anlattı ile cümle

anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu dört kaynak anlattı.Vier bronnen vertelden er over.
Bunu dört kaynak anlattı.Вона дається у чотирьох джерелах.
Bunu dört kaynak anlattı.Четири източници са я разказали.
Bunu dört kaynak anlattı.ארבעה מקורות סיפרו אותו. כשהיתה מגפת הדבר בקמברידג',
Bunu dört kaynak anlattı.حكاها أربعة أشخاص. وذلك عند إصابتهم بالطاعون في كمبيردج،
Bunu dört kaynak anlattı.彼は母親の農場を訪れました 大学が閉鎖されたからです
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.Es ist einfach sagt Ihnen, gut, sagen wir Ihnen beschlossen nicht zu kaufen das Haus.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.Jen vám říká, řekněme, že jste se rozhodli dům nekoupit.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.Σας λέει το εξής. Έστω ότι αποφασίζετε να μην αγοράσετε το σπίτι.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.言うだけです。 あなたの仮定を全て出しましょう、この時あなたの銀行口座に、
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Aláméne azért Mózes a néphez, és megmondá nékik.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Da steg Moses ned til folket og sa det til dem.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Da steg Moses ned til Folket og sagde det til dem.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Então Moisés desceu ao povo, e disse-lhes isso.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Entonces Moisés descendió al encuentro del pueblo y se lo dijo
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.In Mojzes je prišel doli k ljudstvu in jim povedal.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.I sešel Mojžíš k lidu, a to jim oznámil.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Ja Mooses astui alas kansan luo ja sanoi heille tämän.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.모세가 백성에게 내려가서 그들에게 고하니라
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Lalu turunlah Musa menemui bangsa itu dan disampaikannya pesan TUHAN kepada mereka
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Moïse descendit vers le peuple, et lui dit ces choses.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Moise s'a pogorît la popor, şi i -a spus aceste lucruri.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Mosè scese verso il popolo e parlò
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Och Mose steg ned till folket och sade dem detta.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Tedy zstąpił Mojżesz do ludu i powiedział im to.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Und Mose stieg herunter zum Volk und sagte es ihm.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Vậy , Môi-se đi xuống , nói lại cho dân_sự nghe .
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Vậy, Môi-se đi xuống, nói lại cho dân sự nghe.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Vtedy sišiel Mojžiš k ľudu a povedal im to.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Zo ging Mozes weer naar beneden en vertelde het volk wat God had gezegd.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Και κατεβη ο Μωυσης προς τον λαον και ωμιλησε προς αυτους.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.И сошел Моисей к народу и пересказал ему.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Моисей, прочее, слезе при людете и им каза това.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.וירד משה אל העם ויאמר אלהם׃
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.فانحدر موسى الى الشعب وقال لهم
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.於 是 摩 西 下 到 百 姓 那 裡 告 訴 他 們
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.於是 摩西下 到 百姓 那 裡告訴 他們
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.Also erzählte ich ihnen diese Geschichte. "Leute, ich denke hier über etwas nach, das ist nicht richtig.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.Așa că le-am spus această istorie. "Băieți, mă gândesc la ceva asta nu e corect.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil."Chalani, o niečom teraz rozmýšľam, toto nie je správne.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.Dije, "Chicos, estoy aquí pensando en algo, esto no está bien.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.Dissi, "Ragazzi, sto pensando a qualcosa, così non va bene.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.Dus ik vertelde hen dit verhaal. "Jongens, ik denk aan iets, dit is niet juist.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.Ez nem lehetséges." Szóval elmondtam nekik a történetet. "Fiúk, valamire gondolok most itt, ez nem igazságos.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.Je ai dit, "Les gars, je pense à quelque chose ici, ça ne va pas.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.그래서 전 그들에게 이 이야기를 했죠. "여러분, 전 무슨 생각을 하고 있습니다.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil."Malta. tenho estado a pensar numa coisa. "Isto não está certo.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.Powiedziałem, "Ludzie, o czymś tutaj myślę, to nie jest w porządku.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.Затова им разказах тази история. "Момчета, мисля тук за нещо, така не е добре.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.И я рассказал им эту историю. "Ребята, я тут думаю кое о чем, это неправильно.
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.אז סיפרתי להם את הסיפור הזה. אמרתי, "חברה, אני חשבתי על משהו פה,
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.لذا أخبرتهم هذه القصة. قلت لهم, "أيها الرفاق, أنا أفكر بشيء الآن,
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.量ではかれるような関係なんて 正しくないよな
Bunu yapmanız gerekiyor. Benim atalarım bunu anlattı.O meu predecessor queria dizer isso.
Bu öyküyü bana ilk elden duymuş biri anlattı - herhalde gerçek bir öyküdür.C'est une anecdote que m'a raconté quelqu'un qui venait de l'entendre de... probablement une histoire vraie.
Bu öyküyü bana ilk elden duymuş biri anlattı - herhalde gerçek bir öyküdür.Det är en berättelse jag hörde från någon som hört den av en av -- förmodligen en sann berättelse.
Bu öyküyü bana ilk elden duymuş biri anlattı - herhalde gerçek bir öyküdür.Die Geschichte wurde mir erzählt von Jemandem, der sie von - wahrscheinlich eine wahre Geschichte.
Bu öyküyü bana ilk elden duymuş biri anlattı - herhalde gerçek bir öyküdür.Đó là một câu truyện được kể cho tôi bởi một người khác có lẽ là một câu truyện có thật.
Bu öyküyü bana ilk elden duymuş biri anlattı - herhalde gerçek bir öyküdür.É uma história que me contou alguém que a tinha ouvido contra, provavelmente, uma história verdadeira.
Bu öyküyü bana ilk elden duymuş biri anlattı - herhalde gerçek bir öyküdür.Je to příběh, který mi vyprávěl někdo, kdo ho slyšel od někoho jiného... nejspíš bude pravdivý.

İlgili Sayfalar