.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Ketika hamba-hamba yang lain melihat apa yang sudah terjadi, mereka sedih dan melaporkan hal itu kepada raja
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.그 동관들이 그것을 보고 심히 민망하여 주인에게 가서 그 일을 다 고하니
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Бачивши ж товариші його, що сталось, жалкували вельми, й, пійшовши, сказали своєму панові все, що сталось.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Товарищи его, видев происшедшее, очень огорчились и, придя, рассказали государю своему все бывшее.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.וחבריו העבדים ראו את הנעשה ויעצבו מאד ויבאו ויגידו לאדניהם את כל אשר נעשה׃
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.فلما رأى العبيد رفقاؤه ما كان حزنوا جدا وأتوا وقصّوا على سيدهم كل ما جرى.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.眾 同 伴 看 見 他 所 作 的 事 、 就 甚 憂 愁 、 去 把 這 事 都 告 訴 了 主 人
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.眾 同伴 看 見 他 所 作 的 事 、 就 甚 憂愁 、 去 把 這事 都 告訴 了 主人
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.A pak mi vykládali příběh o muži jménem Lehi, který žil v Jeruzalému v roce 600 před naším letopočtem.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.Contaram-me a história toda de um tipo chamado Lehi, que viveu em Jerusalém em 600 a.C.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.Dan mereka bercerita tentang seorang pria bernama Lehi, yang tinggal di Yerusalem pada tahun 600 SM.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.E mi raccontarono questa storia di un tipo di nome Lehi, che viveva a Gerusalemme nel 600 a.C.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.En ze vertelden me dit verhaal over een man Lehi genaamd, die in Jeruzalem woonde in 600 vC.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.Ils m'on racontée l'histoire d'un homme appelé Lehi, qui vivait à Jérusalem en 600 avant Jesus Christ.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.I opowiedzieli mi o pewnym gościu o imieniu Lehi, który żył w Jerozolimie 600 lat p.n.e.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.Ja he kertoivat minulle tarinan miehestä nimeltä Lehi, joka eli Jerusalemissa 600 eKr.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.Majd elmeséltek egy történetet egy Léhi nevű fickóról, aki Jeruzsálemben élt Krisztus előtt 600-ban.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.Sie erzählten mir eine Geschichte über einen Mann namens Lehi, der 600 v. Chr. in Jerusalem lebte.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.Și mi-au povestit istoria despre acest tip numit Lehi care a trăit în Ierusalim în 600 Î.Hr.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.Y me contaron la historia de este tipo llamado Lehi, quien vivió en Jerusalén 600 años A.C.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.Και μου διηγήθηκαν αυτή την ιστορία για ένα τύπο ονόματι Λεχί, που ζούσε στην Ιερουσαλήμ το 600 π.Χ.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.И ми разказаха една история за човек на име Лехи, живял в Йерусалим през 600 г. пр.н.е.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.И они рассказали мне эту историю о человеке по имени Лихай, который жил в Иерусалиме в 600 году до нашей эры.
Ve bana Milattan önce 600 yılında Kudüs'te yaşamış olan Lehi adındaki bir adamın hikayesini anlattılar.І вони розказали історію про хлопця на ім'я Легій, який жив у Єрусалимі у 600 році до н.е.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.A oni nám vysvětlili, že chtějí druh Rube Goldbergova přístroje.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Dan mereka menjelaskan apa saja yang mereka inginkan, sebuah mesin Rube Goldberg.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Eles explicaram que queriam uma espécie de máquina de Rube Goldberg.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.En zij legden uit dat zij graag een soort Rube Goldberg-machine wilden.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.És ők elmagyarázták, hogy egyfajta Rube Goldberg-gépet akarnak csinálni.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Ils ont expliqué qu'ils voulaient une sorte de machine de Rube Goldberg.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.I wytłumaczyli nam, że potrzebna im była swego rodzaju machina Rube Goldberga.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Loro ci hanno spiegato che serviva una sorta di macchina Rube Goldberg.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Og de forklarede at de ønskede en slags Rube Goldberg maskine.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.OK Go는 자신들이 Rube Goldberg 머신 같은 것을 원한다고 하더군요.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Si ei au explicat ca isi doreau un fel de masinarie Rube Goldberg.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Und sie erklärten, dass sie so eine Art Rube-Goldberg-Maschine wollten.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Y ellos explicaron que querían una suerte de máquina de Rube Goldberg.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Και μας εξήγησαν ότι ήθελαν μια μηχανή τύπου Ρουμπ Γκόλντμπεργκ.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.И те обясниха, че искат вид Руб Голдбърг машина.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.І вони нам пояснили. Вони хотіли чогось на зразок машини Руба Голдберга.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.Они объяснили, что хотят что-то вроде Машины Руба Голдберга.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.הם הסבירו שהם רוצים מעין מכונת רוב גולדברג.
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.وشرحوا أنهم يريدون نوع من آلات روبي جولدبيرت
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.ルーブ ゴールドバーグ マシン的なものを作りたいと ご存じない方に説明しますと
Ve onun inandığına inanan insanlar onun nedenini aldılar, kendi nedenleri yaptılar ve insanlara anlattılar.그가 믿고 있는 것을 믿는 사람들은 그의 이유를 받아들였고, 그걸 자신의 것으로 삼아, 사람들에게 말하고 다녔습니다.
Ve onun inandığına inanan insanlar onun nedenini aldılar, kendi nedenleri yaptılar ve insanlara anlattılar.Y la gente que creía en lo que él creía tomó su causa como propia, y le contó a más gente.
Ve onun inandığına inanan insanlar onun nedenini aldılar, kendi nedenleri yaptılar ve insanlara anlattılar.І люди, які вірили в те, у що вірив він, взяли його справу і зробили її своєю, і понесли її в маси.
Ve onun inandığına inanan insanlar onun nedenini aldılar, kendi nedenleri yaptılar ve insanlara anlattılar.彼の動機を自らの動機とし 他の人にも伝えたのです さらに多くの人々に伝えるため
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.Dan mereka membantu saya memahami bahwa ritual itu adalah tentang pengubahan.
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.De hjalp mig med at forstå, at ritualer handler om forvandling.
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.E ajudaram-me a perceber que os rituais têm tudo a ver com transformação.
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.Elmagyarázták, hogy a szertartások az átváltozásról szólnak.
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.E mi hanno aiutato a capire che i rituali sono tutti sulla trasformazione.
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.Et ils m'ont aidé à comprendre que les rituels reposent sur la transformation.
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.I pomogli mi zrozumieć, że w rytuałach chodzi o przemianę.
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.그리고 제 친구들은 제가 의식들은 변형에 대한 것이라고 이해하도록 도와주었습니다
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.Me ayudaron a comprender que los ritos se refieren siempre a cambios.

İlgili Sayfalar