Mitolojik metinler; Bu metinler arasında Horus ve Seth hakkındaki anlatımları saymak mümkündür.De mythe van de Strijd tussen Horus en Seth zou hiernaar kunnen verwijzen.
Yeni bakış açıları ve yeni anlatım tarzları denerler.Kijk Uit krijgt nieuwe gezichten en nieuw format
Dolayısıyla Herodot'un bu anlatımının doğruluğu kesin değildir.Herodotus zelf is niet helemaal overtuigd van deze versie.
Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Het argument is dat hier in feite, op basis van oude bronnen, een nieuwe taal wordt gecreëerd.
Herodot'un anlatımına göre olayın gelişimi şöyle olmuştur.Zo is volgens Dahl het verhaal dus tot stand gekomen.
Fantasik edebiyat, gerçeğe dayalı olmayan yazılı anlatım tarzıdır.Puur komische literatuur is eigenlijk iets dat niet bestaat.
Bu dünyanın anlatımı, anlatı sırasında da önce gelir.Het verhaal speelt zich af tijdens de prehistorie.
Yaşar Kemal, deus ex machina anlatım tarzını bu üçlemede kullanmıştır.Daarom liet Händel een deus ex machina ingrijpen in de handeling.
Didaktik bir anlatım söz konusudur.To jest wykład słow ś.
Başka bir anlatımla..Owszem, na inny temat.
Bizi düş kırıklığını uğratan bu anlatım biçimi ürkütücüdür de.Unikał publicznych wystąpień, które go przerażały.
Ancak Yakut Olongoları uzunlukları ve kendilerine özgü anlatım yapılarıyla dikkat çeker.Zachowały się z jego wielu dzieł tylko fragmenty i świadectwa pośrednie, tzw. testimonia.
Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir.Po każdym przesypaniu się piasku wybijane było pół szklanki.
Bu bölüm yazılı anlatımın diğer kısa bölümünden biridir.Książka ta jest kolejną częścią Krótkiej historii czasu.
Ancak tarihçilerin anlatımları modern tarihçiler tarafından yanlı olmakla eleştirilmektedir.Poglądy te nie wytrzymują jednak krytyki współczesnych historyków.
Kusursuz bir anlatım.Kompletna opowieść.
Duygusal anlatımları çok zengin bir dildir.Słownictwo jest bardzo bogate.
Bu anlatımın Oğuz destanının temalarına benzer şekilde işlenmiş olduğu barizdir.Sędzia stwierdził, że ich syn jest tak samo żywy, jak piekące się właśnie kury.
Tabii ki, yapı dönemin duygularını kısıtlı anlatımında klasik değildir.Na jego obrazach prawie nigdy nie brakuje elementów architektury.
Bunu yaparken de çok yalın bir anlatıma başvurur.Godzi się przy tym wykonywać nawet najbardziej niewdzięczne zadania.
Romanın yayımlanmasından beş yıl önce Wilde, Poe'nun öyküdeki ritmik anlatımını övmüştü.Pięć lat przed publikacją, Wilde chwalił rytmiczną ekspresję Edgara Allana Poe.
Eserin sanat dışını anlattığı, sanatın işlevinin duygu anlatımı olduğu düşünülüyordu.Celem pracy jest wskazanie na znaczenie sztuki o przeszłości.
Tiyatro oyunları kadar, sade anlatımıyla günlük yaşamın ayrıntılarını işlediği öyküleri ile de dikkati çeker.Ma dar jasnowidzenia, wszystkie wydarzenia z życia notuje w swoim dzienniku.
Yazar, masalı tamamen hayali olaylardan meydana gelen bir anlatım türü olarak görmektedir.Autor powiedział o książce, iż jest to nowy typ powieści, opartej na autentycznych wydarzeniach.
La Fontaine'in canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır.Mycket tack vare Wills snälla, vänliga och hjälpsamma värderingar.
Ardından asıl esere ya da anlatıma geçilir.Tal först eller tecken först?
Şiirde simgesel bir anlatım vardır.Det finns en symbol i dikten.
Kusursuz bir anlatım.Skickligt berättat.
Bu kompozisyonun bir öykü, bir anlatım veya bir mesaj ifade ettiği düşünülmektedir.Varje målning berättar en historia, en anekdot, ett minne.
Bu tür tümceler daha şiirsel anlatıma sahiptir.Denna typ av sång har kortare intervaller.
Türk Dili, Dil ve Anlatım.Döden, språket och dikten.
Duygusal anlatımları çok zengin bir dildir.Ett rikt språk är ett bra språk.
Onun yerine oyun içi bir anlatım entegre edildi.Ett felmeddelande visades istället.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Det är utan tvekan den mest beklämmande och upplysande bok om politik jag någonsin läst.
Yardımcı Doçent olduğu bu yıllarda özgün ders anlatımıyla tanınmıştır.I sitt berättande har han genom åren presenterat sig som en utmärkt berättare.
Alan Moore ve Brian Bollan 1998'deki Batman: The Killing Joke'da "karanlık" anlatımı sürdürdüler.Alan Moores serieroman Batman: The Killing Joke från 1988 påverkade karaktärens design.
Anlatı, bir karakterin anlatım tarzına göre geniş bir çeşitlilik gösterebilir.Beroende på hur detaljerat man vill beskriva metoderna kan man räkna upp en mängd olika metoder.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Повідомлення про його смерть суперечливі.
Bizi düş kırıklığını uğratan bu anlatım biçimi ürkütücüdür de.Жахливе пророцтво, в яке боялися повірити, збулося.
Bunu yaparken de çok yalın bir anlatıma başvurur.Після цього він придумує безглузді виправдання.
Ayrıca yoğun anlatım gücü ve güçlü desenlerle, Dante’nin İlahi Komedya'sını resimlemiştir.А ще— здійснив справжній подвиг, переклавши «Божествену комедію» Данте.
"Gammaz Yürek" birinci tekil şahıs anlatımına sahiptir.«Мисливські усмішки» — це розповідь від першої особи.
Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir.Я бачила всього два рази, як тато пригубив келих вина.
Anlatımı savaşın yarattığı yıkım karşısında derin bir yas tutan Tanrı'nın sesi oldu.Про це відомо тільки тому Богові Смерті, який уклав угоду.
Anlatıma çarpıcılık ve ifadede vurgu kazandırmak için kullanılır.Лице необхідне для розмови та харчування.
İncil ve Eski Ahit, Orta Çağ olaylarının anlatımıdır.Красуня і чудовисько — загальноєвропейська казка Середньовіччя.
Bu resimlerde anlatım yalınlaşmış, detaylar kaybolmuştur.Зображення і напис так само досить чіткі, втрачено лише незначні деталі.
Algoritma ile ilgili detaylı anlatımlar yapılmıştır.Далі наводиться опис алгоритму.
Getirdiği anlatım yenilikleri ile 20. yüzyıl edebiyatını derinden etkilemiştir.Його лаконічний і насичений стиль оповіді відіграв значну роль у літературі XX століття.
Bu bir anlatım bozukluğu değildir.Я не думаю, що це якийсь прокол.
Tiyatro oyunları kadar, sade anlatımıyla günlük yaşamın ayrıntılarını işlediği öyküleri ile de dikkati çeker.Як і у війську, театрали подавали рапорти про кожен день своєї діяльності.
Haydar Taymaz, sözlü anlatımı, Düzce,2009Kabát – Děvky ty to znaj, Vypich 2009 .
Herodot'un anlatımına göre olayın gelişimi şöyle olmuştur.Podle Lederera tedy vše proběhlo následujícím způsobem.
Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir.Při sederové večeři se pijí čtyři poháry vína.
Bizi düş kırıklığını uğratan bu anlatım biçimi ürkütücüdür de.Horror — příběh vyvolávající pocity strachu.
Tipik bir Antonioni filmi olarak Cinayeti Gördüm' ün hikâyesi, öyküsel bir anlatımı takip etmez.Jak už je pro Antonioniho filmy typické, nemá příběh obvyklou epickou strukturu.
Bu kompozisyonun bir öykü, bir anlatım veya bir mesaj ifade ettiği düşünülmektedir.Typicky tedy jde o závěť nebo odkaz.
Anlatımı, mit ve fantaziyi gerçeklik ile iç içe geçiren bir tarzdır.A je celkem jedno, jestli má replikovat naši realitu nebo fantazii.
Başka bir anlatımla..A další úvahy….
Ayrıntılı olarak anlatım incelendiğince profesyonel yardımı olmadan kurulabilir.Více, z profesionálního pohledu, odhalit nehodlá.