anlamlı ile cümle

anlamlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çok daha anlamlı, çok daha güçlü bir bileşim.זהו צירוף בעל משמעות גדולה יותר, צירוף בעל עוצמה רבה יותר.
Bu çok daha anlamlı, çok daha güçlü bir bileşim.لان تلك تركيبة ذات معنى اكبر .. وذات قوة اكبر
Bu çok daha anlamlı, çok daha güçlü bir bileşim.以上のことを心に留めたとき
Bu daha anlamlı gibi.Analiza noastrã presupune cã toate acestea nu costã nimic dar nimic nu este numãrul potrivit.
Bu daha anlamlı gibi.A nossa análise assume que não custam nada, mas "nada" não é o número correcto.
Bu daha anlamlı gibi.Az elemzésünk feltételezi, hogy ezek nem kerülnek semmibe, de valójában ez nem igaz.
Bu daha anlamlı gibi.Ca semble plus logique.
Bu daha anlamlı gibi.Das scheint sehr viel sinnvoller.
Bu daha anlamlı gibi.Dat lijkt mij logischer.
Bu daha anlamlı gibi.Eso parece tener más sentido.
Bu daha anlamlı gibi.Itu nampaknya lebih masuk akal.
Bu daha anlamlı gibi.이렇게 예를 들면 좀 더 감이 오지요.
Bu daha anlamlı gibi.Si direbbe che questo abbia più senso.
Bu daha anlamlı gibi.Wydaje się to bardziej sensowne.
Bu daha anlamlı gibi.Последнее мне кажется более разумным.
Bu daha anlamlı gibi.זה נראה יותר הגיוני.
Bu daha anlamlı gibi.إن ذلك الأكثر عقلانيه
Bu daha anlamlı gibi.私たちが石油 特に輸入された石油を使えば使うほど
Bu durumda, açıkça burada 4 anlamlı sayı vardır ve burada da 3 anlamlı sayı vardır.여기서는 유효숫자가 4개이고 여기서는 3개이기 때문에
Bu durumda, açıkça burada 4 anlamlı sayı vardır ve burada da 3 anlamlı sayı vardır.Den her har 4 betydende cifre, og den her har 3 betydende cifre.
Bu durumda, açıkça burada 4 anlamlı sayı vardır ve burada da 3 anlamlı sayı vardır.سيكون الناتج 103.56 وفي هذه الحالة، لدينا 4 منازل هنا، وثلاثة هنا
Bu durumda, açıkça burada 4 anlamlı sayı vardır ve burada da 3 anlamlı sayı vardır.こちらには 3 桁の有効数字があります.しかし,答えは, 3 桁の有効数字は持てません.ここでは,..
Bu genç yerli dil dijital aktivistlerini anlamlı şekilde bir araya getirmek gibi zorlu bir görev bulunmakta.ويبقى التحدي في إيجاد وسائل مجدية لربط هؤلاء النشطاء الشباب ببعضهم وبناء شبكة مهعم هي خطوة في الاتجاه الصحيح.
Bu harika ve anlamlı bir hikaye.E questa è una storia meravigliosa e significativa
Bu, harika ve anlamlı bir hikaye.E questa è una storia meravigliosa e significativa
Bu harika ve anlamlı bir hikaye.우주는 아름답고 완벽한 서사시랍니다.
Bu, harika ve anlamlı bir hikaye.우주는 아름답고 완벽한 서사시입니다.
Bu harika ve anlamlı bir hikaye.تلك قصة بليغة ومذهلة
Bu, harika ve anlamlı bir hikaye.تلك قصة بليغة ومذهلة
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.A celý výsledek výzkumu tím stáhl dolů a zmírnil statistický rozdíl mezi oběma skupinami.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.A tým stiahol celý tím dolu, čím zničil moju štatistickú významnosť testu.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Dan dia menjatuhkan nilai rata-ratanya, menghancurkan arti statistik dari percobaan ini.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.E ha abbassato la media, distruggendo il significato statistico del test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.E il faisait baisser la moyenne, et détruisait la significativité statistique de mon test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.És lehúzta az egész átlagot, tönkretéve a teszt statisztikai jelentőségét.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Hän veti koko keskiarvon alas, tuhoten tilastollisen merkittävyyden kokeessani.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Hij trok het hele gemiddelde naar beneden, en saboteerde aldus de statistische significantie van mijn test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.In znižal je celotno povprečje ter uničil statistično pomembnost testa.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.그는 전체 평균치를 떨어뜨려, 제 테스트의 통계적 중요성을 망가뜨리고 있었습니다.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Och han drog ned hela medelvärdet, och förstörde signifikansen i mitt statistiska test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Og han trak hele gennemsnittet ned, hvilket ødelagde den statistiske signifikans i testen.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Şi el a tras toată media în jos, distrugând seminficaţia statistică a testului meu.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Ten facet zaniżał mi średnią, niszcząc istotność statystyczną testu.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Und er senkte den Mittelwert ab und zerstörte mir damit die statistische Aussagekraft des Tests.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Và ông ta làm cho chỉ số trung bình hạ thấp, làm hỏng tính đáng kể của số liệu trong đợt thí nghiệm.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Y que baja el promedio general, destruyendo la cuantía estadística de la prueba.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Και κατέβαζε όλο τον μέσο όρο πολύ χαμηλά, καταστρέφοντας την στατιστική σημαντικότητα του τέστ.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.И той повлече цялата средна стойност надолу, унищожавайки статистическата значимост на теста.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Он ухудшил средний показатель, разрушив статистическую значимость теста.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Через нього середній показник теж знизився, тим самим зруйнувавши статистичну значущість мого тесту.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.והוא משך את כל הממוצע למטה, והרס את המובהקות הסטטיסטית של הניסוי.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.فأنزل المتوسط بكامله، مخربا القيمة الإحصائية للإختبار.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.テストの統計を台無しにしてくれました そこでそいつを観察してみました
Buna "anlamlı durum" dedik.Toto jsme nazvali scénář smysluplnosti.
Bunların hiçbiri anlamlı değil.Ani jedno z toho nedává moc smysl.
Bunların hiçbiri anlamlı değil.Benar-benar tidak masuk akal.
Bunların hiçbiri anlamlı değil.Das macht alles nicht wirklich Sinn.
Bunların hiçbiri anlamlı değil.Der er ikke meget af dette, der giver mening.
Bunların hiçbiri anlamlı değil.Dit is onbegrijpelijk.
Bunların hiçbiri anlamlı değil.Egyiknek sincs értelme.
İlgili Sayfalar