Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.They lack retention; you find yourself re-explaining concepts three months later, wholesale.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.But then you take the toilet and you position it as a modern, trendy convenience.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.You're telling the story.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.And you're telling the story.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.지속적인 기억력이 부족합니다.; 약 3개월 후엔 재고처리 하듯 개념을 다시 설명해 주어야 합니다.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.3ヵ月後にはまた全部説明です 文章題への嫌悪感もあります
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.De materie blijft hen niet bij, het overkomt je dat je drie maand later het geheel nog eens moet herhalen.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.Gli manca la memoria; vi trovate a rispiegare concetti tre mesi dopo, integralmente.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.Ils manquent de mémoire, vous vous retrouvez à ré-expliquer les concepts trois mois plus tard, en totalité.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.Nejsou schopni znalosti udržet; můžete zjistit, že celé učivo vysvětlujete odznova o tři měsíce později.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.Sie behalten nichts; Monate später finden Sie sich dabei Konzepte ganz von vorne wieder zu erklären...
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.Wszystko zapominają. Musisz tłumaczyć wszystko od początku po 3 miesiącach.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.Είναι ξεχασιάρηδες· Βρίσκεστε στην θέση του να ξαναεξηγείτε έννοιες τρεις μήνες αργότερα, από την αρχή.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.Липсва им запомняне; получава се че ти обяняваш неща отново след 3 месеца.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.Они не стараются запоминать: одни и те же понятия приходится объяснять спустя три месяца заново.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.הם חסרי יכולת שימור. אתה מוצא את עצמך מסביר מחדש רעיונות שלושה חודשים מאוחר יותר.
Hatırlama kabiliyetleri yok, bir bakıyorsunuz ki üç ay sonra konuyu bütünüyle baştan anlatıyorsunuz.يفتقرون إلى القدرة على الاحتفاظ، إنك تجد نفسك تعيد شرح المفاهيم كلها مرة أخرى بعد 3 شهور، كالبيع بالجملة.
Şimdi iş tersine döndü. Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Nu is het een omgekeerde wereld.
Şimdi iş tersine döndü. Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Det är en omkastning, du berättar och du berättar.
Şimdi iş tersine döndü. Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.이젠 거꾸로죠. 당신이 이야기하고, 당신이 이야기하고.
Şimdi iş tersine döndü. Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Ora le cose si sono capovolte: tu racconti la storia, e anche tu.
Şimdi iş tersine döndü. Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.זה עניין מהופך. אתה מספר את הסיפור. ואתה מספר את הסיפור.
Şimdi iş tersine döndü. Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.الآن انه أمر معكوس. انت تحكى القصة، وانت ايضاً
Şimdi iş tersine döndü. Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.たとえ短くとも あなたは語り手となり
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Anda menceritakan ceritanya.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Du erzählst die Geschichte.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Te meséled a történetet.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Tu spui povestea.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Tú estás contando la historia.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz. Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Ty opowiadasz historię, i Ty opowiadasz historię.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Vous racontez l'histoire.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Vy vyprávíte příběh.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Εσύ λες την ιστορία.
Siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Вие разказвате историята.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Aber dann geht man hin und positioniert die Toilette als eine moderne, schicke Bequemlichkeit.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.A pak vezmete toaletu a vykreslíte jí jako moderní a užitečné zařízení.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Aztán átadjuk a wc-t és úgy állítjuk be, mind egy modern, divatos illemhely.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Dar apoi iei toaleta și o poziționezi ca un avantaj modern, la modă.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Então vocês posicionam a instalação sanitária como algo moderno e inovador.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.E poi prendi la toilette e la posizioni come oggetto moderno e trendy.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.I wtedy przedstawiasz toalety jako nowoczesną, modną wygodę.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.하지만 그 다음에 화장실을 현대적이고 유행인 편의 시설로 소개하는 거죠.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Luego posicionamos el inodoro como una comodidad moderna y a la moda.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Maar dan stel je het toilet voor als een modern, trendy iets, een hebbeding.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Mais ensuite vous prenez les toilettes et vous les présentez comme une chose pratique, moderne et à la mode.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Men så tager man toilettet og man placerer det som et moderne, trendy bekvemmelighed.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Namun kemudian anda menempatkan toilet tersebut sebagai sebuah fasilitas modern, kenyamanan yang keren.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Nhưng rồi bạn đem nhà vệ sinh và đặt nó vào một chỗ như là một tiện ích tân thời.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Και τότε παίρνεις την τουαλέτα και τη βάζεις ως μια μοντέρνα σύγχρονη άνεση
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Але потім необхідно взяти туалет і позиціонувати його як сучасну, трендову зручність.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.А потом вы берете туалет и позиционируете его как современное и модное удобство.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Но след това инсталирате тоалетна като съвременно, модерно удобство.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.אבל אז לוקחים שירותים ומציבים אותם כנוחיות מודרנית ואופנתית.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.ثم تأخذ المرحاض وتقوم بتثبيته كشئ حديث ومريح.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.位置づけするのです インド北部のある州では
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.A vy vyprávíte příběh.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Dan anda menceritakan ceritanya.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.És te meséled a történetet.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Et vous racontez l'histoire.
Ve siz hikâyeyi anlatıyorsunuz.Jij vertelt het verhaal. En jij.