anlatıyorum ile cümle

anlatıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Jag berättar den här berättelsen för att Archie Cochrane kämpade mot en fruktansvärd sjuka hela livet.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.제가 이 이야기를 여러분께 말하는 이유는 아치 코크란이, 그의 전 인생을 통해 끔찍한 고통들의 원인과 맞서서 싸웠기 때문입니다.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Opowiadam wam tą historię ponieważ Archie Cochrane, całe swoje życie, zmagał się ze strasznym cierpieniem.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Vă spun această poveste pentru că Archie Cochrane, toată viata sa, a luptat împotriva unei teribile suferințe.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Vyprávím ji proto, že Archie Cochrane, celý svůj život, bojoval proti ošklivým neduhům.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Σας λέω αυτή την ιστορία επειδή ο Archie Cochrane, όλη του τη ζωή, μαχόνταν ενάντια σε ένα τρομερό βάσανο.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Разказвам ви я, защото Арчи Кокрън, през целия си живот, се е борил с това ужасно бедствие.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Я рассказываю эту историю, потому что Арчи всю свою жизнь боролся против ужасного бедствия.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.Я розповідаю вам ці історію тому що Арчі Кокрейн, все своє життя, боровся проти тяжкої недуги.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.אני מספר לכם את הסיפור הזה כי ארצ'י קוקריין, כל חייו, נלחם נגד פגע-רע נוראי.
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.انا اخبركم هذه القصة لان "أرشي كوشران" طيلة حياته حارب ضد " مرض اجتماعي " خطير
Siz bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Archie Cochrane, tüm yaşamı boyunca, korkunç bir dertle savaştı.アーチー・コクランが生涯に渡って 戦っていたやっかいな悩みの種だからです それが個人を弱らせ 社会を腐敗させるものだと
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.Ich sage Ihnen diese Geschichte, weil Chris Stevens das Beste aus Amerika verkörpert.
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.제가 이 말씀을 드리는 것은 크리스 스티븐스가 미국의 최고의 가치를 보여주는 사람이기 때문입니다.
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.Les cuento esta historia porque Chris Stevens personificaba lo mejor de América (Estados Unidos).
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.أخبركم بهذه الواقعة لان كريس ستيفنز قام بتمثيل أفضل ما في امريكا.
Size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü Chris, Amerika'nın en iyi özelliklerini bünyesinde taşıyordu.仲間の外交官と同じように 海を越え文化をつなぐかけ橋を作りました
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığım이 이야기를 하는 이유는 아프리카 전지역에 방송되는
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığımVă spun această poveste pentru că mai târziu, când am dat un interviu
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığımוהסיבה שבגינה אני מספר לכם את הסיפור הזה היא שמאוחר יותר, כשרואיינתי
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığımولماذا سأحكي لكم هذه القصة ﻷن سابقاً، عندما تم إستضافتي
Sizlere bu hikayeyi anlatıyorum çünkü; sonradan, SABC Afrika'da yaptığımパンアフリカン放送のインタビューを受けた時、尋ねられました
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.Buổi diễn của Jill và Julia. ♫ ♫ Sobule:
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.Ich erzähl Geschichten.
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.Ik vertel verhalen.
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.Io racconto storie.
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.Ja opowiadam historie.
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.Je raconte des histoires.
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.The Jill and Julia Show. ♫ ♫ Sobule:
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.Tôi kể chuyện.
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.Yo cuento historias.
Sweeney: Hikayeler anlatıyorum.Аз разказвам истории.
Ve anlatıyorum, anlatıyorum yüz ölüyü, iki yüz ölüyü, bin ölüyü!E riconto, riconto cento morti, duecento morti, mille morti!
Ve anlatıyorum, anlatıyorum yüz ölüyü, iki yüz ölüyü, bin ölüyü!Y recuento y recuento, cien muertos, doscientos muertos, mil muertos!
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.A ja sa snažím rozprávať príbehy, ktoré viem hovoriť len ja -- ako tento príbeh.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.A já se pokouším vyprávět příběhy, které umím vyprávět jen já. Jako třeba tenhle.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.Dan saya berusaha menceritakan hal yang saya bisa katakan -- seperti cerita ini.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.En ik probeer verhalen te vertellen die alleen ik kan vertellen -- zoals dit verhaal.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.És én megpróbálok olyan történeteket elmondani, amiket csak én tudok -- mint ezt a történetet.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.E sto cercando di raccontare storie che solo io posso raccontare - come questa storia.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.Eu tento contar as histórias que só eu consigo, como esta história.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.Încerc povești ce numai eu pot spune -- precum aceasta.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.In jaz poskušam povedati zgodbe, ki jih lahko povem samo jaz-- kot to zgodbo.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.Ja opowiadam historie, które potrafię opowiedzieć tylko ja, tak jak tę teraz.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.또 전 저만이 이야기할 수 있는 이야기들을 말씀드리고 있죠 이 이야기처럼 말이에요
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.Och jag försöker berätta historier som bara jag kan berätta - som den här.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.Og jeg forsøger at fortælle historier kun jeg kan fortælle -- ligesom denne historie.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.Und ich versuche die Geschichten zu erzählen, die nur ich erzählen kann - so wie diese Geschichte.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.Y estoy tratando de contar historias que sólo yo puedo contar -- como esta historia.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.Κι εγώ προσπαθώ να λέω ιστορίες που μόνο εγώ μπορώ να πω -- όπως αυτή την ιστορία.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.А я стараюсь рассказывать истории, которые могу рассказать только я — как, например, эту историю.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.И аз се опитвам да разказвам истории, които само аз мога да разкажа -- като тази.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.І я намагаюся розповідати історії, що тільки я можу розповісти - як цю історію.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.היא יכולה ליצור שירים שרק שרלוט יכולה לכתוב --
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.وأنا أحاول أن أقص القصص التي يسمح لي الوقت بقصها مثل هذه القصة.
Ve ben de sadece benim anlatabileceğim bunun gibi öyküler anlatıyorum.このストーリーのように 私はこのストーリーを語る 一番いい方法は何かと
Yırtılınca, basitleştirilmiş şekilde anlatıyorum ben şimdi.Gdy pęknie i to się dzieje nagle. Narysuję tutaj ten proces w uproszczeniu.
Yırtılınca, basitleştirilmiş şekilde anlatıyorum ben şimdi.Ich zeige mal eine Vereinfachung des Prozesses, der bei einer Ruptur abläuft.
Yırtılınca, basitleştirilmiş şekilde anlatıyorum ben şimdi.Khi nó bị bong tróc ra, mộtt cách đột ngột, tôi đơn giản hóa tiến trình đó ngay đây
Yırtılınca, basitleştirilmiş şekilde anlatıyorum ben şimdi.이것이 파열될 때, 이것은 이제,, 제가 이쪽에다 과정을 간단히 해보겠습니다.

İlgili Sayfalar