anlarsın ile cümle

anlarsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer yayınlanan "Control Room" filmini gördüyseniz, neden olduğunu biraz anlarsınız.אם ראיתם את הסרט "חדר מלחמה" שנשלח, תבינו מעט למה. תודה רבה.
Eğer yayınlanan "Control Room" filmini gördüyseniz, neden olduğunu biraz anlarsınız.إذا كنتم قد شاهدتم فيلم "غرفة التحكم" الذي تم بثه، ستفهمون القليل عن لماذا. شكراً لكم.
Eğer yayınlanan "Control Room" filmini gördüyseniz, neden olduğunu biraz anlarsınız.その理由がお分かりになります (拍手)
Geldikleri an bunu anlarsınız.Amint bejönnek, látjuk rajtuk.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Aussitôt qu'ils entrent, on le voit.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Desde el primer momento, puede verse.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Îi observi imediat ce intră.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Je ziet het onmiddellijk.
Geldikleri an bunu anlarsınız.그런 사람은 들어오자 마자 알수 있어요.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Man sieht es, sobald sie reinkommen.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Ngay khi họ tiến vào là ta có thể nhìn thấy.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Non appena entrano, lo vedete.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Så snart de kommer ind, ser man det.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Sen näkee heti.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Takoj se vidi.
Geldikleri an bunu anlarsınız.To od razu widać.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Vemos isso, logo que entram.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Vidíte to hneď, ako vojdú.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Το βλέπεις μόλις μπαίνουν.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Ви бачите це, коли вони заходять в аудиторію.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Когато влязат го виждате.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Это видно по их лицам и телам.
Geldikleri an bunu anlarsınız.ברגע שהם נכנסים, רואים זאת.
Geldikleri an bunu anlarsınız.حين يدخلون، وبمجرد دخولهم تستطيع رؤية هذا الانهيار.
Geldikleri an bunu anlarsınız.顔にも体にも表れています
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Cítil jsem se jako bych se vzdával života, měl jsem sebevražedné myšlenky v šesté třídě.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Cítil som, že sa vzdám života, viete, mal som v hlave samovražedné myšlienky v šiestej triede.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Czułem się tak, jakbym poddał się z chęcią życia. W szóstej klasie miałem myśli samobójcze.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Ich wollte mein Leben aufgeben. Weißt du... ich hatte Selbstmordgedanken in der sechsten Klasse.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.I wilde niet meer leven, ik had zelfmoord gedachten toen ik 12 was.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Jag ville bara ge upp på livet. Jag hade självmordstankar i sexan.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.j'ai voulu renoncer à la vie, vous savez, j'avais pensé au suicide en sixième.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Lúc đó tôi cảm thấy muốn từ bỏ tất cả, đã có lúc tôi có ý định tự tử khi tôi đang học lớp sáu.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Simțeam că voiam să mor aveam gânduri sinucigașe din clasa a șasea.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Véget akartam vetni az életemnek. Tudod... sokszor gondoltam öngyilkosságra az iskolában.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Volevo solo smettere di vivere, avevo persino pensato al suicidio l'ultimo anno di scuola.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Ένιωθα σαν να παραιτούμουν από τη ζωή και είχα σκέψεις περί αυτοκτονίας στην έκτη δημοτικού.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.Знаєте, тоді мені набридло жити У мене були думки про самогубство у шостому класі.
Hayatımı bitirecek durumdaydım, anlarsınız ya, altıncı sınıfta aklımda sürekli intihar düşünceleri vardı.كنت أشعر وكأني كرهت الحياة، فقد كانت تجول في رأسي أفكارًا انتحاريّة حينما كنت في الصف السادس
Hayır, sadece biz sizi komuta merkezi dışında hiç görmedik yani, anlarsınız?Det är bara att vi aldrig träffas utanför högkvarteret... Fattar du?
Hayır, sadece biz sizi komuta merkezi dışında hiç görmedik yani, anlarsınız?Det er bare, at vi aldrig ses uden for hovedkvarteret ... Hvis du forstår?
Hayır, sadece biz sizi komuta merkezi dışında hiç görmedik yani, anlarsınız?Näemme teitä vain harvoin... ...paitsi komentokeskuksessa. Tiedättehän?
Hayır, sadece biz sizi komuta merkezi dışında hiç görmedik yani, anlarsınız?Não, acontece que nunca o tínhamos visto, excepto no Centro de Comando, por isso, está a ver?
Hayır, sadece biz sizi komuta merkezi dışında hiç görmedik yani, anlarsınız?Nie, tylko nie widujemy pana poza centrum dowodzenia, więc pan rozumie...
Hayır, sadece biz sizi komuta merkezi dışında hiç görmedik yani, anlarsınız?No, è che noi non la vediamo mai, se non al Quartier Generale, quindi, voglio dire...
Hayır, sadece biz sizi komuta merkezi dışında hiç görmedik yani, anlarsınız?No, es que normalmente solo le vemos en el cuartel general.
Hayır, sadece biz sizi komuta merkezi dışında hiç görmedik yani, anlarsınız?Μόνο ότι δεν σας βλέπουμε, παρά μόνο στο αρχηγείο, οπότε, καταλαβαίνετε;
Hayır, sadece biz sizi komuta merkezi dışında hiç görmedik yani, anlarsınız?Нет, просто мы никогда вас не видим, только в командном центре, вы понимаете, о чём я?
Herhangi bir profesyonel ekonomist Charles Goodhart biri olduğunu anlarsınızΚάθε επαγγελματίας οικονομολόγος θα γνωρίζουν ότι ο Charles Goodhart είναι ένα από
‹‹İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.A od fíka sa naučte podobenstvu: keď už zmäkne jeho letorast a vyženie lístie, viete, že je už blízko leto.
‹‹İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.Dela smochin învăţaţi pilda lui: Cînd îi frăgezeşte şi înfrunzeşte mlădiţia, ştiţi că vara este aproape.
‹‹İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.Hãy nghe lời thí dụ về cây vả. Vừa khi nhánh nó trở nên non và nứt lộc, thì biết mùa hạ gần tới.
‹‹İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.Hãy nghe lời thí_dụ về cây vả . Vừa khi nhánh nó trở_nên non và nứt lộc , thì biết mùa hạ gần tới .
‹‹İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.Hãy nghe lời ví dụ về cây vả, vừa lúc nhành non, lá mới đâm, thì các ngươi biết mùa hạ gần tới.
‹‹İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.Hãy nghe lời ví_dụ về cây vả , vừa lúc nhành non , lá mới đâm , thì các ngươi biết mùa hạ gần tới .
‹‹İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.무화과나무의 비유를 배우라 그 가지가 연하여지고 잎사귀를 내면 여름이 가까운 줄을 아나니
‹‹İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.무화과나무의 비유를 배우라 그 가지가 연하여지고 잎사귀를 내면 여름이 가까운 줄을 아나니
‹‹İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.Leer van de vijgeboom deze les. Wanneer er knoppen en blaadjes aan komen, weet je dat het gauw zomer wordt.
‹‹İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.Od fíka sa naučte podobenstvu: keď už omladnúc zmäkne jeho letorast a ženie lístie, viete, že je blízko leto.
‹‹İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız.Od smokve pa se učite prilike: Kadar se že njena veja omladi in požene listje, veste, da je blizu poletje.

İlgili Sayfalar