anlattı ile cümle

anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Bấy giờ ta thuật lại cho những kẻ phu tù mọi sự mà Ðức Giê-hô-va đã tỏ cho ta biết.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Bấy_giờ ta thuật lại cho những kẻ phu tù mọi sự mà Ðức_Giê - hô-va đã tỏ cho ta biết .
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.E falei aos do cativeiro todas as coisas que o Senhor me tinha mostrado.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.E io raccontai ai deportati quanto il Signore mi aveva mostrato
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.És elbeszélém a foglyoknak az Úrnak minden beszédét, a melyet nékem megjelentetett.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Ik vertelde de ballingen alles wat de HERE mij in het visioen had laten zien.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.I mówiłem do pojmanych te wszystkie rzeczy Pańskie, które mi ukazał.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.In govoril sem ujetnikom besede GOSPODOVE, ki mi jih je bil pokazal.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Ja minä puhuin pakkosiirtolaisille kaikki Herran sanat, jotka hän oli minulle näyttänyt.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Je dis aux captifs toutes les paroles de l`Éternel, qu`il m`avait révélées.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.내가 사로잡힌 자들에게 여호와께서 내게 보이신 모든 일로 고하니라
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Lalu aku menceritakan kepada orang-orang buangan segala yang diperlihatkan TUHAN kepadaku
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Och jag talade till de fångna alla de ord som HERREN hade uppenbarat för mig.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Og jeg talte til de bortførte alle de ord som Herren hadde latt mig se.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Så kundgjorde jeg de landflyggige alle de Ord, HERREN havde åbenbaret mig.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Und ich sagte den Gefangenen alle Worte des HERRN, die er mir gezeigt hatte.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Y comuniqué a los cautivos todas las cosas de Jehovah que él me había mostrado
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Και ελαλησα προς τους αιχμαλωτους παντα τα πραγματα οσα εδειξεν ο Κυριος εις εμε.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.И я пересказал переселенцам все слова Господа, которые Он открыл мне.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.После, казах на пленниците всичките думи, които Господ беше ми показал.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.ואדבר אל הגולה את כל דברי יהוה אשר הראני׃
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.فكلمت المسبيين بكل كلام الرب الذي اراني اياه
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.我 便 將 耶 和 華 所 指 示 我 的 一 切 事 、 都 說 給 被 擄 的 人 聽
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.我 便將 耶和華 所 指示 我 的 一切事 、 都說給 被 擄 的 人聽
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.Eén van de verhalen die hij me als jongen zo vaak vertelde was over de eerste Britse test met een atoombom.
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.Jedným takým, ktorý mi ako chlapcovi často rozprával, bol ten o prvom jadrovom pokuse Veľkej Británie.
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.Една от историите, която ми разказа, когато бях малък, беше за теста на първата британска атомна бомба.
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.Когда я был маленьким, он очень часто рассказывал мне о первом испытании Великобританией атомной бомбы.
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri제가 어렸을 때 아버지께서 자주 해주시던 얘기 중 하나는
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biriVà một trong những câu chuyện mà ông thường hay kể cho tôi nghe khi tôi còn nhỏ.
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biriואחד הסיפורים שהוא סיפר לי לעיתים קרובות כשהייתי ילד צעיר
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biriو من القصص اللتي حكاها لي مرارا عندما كنت ولدا صغيرا
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri英国初の核実験の話がありました
Benim adım John Hodgman. İşte size tasarımı anlattım.E non vi rendete neanche conto che è successo.
Benim adım John Hodgman. İşte size tasarımı anlattım.Și nici nu observi că acest lucru s-a întâmplat.
Benim atalarım bunu anlattı.Elődeim is így értették.
Benim atalarım bunu anlattı.Il mio predecessore diceva questo.
Benim atalarım bunu anlattı.선조께서 말씀하신게 그런거죠.
Benim atalarım bunu anlattı.Mein Vorgänger meinte dies.
Benim atalarım bunu anlattı.Mijn voorganger meende dat.
Benim atalarım bunu anlattı.Mi predecesor quiso decir eso.
Benim atalarım bunu anlattı.Mój poprzednik miał to na myśli.
Benim atalarım bunu anlattı.Môj predchodca to takto myslel.
Benim atalarım bunu anlattı.Mon prédécesseur voulait dire cela.
Benim atalarım bunu anlattı.Můj předchůdce to myslel vážně.
Benim atalarım bunu anlattı.Người tiền nhiệm của tôi ám chỉ điều đó.
Benim atalarım bunu anlattı.Pendahulu saya serius.
Benim atalarım bunu anlattı.Predecesorul meu asta spunea.
Benim atalarım bunu anlattı.Ο προκάτοχός μου έτσι το εννοούσε.
Benim atalarım bunu anlattı.Мои предшественники имели ввиду именно это.
Benim atalarım bunu anlattı.Мої попередники мали на увазі саме це.
Benim atalarım bunu anlattı.Моят предшественик наистина го е мислел.
Benim atalarım bunu anlattı.ההתגלות שלי התכוונה לכך.
Benim atalarım bunu anlattı.أجدادي قصدوا ذلك.
Benim atalarım bunu anlattı.まず 態度に表さなければならない
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Hádali se místo mě s mou manželkou, četli mému synovi pohádky na dobrou noc.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.He riitelivät vaimoni kanssa puolestani ja lukivat iltasatuja pojalleni.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.De bråkade med min fru, och läste sagor för min son.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Discutevano con mia moglie per me e leggevano le favole della buonanotte per mio figlio.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Discutiam com a minha mulher por mim e liam histórias ao meu filho para ele adormecer.

İlgili Sayfalar