anlattı ile cümle

anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Έγραφε γράμματα στα οποία περηφανευόταν για την ικανότητά του να νικάει τους φίλους του στα ζάρια.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Он писал письма, в которых хвастался своей способностью побеждать своих друзей при игре в кости.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .הוא כתב מכתבים בהם התפאר על יכולתו לנצח את חבריו במשחקי קוביה.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .قام بكتابة رسائل وفيها تباهى بقدرته على هزيمة أصدقائه في الألعاب اللتي تلعب بالنرد
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .自慢した手紙を書きました。 彼の勝利の秘訣は、感や運に頼らず、
Aryoka, ‹‹Kralın buyruğu neden bu denli sert?›› diye sordu. Aryok durumu Daniele anlattı.왕의 장관 아리옥에게 물어 가로되 왕의 명령이 어찌 그리 급하뇨 아리옥이 그 일을 다니엘에게 고하매
Aryoka, ‹‹Kralın buyruğu neden bu denli sert?›› diye sordu. Aryok durumu Daniele anlattı.ענה ואמר לאריוך שליטא די מלכא על מה דתא מהחצפה מן קדם מלכא אדין מלתא הודע אריוך לדניאל׃
Aryoka, ‹‹Kralın buyruğu neden bu denli sert?›› diye sordu. Aryok durumu Daniele anlattı.اجاب وقال لأريوخ قائد الملك لماذا اشتد الامر من قبل الملك. حينئذ اخبر أريوخ دانيال بالامر.
Aryoka, ‹‹Kralın buyruğu neden bu denli sert?›› diye sordu. Aryok durumu Daniele anlattı.向 王 的 護 衛 長 亞 略 說 、 王 的 命 令 為 何 這 樣 緊 急 呢 . 亞 略 就 將 情 節 告 訴 但 以 理
Aryoka, ‹‹Kralın buyruğu neden bu denli sert?›› diye sordu. Aryok durumu Daniele anlattı.向 王 的 護衛長亞 略 說 、 王 的 命令 為何這樣緊 急 呢 . 亞略 就 將情節 告訴 但以理
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.De fapt, nu știm nici măcar ce scrie pe vreunul dintre obiectele acestea.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.De hecho, no sabemos lo que pone en ninguno de estos objetos.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Eigentlich wissen wir überhaupt nicht, was auf irgendeinem der Objekte steht.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.En fait, nous ignorons la signification de n'importe lequel de ces objets.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.In realtà, non sappiamo neanche cosa ci sia scritto su ognuno di questi oggetti.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.사실 우리는 이런 유물에 무엇이 적혀 있는지 전혀 모릅니다.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Na verdade, nem sequer sabemos o que qualquer um destes objetos diz.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Sebenarnya, kita bahkan tidak tahu apa yang dikatakan benda-benda ini.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Sőt, egyik tárgyról sem tudjuk, hogy mit is mond.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Tosiasiassa yhdenkään esineen sanomaa ei ymmärretä.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Ve skutečnosti vlastně nevíme, co je napsáno na kterémkoli z těchto předmětů.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.V skutočnosti ani nevieme, čo hovorí hociktorý z týchto predmetov.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.We weten niet eens wat er op al deze voorwerpen staat.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.W zasadzie nie wiemy nawet, czego dotyczą wszystkie te napisy.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Στην πραγματικότητα, δεν ξέρουμε τι λέει κανένα από αυτά τα αντικείμενα.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Всъщност, дори не знаем какво казва който и да е от тези предмети.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.Честно говоря, мы даже не знаем, о чем говорят эти найденные предметы.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.בעצם, אנו אפילו לא יודעים מה כל אחד מהפריטים האלה אומר.
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.في الواقع، نحن لا نعرف حتى ماذا يقول اي من هذه الأجسام
Aslında, bu nesnelerin bir tekinin bile bize ne anlattığını bilmiyoruz.その内容は全く不明です それはインダス文字が 解読されていないからです
Aslında sana anlattıkları...En fait, tout ce qu'elle dit...
Aslında sana anlattıkları...Historie, które ci opowiadała...
Aslında sana anlattıkları...Ja!
Aslında sana anlattıkları...Lucrurile pe care þi le-a spus...
Aslında sana anlattıkları...Τα πράγματα που σου είπε...
Aslında, sizinle ileride Watson ve Crick'in çift sarmalın keşfini anlattıkları makaleyi okumayı istiyorum.그리고 나중엔 정말로 여러분께 왓슨과 크릭의
Aslında, sizinle ileride Watson ve Crick'in çift sarmalın keşfini anlattıkları makaleyi okumayı istiyorum.כדאי מאוד לקרוא את המאמר של ווטסון וקריק
Aslında, sizinle ileride Watson ve Crick'in çift sarmalın keşfini anlattıkları makaleyi okumayı istiyorum.وفي الواقع، مستقبلاً، اريد بالفعل ان اقرأ معكم
Aslında, sizinle ileride Watson ve Crick'in çift sarmalın keşfini anlattıkları makaleyi okumayı istiyorum.ワトソンとクリックの 「二重らせん構造」に関する論文を
Aslında şunu da belirtmeliyim, anlattıklarımız ABD piyasalarındaki uygulamalar.USD v zaručené tranši jsme získali z 1000 zaručených cenných papírů, zajištěná dluhová obligace (CDO). ... ...
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.아비멜렉이 그 아침에 일찌기 일어나 모든 신복을 불러 그 일을 다 말하여 들리매 그 사람들이 심히 두려워하였더라
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.Vua A-bi-mê-léc dậy sớm , đòi các tôi_tớ mình đến , thuật lại hết mọi lời , thì họ lấy_làm kinh_ngạc .
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.Vua A-bi-mê-léc dậy sớm, đòi các tôi tớ mình đến, thuật lại hết mọi lời, thì họ lấy làm kinh ngạc.
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.וישכם אבימלך בבקר ויקרא לכל עבדיו וידבר את כל הדברים האלה באזניהם וייראו האנשים מאד׃
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.فبكّر ابيمالك في الغد ودعا جميع عبيده وتكلم بكل هذا الكلام في مسامعهم. فخاف الرجال جدا.
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.亞 比 米 勒 清 早 起 來 、 召 了 眾 臣 僕 來 、 將 這 些 事 都 說 給 他 們 聽 、 他 們 都 甚 懼 怕
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.亞比 米勒 清早 起 來 、 召 了 眾臣 僕來 、 將這 些 事 都 說給 他 們聽 、 他 們都 甚 懼怕
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.Chị giống hệt như cô Hae Ra miêu tả.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.Dia memang kelihatan seperti apa yang digambarkan oleh guru Hae Ra.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.E' esattamente come la professoressa Hae Ra l'ha descritta.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.E exact cum a descris profesoara Hae Ra,
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.Elle est exactement comme me l'avait décrite Hae Ra.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.Hon är precis som lärare Hae Ra beskrev.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.Jest dokładnie taka, jak ją opisała Hae Ra.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.Sie ist genau so, wie meine Lehrerin Hae Ra sie beschrieben hat.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.Ze is precies zoals juffrouw Hae Ra beschreef.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.Είναι όπως ακριβώς την περιέγραψε η δασκάλα Χε Ρα.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.Она в точности такая, как описывала учительница Хе Ра.
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.انها تماماً كما وصفتها المعلمه هي ري
Aynen öğretmen Hae Ra'nın anlattığı gibi.ひと目見て分かりましたよ 話は沢山聞いてます

İlgili Sayfalar